Eugène
Üye
- Katılım
- Ağustos 20, 2012
- Mesajlar
- 2,402
- Tepkime puanı
- 312
- Puanları
- 348
- Yaş
- 35
Yok hayır.
Takıldığım nokta Tanrı'nın olmadığına kanıt olarak sürülen teorinin ''Dünyada ktlkler vr yaa .s.s'' şeklinde ergenlerin ileri sürebileceği vasat altı bir teori sunulması komiğime gidiyor sadece.Şöyle ki kendi inancımda Tanrı gerçekten kötülüğe karşı ancak sınav olarak evrende bulunduğumuz için kötülük yapma özgürlüğüne sahibiz.Deist açıdan bakarsak;Tanrı hiçbirimizin buruşuk suratına bakmak zorunda olmasa gerek.Evrenide o yarattıysa dilerse hepimizi cehennem kuyularında zebanilere gösteri olsun diye maymun gibi oynatabilir.''Ama nasıl?'' denildiği vakit ''sanane'' diyebilir Tanrı.
Merhaba Murat. Ömer Yıldırım'ın derlediği bu bilgilere, özet niteliğinde olduğu için alelade, bayağı ya da vasat gibi tanımlamalarda bulunmak yerine anlatılmak istenen içeriğin tözü/biçimini araştırmak istersen bu konu sadece bir başlangıç olabilir. Din felsefesine, göstergebilime, anlambilime ve dilbilime de bu araştırmada yer vermen gerekir.
Deist açı diye adlandırdığın aslında Aristo'nun Diyalektik mantığıyla ifade edilmiş "tavuk bir kuştur, kuş uçar; dolayısıyla tavuk uçan bir kuştur" benzeri söylemin yerine de Epikür'ü, septisizmi, panteizmi, stoacı yaklaşımı derinlemesine araştırırsan-ki araştırdıkça başka soru işaretleri de oluşacağından- ortaya çıkacak eleştirme isteği ve birikimine saygı duyarım. Ama sırf bu konuda mesajın olmasını isteyip, algıladığım saldırgan tutumunu devam ettirirsen, iletişim kurmamız biraz güçleşir. Dinin öncelikli amacı, insanın varoluşuna bir anlam vermektir. İnsan yaşamını açıklamak ve yön vermek için de bir dünya görüşü ve gerçeklik tanımı ileri sürer. İyilik ve kötülük kavramları da bu tanım ve görüşün, bu nihai gerçekliğin içinde yer alır. Aynı kaynaktan ya da anlayıştan beslendikleri halde, iyinin olumlu, kötünün olumsuz olarak nitelenmesi ve bunların Tanrı ile özdeşleştirilme aşamasında inancın tutumu değerlendirildiğinde "bu felsfi açıdn br knıt olrk ele alnmştr .s.s"
Ahlaki gerçekler başlığı altında değinilen kısımla ilgili bir arkadaşın çıkarımı da oldukça ilginç: İnsan yapımında kaç kilo toprak kullanılıyor? Türkiye'nin önde gelen üniversitelerinin felsefe zümreleri bence bu mantıklı soruyu araştırmalılar. Anlaşılır haliyle, Nietzsche ve Sartre insan varoluşunu yorumlarken, insanın önce anlamı yarattığını, dinin de yaratılan bu anlamlardan biri olduğunu ifade ederler. Yani bu yaratım süreci, somut değil, soyut bir sürece, bildirişim işlevine yönelik bir anlamı kasteder.
No Pasaran, arkadaşlar "Tanrı mı, Allah mı" tartışmasını bir yüzyıl kadar daha sürdürsünler, onlardan vakit kalırsa Maria puder ile konuyu dilediğiniz amaçlar için kullanabilirsiniz.