Toz Kaçtı..!

Konu sahibi son olarak 3159 gün önce görüldü
Bu kaçıncı gece gündüze devrediyor da sen gelmedin...


Köprü altına gizlenmiş çaresiz duygularım...
Gelip geçenden habersiz...
Sevemedim bu kalabalıkta yalnızlığı...
Hayır görmemiş gözlerden düşüyorum sessiz...
Yaşadığımı alıp verdiğim nefesten anlıyorum..!​
 
Son bir kez daha tut elimi
Kavrulsun tenim sıcaklığında...
Son bir kez daha bak gözlerime derin derin
Kalbime yol alsın kalbinin sesleri...
Sonra..
Son kez sus bana..
Öyle bir sus ki... Dilim damağım kurusun, nefesim kesilsin..
O susuşun cinayetinin faili olsun...



...




...susuşuna kan döküyor gözlerim...​
 
Şiit..!
Biraz sessizlik lütfen... Düşlerimi uyutuyorum...
 
Çöllerin suya olan özlemi kadar büyüktü sana olan hasretim... Bir dokunuşun yeterdi kurumuş tenimin yeşermesi için... Çiçek çiçek açardım o zaman sana, buram buram sen kokardım... İlkbahar gibi renklenirdim, yeşilin en tazesi, mavinin en canlısı olurdum seninle... Sen Sonbahar gibi girdin hayatıma... Sarardı, soldu, kırıldı dallarım... Yere düştü umut diye taşıdığım yapraklarım... Yağmurlarla yağdın geceme... siyahın en koyusuydun... Gecenin en Zifirisi... Ben seni böyle düşlememiştim oysa...
Sonbahar gibi geldin...
Son oldun...
Sonum oldun...

Baharlar uzağımda kaldı şimdi... Yeşil, mavi düşümde... Rengarenk bir hayatı düşlerken ben... Sen herzamankinden daha sarıydın... Griydin ve Siyahtın...

Çaresizdim... Kabullendim Sensizliği...
Gidebilirsin...​
 
Başımıza gelmesi imkansız diye düşündüğümüz şeyleri yaşamakla geçiyor hayat...
Aşk önce damardan giriyor, sonra burnundan getiriyor insanın...
Filmin sonu hiç değişmiyor, Sarılmamış yaralarla doluyor her yanın...



SeyreLip tükenen dokunuşLar,
Uzayan kırıLgan sessizLik...
Aramızda duran tedirgin tuhaf yabancıLık…
__________________
 
6i8DH.jpg


***

kWGEP.png


***

y14Q8.jpg


***

6mqDg.jpg
 
XycTg.jpg


Benim dünyam karanlık dedim...
Yollarım uçurum...
Dertlerim boyumdan büyük dedim...
İnanmadılar...


Sordular söyleyemedim...
İçimdekini anlatabilecek ne kelimem vardı hazinemde ne de anlatmayı başarabilecek gücüm vardı...
Anlamadılar...


Çoğu zaman kaçtım Onlardan...
Yüreksiz dediler...
Bilmediler...


Cesaretim yoktu yaşamaya çoğu zaman...
Çoğu zaman sustum...
Unuttun dediler...
Bilmediler...


Anlatmayı denedim çok kez...
Bunaldılar...
Sus dediler...


Uzaktım çoğuna, yetişmek istediler...
Yetişemediler...
Kimisine çok yakındım, Elimi uzattım...
Tutmadılar...


Ben ağlarım dedim...
Sitemim büyük dedim...
Babadan yadigar hiç bir şeyim yoktu üstelik...
Annem ise bir çığlıktı yankısı olmayan...
Küçük değildim ama hiç büyüyemedim...
Ellerim hala açık bir avuç hayat harçlığına...
Bir tebessümle okşanmayalı çok oldu saçlarım...


Dünyam karanlık dedim...
Yollarım uçurum...
Dertlerim büyük dedim...
İnanmadılar...
Anlamadılar...


Bakışlarım donuktu... Kelimelerim buruk...
Kalbim kırıktı... Hissizdim çoğu zaman...
Kalpsiz dediler...
Beni Hiç Anlamadılar...


Bir gün giderim dedim...
Dönemezsem dedim...
Giden gider dediler...
Dönmezsen unut dediler...
Onlar unuttular
ve beni hiç,
Anlamadılar...


Çoğu zaman Gittim...
Özledim geldim dedim...
Anlamadılar...


Susamıştım ben... Bir bardak su verdiler...
Neye susadığımı sormadılar...
Anlamadılar...


Yalnızdım... Sessizdim... Kimsesizdim...
Üstelik Babadan yadigar hiç bir şeyim yoktu...
Annem uzaktı...
Annen için dediler... Annem için dedim...
Sustum...
Neden sustuğumu hiç sormadılar...


Gülümse dediler...
Gülemem dedim... Kırıldılar...
Kırmamak için gülümsedim...
İçim ağlıyordu ama onlar Bilmiyordu...
Yorgunum dedim...
Yorma(yın) dedim...
Üzme(yin) dedim...
Bitkindim...
Ölmek üzereydim...
Görmediler...


Acım çoktu, derdim boyumdan büyüktü...
Yaklaşma(yın) dedim...
Ateşim yakar dedim...
Yanarsın(ız) dedim...
Olsun Dedi(ler)... Razıydı(lar)...
Zor zamanımda kaçtı(lar)...


Çoğu zaman bendim kaçan...
Gitmelerden yoruldum dedim...
Gideceksen gelme dedim...
Gidecektin sen de herkes gibi...
Sen kal dedim...
Ben gittim...


Acımasız dedi(ler)...
Bilmedi(ler)...


Ölüyorum dedim...
İnanmadılar...
Gözlerimden anlayacaklardı baksalardı...
Baktı bir çoğu...
Görmediler...


Hayat 3 Gün dediler...
Üzülmeye değmez herşeye rağmen yaşamaya değer dediler...
Hiç düşünmeden üzdüler...
Verdiğim değeri görmediler...


Sitemim vardı... Ağlarım ben dedim...
Ağlatırım dedim...
Yaklaşmayın dedim...
Yanarsınız dedim...
Anlamadılar...


Şimdi sıra bende...
Görmüyorum sizi...
Duymuyorum...
Anlamıyorum...


Sizi...


uJ0z5.jpg
 
Merhaba sevda yanığım…
Ellerimde hissettiğim son sıcaklık...
Gözlerimden akan son yaşım...
Tek doğrum ilk yanlışım...
Hislerimin soğuk yüzü…
Hissizliğimin ölüm fermanı...
Merhaba…


Dilsiz kelimelerimle yazıyorum bu kez sana...
Hislerimle son kez kalıyorum baş başa…
Son kez senli cümleler kuruyorum...
Bu duvarlar birazdan el sallayacak gidişine...
Gidişinin izleri kalmayacak hiçbir köşesinde...
Seni hatırltan ne varsa kaldırdım çeyiz sandığıma...
Bi daha açılmayack...
Yemin olsun..!


Kokun dolmayacak buram buram odama...
Kızımı çoktan gömdüm toprağa...
Kaç cenaze verdim senden sonra bilir misin sevgili..?
Kaç kez uğurladım naşımı bedenimden…
Kaç kez yazıp yazıp sildim seni…



Ben üç günlük heveslere kurban vermedim sevgimi...
Üç günlük dünyaya teslim etmedim düşlerimi...
Yemin olsun beyazdı hepsi…
Bembeyazdı...
Ben beyazı en çok sana yakıştığı için sevdim…
Giymedim bir daha tenini.. Giymem de..!
Koklamadım bir daha kokunu… Koklamam da..!
Dolamadım boynuma kollarını... Dolamam bi daha da..!
Yemin olsun..!


Ben bu satırları yazarken sen en kirli sözlerinle kararttın düşlerimi...
Ben temize çektim sen kirlettin…
Maviydik hani ?
Hani biz ikimiz.. Boşa mı kurduk o hayalleri...
Delilikti... Serserilikti... Güzeldi...
Anılarıma katarken seni ihanet etmicem hiçbir hatırana...
Seninle kurduğum düşlere başkasını sokmicam...
Yemin olsun..!


Sözlerin...
Ah kendi bedenine bile ihanet eden sözlerin...
Dünyada ki tüm günahlardan, bütün suçlardan, en eğır cinayetlerde daha büyüktü günahın...
Bu kadar mı yalandık...
Bu kadar mı sahte...
Bu kadar mı azdı güvenin...


Ellere inandın…
Ciğeri beş para etmezlerin oyununa geldin…
Bu kadar mı saftın…
Bu kadar mı basit…


Düştün düşlerimden sevgili...
İhanet ettin.. anlamsız kıldın kendini…
Yazık ettin kendine…


Merak ediyorum sevgili kalbin de inandı mı söylediklerine..?


Dün mutluyduk.. beraber ağlardık beraber gülerdik...
Yorgundum çareszdim bilirdin…
Hastaydı ruhum…


Bu gün sen biraz daha alçalırken gözümde…
Ben kirli sözlerine inat en temiz halinle işte yine karşındayım…


Merak ediyorum sevgili hangi ********in sözüyle kirlettin kalbini..!


Ben alışkınım yalnız kalmaya...
Ağlamaya...
Acılara...
Komaz bu sancılar bana...
Kimsem kalmasa da şu hayatta...
Senin bile kirletemeyeceğin kadar temiz bir onurum var…
Umutlarım var hala…


Boşuna uzanma dokunamazsın…
Kirli ellerini çek hayallerimden…
Haykırma sırası bende...


İyi dinle bunları sevgili...
Yemin olsun bakmam bir daha yüzüne..!
Karanlığa çare olsa da suretin...
Suratına tükürür çeker giderim..!


İyi dinle bunları Sevgili...
Her satırım sana... Her sitemim sana...
Yemin olsun son kez senli cümleler kuruyorum...
Yemin olsun anmam bi daha adını…
Yok olsun ismin de cisminde...
Silinsin her bir harfın kelimelerimden…


Ölüme çare olsa da adın...
Bir daha anmam..!
Yemin olsun…!

GntDW.jpg


 
Hep mi soğuk olur kışlar..?
Yoksa bu soğukluk yokluğundan mı..?

Buzdan yapılmış hayallerime güneş doğmasın diye mi bu uzaklık..?
Yoksa güneşim zaten hiç doğmayacak mı..?

Ayrılıklar kalbi kanatmak için mi vardır..?
Yoksa kalplerde kan doğuştan mı vardır..?

Ellerimde ki bu hissizlik sana dokunamamaktan mı..?
Yoksa ellerim bir daha kimseye dokunayamacak mı..?

Sana yazacak kelime bulamamak cahilliğimden midir..?
Yoksa seni anlatacak kelimelerin yetersizliğinden midir..?

Sessizliğimin sebebi çaresizlik midir..?
Yoksa kulaklarımda çınlayan sesini duyabilmek için midir..?

Her zaman gitmek mi gerekir unutmak için..?
Yoksa gitmeler en çok onu hatırlattığı için mi tercih edilir..?

Sen miydin canımı yakan..?
Yoksa yanan canıma uzaktan bakıp kaçan..?​
 
Korkular ağır yaralar aşkı... Yaralar kanar zamanla... Sızılar artar... Sızar kalırsın köşende... Kim dinler seni... Kim tutar elini... Kim anlar..? Sessizce ölümü mü beklersin... Yoksa aşkı mı gömersin..? Gider misin sen de herkes gibi... Benim gibi..? Dönüşü yok gidişlerin bilirsin... Ben de dönmüyorum bu yüzden geri... Hayat kısa madem... En uzağımdayken bitsin... Bitişlere mahkum ettik bir ömrü... Gidişlerle yıprattık yollarımızı... Madem öyle kapanmalı tüm kapılar... Varsın Açılmasın bir daha... Kalsam ömür böyü içerde isyan etmem... Sessizce ağlarım sadece... Duyan olmaz... Olmasın...
Şimdi kapat kapıyı biraz ağlamalıyım..!​
 
Sevgili günlük…
Biten bir gün ve benim sana yazacağım birkaç satırla kısaca bu günüm, dünüm, yarınım.. ve sanırım her günüm…

4rtgK.jpg


*


Sabahlarım her zamankinden çok daha uzun artık…
Yorgun ve bitkin uyanışlarda boş bakışlarda bulurum kendimi çoğu zaman…
Çoğu zaman hiç uyumadan geçen bir gecenin ardından gelir bu bekleyişler…

jeRFt.jpg


*


Çoğu zaman evden hiç çıkmam dışarı…
Camdan dışarı bakarım saatlerce…
Odam dağınık, tıpkı içim gibi…

a0vNE.jpg


*


Bu ev hep ıssız…
Düşünecek çok zamanı oluyor insanın…
Oyalanmak için kendime bahaneler yaratmam boşuna…
Her işin sonunda derin düşüncelerde buluyorum kendimi…

D8QIj.jpg


*


Bazen giderim uzaklara…
Şehrin en kalabalık mekanına…
Her mekan harabe şimdi bana…
Her yer ıssız sanki…
Bu şehir terk edilmiş gibi…

eqIoX.jpg



*



Sonra geri dönerim sessizliğime…
Usul usul ağlarım çoğu zaman…
Çoğu zaman hiç sessim çıkmaz…

bW4Ni.png


*


Bazen cinnetlerim bulur beni…
Çığlıklarım yankı olur gelir esir alır sessizliğimi…
Avaz avaz bağırsam ne değişir…
Duyan sadece benim..!

xVTgL.jpg



Gün devrilir, karanlık çöker şehrime…
Binlerce ışık yetmez karanlığımı aydınlatmaya…
Uzaktan seyrederim çoğu zaman…
Hepsi sahte…

6E93S.jpg


*


Bilindik bir sona mahkum ediyorum geceleri…
Birkaç damla gözyaşı ardından gelen keskin bir sessizlik…

Ve0ct.jpg


*


Şimdi Susmalıyım…
Hoşçakal günlük…


***​
 
tumblr_low3zykPqf1qdmvm9.gif


Bazen sarhoşken, karanlığın içinde yüksek sesle söylüyorum adını.
Ya da birinin kollarındayken, bazen pencereyi açıp, sokaktan geçiyormuşsun gibi ardından
sesleniyorum.Hep başkaları bakıyor yukarıya. Ben gülümseyerek "gitti" diyorum, yakalayamadım gitti...​
 

Bir acı var kördüğüm boğazımda... Tadım yok biraz bu aralarda... Dağıttım birazda son zamanlarda...Yüreğim artık beni yormasana…

GönüL gözüm kapandı… sesim çıkmaz Artık bu odaLarda… Heves ederdim ya eskiden… artık gücüm yok bu hayata…

Çekip gidesim var artık YALAN dünyadan…Önüme çıkıp duran SAHTE yüzLerden…Hiç bir söz bir nefes kesmiyor beni…
Nedense bi kaç gündür gidesim geLdi…​
 
Kaç Kez Gittim Senden

Yenilgiler yalniz yasanırdı ve sen her zamankinden daha cok yoktun...
Sensizliğin hiçbir türüne alışamadığımı bilirdin, ama yoktun...
Her zamankinden daha cok yoktun ve benim sana vurulduğumda kesilmemiş cezalara karşı nasıl savunmasız olduğumu bilirdin...


Kaç Kez Gittim Senden

Yine sana döndüm, her defasında sana döndüm, zemherilerde yere düşürülmüş bir cicek kadar çaresizdim; üşüyordum ellerin olmayınca tenimde...
Yenilgiler yalnız yasanırdı ve sen her zamankinden daha cok yoktun.


Kaç Kez Gittim Senden

Kendimden gittim. tanımlanmamış yenilgilerimde tek bedeli sensizlikti de ben sensiz yapamazdım; yasayamazdım iflasını gözlerimde.
İşte bu yüzden, yalnızca bu yüzden kaç kez yine sana döndüm... Kendimle döndüm, sen olmadın...
Her yeni bulusmada biraz daha benimdin ve sen her zamankinden daha çok yoktun...
Kimbilir hangi mevsimlerde unutulmus bir şarkıydı dudaklarını kanatan.
yanlış basan notalarda ben hiç olmadım, saklama sakın...


kaç Kez Gittim Senden


Kendimden gittim sonunda...Tanımlanmamış yenilgilerdi...Bedeli sensizlikti de ben sensiz yapamazdım; yaşayamazdım iflasını gözlerimde.
Sen uzaklıklarda kendini arardın; benim yakınlıklarımsa yalnızca sanaydı.
Yanlis kurulmus denklemlerde çözüm aramak yakışmazdı sana...Olmazdı sevdiğim...
Her sözün ayrılık üzre fermanlandı ve sen her zamankinden daha çok yoktun...


Kaç Kez Gittim Senden

Yine sana dondum, her defasında sana döndüm...
Ellerimi eski sıcaklıgınla tutman yeterliydi, bilirdin...


Kaç Kez Gittim Senden

Kac kez yine sana döndüm.
Anlatmak yetmez sevdigim; anlamak yetmez.
Birgün sensizligi sana bırakıp düşersem toprağa, korkuyla uyanacaksın gecenin bilinmez bir yerinde. gözlerinde ciğ tanesi ıslaklıklar...
Buz kesecek elin, ayağın...
Sarsılacaksın..!
Bir anı sececeksin kendine; bu kez hayal olma sırası bana gelecek.
Dudaklarında cok sevdigimi bildigin o sarkı: Seni Seviyorum...


Git..Dedin...Gittim...İşte
"Ama Sen Her Zamankinden Daha Yoktun"
 
Susmaya esir olmuş kelamlarımla bir kaç satırda anlatsam mı düşlerimi... ya da donuk bakışlarla çığlık çığlığa susmaya devam mı etsem... Bu düşünceler getirirdi hep seni bana.. Buram buram sen kokardı odam ben ağlarken.. En çok seni söylerdi şarkılar ve ben en çok terk edilen olurdum kalabalık caddelerde ve yine en yalnızı ben olurdum bu kentin...
Ağlamak neyi değiştirirdi ki gözyaşımı silen bir elin omzuna başımı dayamadıktan sonra.. Ya sevmek neye yarardı o kalbe dokunamadıktan sonra... Ben neye yarardım sen olmadıktan sonra... Çok mu nankörüm.. Çok mu aşık? Kendimi tanıyamadığım aynalarda inatla suretini görmek ne acı ve ne sinir bozucu... Ben Sustukça senin sesini duymak ne güzeldi o zamanlar şimdi kanatır durur... Ağlatırken şarkılar, ben en çok seni anarım ve en çok sana susarım.. Susadıkça seni içerim bir yudumda.. Delicesine sen olmayı düşlerken sensizlik bana ağır gelmez mi sevgili..? Ağır geldi senle olmak kadar sensiz olmak... Sevmeye cesaret edemeyen kalpleri bana nasip etmiş ya Rabbim... Ondan gelen herşeye eyvallah dedim de bir senin gidişine eyvallah diyemedim...
Bu günlerde kendimde değilim... Benden çok sendeyim... Geri ver desem de vermezsin beni bana... Ben sende güzelim, sen, ben sendeyken anlamlısın... Düşlerimi koynuna aldığın günden beri hayallerime yağmur yağmamıştı.. Şimdi gönlüm kara kış... Düşlerime kar yağdı senden sonra.. Ellerim soğuk, odam karanlık ve ben şimdi başka bir kentin başka bir sokağında ve başka bir evinde yine tek başımayım... Sende de Mevsim kış mı yoksa hala bahardan kalma günlerin ışıltısı mı var gözlerinde... Sen de üşüyeceksin bensizliğin sancısı yüreğine düştüğünde... Başka bir tene değdiğinde hislerinin nasıl buz kestiğini anlayacaksın... Bir şey daha anlayacaksın... Her şey için çok geç..!
Geçmişe bakarken en çok seni görür oldum bu günlerde.. Gelceğim karanlık... Gideceğim yok hiç bir yere ama en çok sana gelesim var... Bir gün geleceğim sana... Yollar karanlık, korkularım zifiri bu yollarda ama kalbim hep aydınlık... Sana kavuşmasa da bu eller bil ki sensizliğe sarılarak da avutabilirim kendimi... Yalanlarla kandırır dururum kendimi... Ben bile inanmıyorum artık bana..! Yalanlarım diz boyu.. Kabuslarım hep kapımda... Uykularım delik deşik... Kısacası sevdiğim Sensizlik yine çok zor buralarda...
Uzaklardayım şimdi.. Sana en uzak bir kentte sana en yakın hislerimle bir kaç satırla işte yine sendeyim... Soğuk ve karlar altındayken seninle ısınmayı düşlerken, sensizliğin dondurucu soğuğunda hala hayattayım...
Seni, Sensizliği, Çaresziliği, Mutsuzluğu, Hüznü, Kimsesizliği, Kaybetmişliği ve Vazgeçmişliği Unutmak için çıktığım bu yolda bu durak da iyi gelmedi bana... Hatırlamamak için geldiğim bu şehir de artık seni tanır oldu ve inatla seni hatırlatıp durdu...
Gitmeliyim... Başka bir kente başka bir kalabalığı dinlemeliyim bu sefer... Bu kaçıncı Sefer...
Sabah olursa eğer ben yine başka bir kentin sabahıyla günaydın diyeceğim sana... Ve sen yine en çok kanatan olacaksın.. En uzağımdaki en yakınım olacaksın... Ben senden gittikçe sen bana koşacaksın... Biliyorum, tıpkı o geceki gibi bu gece de ben en çok Seni Seveceğim... Korkuyorum, Sanırım ben seni sevmeye devam edeceğim...
Ve gidiyorum...
Sana Sessizliğimi bırakıyorum...
En çok sana Aşıkken Şimdi en çok Sana SUSUYORUM...
 
Bazı insanları acı büyütür ve yaşatır.
Acı çekmeden; daha doğrusu yeterince acı çekmeden, yitirmeden, o korkunç yalnızlığı tatmadan kendisi olamaz bazı insanlar.
Ne zaman ki en sevdikleriniz yan çizer,ne zaman ki birer birer düşürür herkes maskesini, ne zaman ki yalnızlıktaki o muhteşem gücü keşfederseniz, o zaman başlarsınız gerçekten yaşamaya.


tumblr_lnmasj2eRr1qezjdpo1_500.gif
 
Canım,
yastığının altında biriktirdiğin yalnızlıklarım kendine varlaşıp bana yoklaşan biri yapar seni
ve ne kadar kaçsan o kadar yakınsındır aslında kendine
geciken sevdalar yıkık kentlere benzer bilirsin
ve sevgisizlik alır bir gün seni benden
işte bu yüzden
sen hep sevil
hep sevil
sevil...​
 
Ve bir gün herşey değişir... Herkes değişir... Tıpkı sen gibi, biz gibi... Seni başkaları düşüne çağırır beni başka hayaller esir alır... Sen özlersin belki ama bilmezsin En Çok Özlenensin...
Değişir herşey herkes gibi... Çizgiler artar göz çevremde, alnımda... Ve bir yıl daha senden sonra, biz çizgi daha, bir kurşun daha kalbime saplanan..
Herkes değişir herşey gibi... Mesela şu çiçek solar, şu saat durur elbet... Neyi geri getirir teselli eden sözler... Herşey değişti işte herkes gibi.. Sen gibi ve ben gibi.. Biz gibi.. Değiştik sevgili... Ya çok büyüdük ya da küçüldük.. Küçüldükçe küçüldü sevgimiz... Ben hala aynı huysuz ve şımarık kız... Düştüm ve kanadı dizlerim... Ellerim yara bere... Ağlıyorum, ölüyorum acımdan... Hala küçük bir kızım sevdiğim.. Hala acıyor kalbim...
Hadi kandır beni...
Bir kez daha öp...
Bir kez daha öp de geçsin...
 
Sensizlik beni sarsın en soğuk gecelerde... Gözyaşlarım tutsun ellerimi bırak.. Hıçkırıklar sağır etsin kulaklarımı.. Tek kelime etme beni bırak..! Öylece kalsam da ortada sensiz ve sessiz.. Ağlarım, susarım, kanarım dokunma sakın bırak..! Hayallerime, düşlerime, anılarıma yaklaşma.. Onca yükü taşıyan bu beden sensizliğin yükünü de taşır sen bana bakma beni bırak..! Seviyor muyum diye sorup durma.. Merak ettim aradım deme..! Özledim geldim deme..! Sadece sus ve beni dinle..!
Ne sesime, Ne yoluma, Ne sohbetime Düşme..!!!
 
Geri