Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için lütfen foruma kayıt olun veya giriş yapın. Üyelik tamamen ücretsizdir ve sadece birkaç dakikanızı alır.
Şu sıralar okumak istediğim ama fırsatını bulup da kitapçıya gidip alamadığım "Puslu Kıtalar Atlası" kitabını okudunuz mu? okuduysanız tavsiye eder misiniz?
Sevgili Elia, birkaç gün içerisinde bahsini edeceğim bu kitap hakkında yorum yazacağını söylemişti. Ben de kendisinin konusunda kendisine saygısızlık etmemek adına yorumumu saklamıştım. Sanırım yazmayı unuttu ya da bu birkaç gün kavramı benim için farklı bir anlam taşıyor. Ben de, kendisi yazmadan önce paylaşma kararı aldım. Şimdiden özür diliyorum kendisinden.
Bilim kurgu denilince akla gelen ilk isim A. Huxley ve onun büyük eseri Brave New World. Büyük eserinden daha çok magnum opus olarak söylenmesi daha doğru olacaktır. Terimlerden kaçınmamak gerekiyor. Kitabın bahsini derinlemesine açmadan önce şunu söylemek istiyorum. Katîyen G. Orwell'ın 1984 romanı ile karşılaştırılmaması gerekiyor. Bunun sebeplerinden bir tanesi, kitap karşılaştırma mantığının bir mantıksızlık olması ve diğer sebebi ise birbirinden oldukça farklı kategoride olmaları. Evet, A. Huxley ile G. Orwell aynı dönemde yaşayan iki büyük yazar ve birbirleri ile sürekli mektuplaşarak haberdâr hâldeler. Ama bu karşılaştırabileceğimiz anlamına gelmiyor. Bir de araya bir bilgi sıkıştırmam gerek. O da, kitabın isminin çevirisinin aslında Cesur Yeni Dünya'dan ziyâde Güzel Yeni Dünya olduğu gerçeğidir. W. Shakespeare eserlerine âşinâ iseniz, nedenini çok rahat bir şekilde anlayabilirsiniz, diye umuyorum.
Malûmunuz, kitabın adından bile içeriğini anlayabilmeniz mümkün. Genel olarak konu dünya üzerindeki bir düzen ile alâkalı. Ne distopya ne de ütopyadır Brave New World. İki kategoriye de sığmayacak derecede büyük bir eser çünkü. A. Huxley, birçok noktaya uğrayarak kitabın ana fikrini bize sunmaya çalışıyor. Örneğin, H. Ford'un T modeli, Consumption-focused world order, mükemmelliyetçi yaşam, vb. Bu noktalara uğrarken de bize yardımcı olan karakterler bile hem olayı özetleyecek nitelikte hem de isimleri kitaba yardımcı olacak nitelikte. Ne demeye çalıştım burada? Şunu demek istiyorum, karakter isimleri büyük bir özenle seçilmiş. Örneğin Mustafa Mond (Mustapha Mond). Brave New World'ün önde gelen on denetçisinden biri ve otoritenin temsilcidir. Eski bir bilim adamıdır. Eski diyorum çünkü bilimden vazgeçerek bu göreve gelmiştir kendisi. Bu isimlerde esinlenilen kişiler ise anlayacağınız gibi Mustafa Kemal Atatürk ve yenilikçi İngiliz sanayicisi Alfred Mond'dan başkaları değildir. Bu karakterler ile alâkalı yorumda bulunmak isterdim; ama bu okuyacak kimselere haksızlık olur. Kendiniz okuyunuz ve yorumunuzu yazınız.
İsim konusunda W. Shakespeare'ye değinmiştim. Kitap içerisinde de W. Shakespeare'nin şiirleri ve sözlerinden alıntıları bizlere sunuluyor.
Kurgu ise kısaca şöyle. 26. yüzyıl, Londra. Learning in sleep, Reproduction technology yüksek düzeyde ve toplum buna göre bir şekil almış vaziyette. Buradan kurgunun bir ütopya olduğu sonucuna varabilirsiniz, varmamanız için bir neden yok. Ama bu ütopya bir ironi barındırıyor. Hattâ birden fazla bir ironi. Şimdi kurguda önümüzde şu var ki insanlar oldukça sağlıklı. Teknoloji en üst düzeyine kadar ulaşmış. Teknolojinin ulaştığı seviyeden ötürü de insanlar bilinç sahibi olmuş ve savaşlar ortadan kalkmış. Herkes her yerde birbiri ile eşit. Fakat, önem konusunda sıkıntılar mevcut. Aile yok, din yok, kültür san'at yok, edebiyat yok, felsefe yok. Bunların çoğu olmadan insan, insanlığından çıkmış vaziyette olur. Bu yüzden de tam anlamıyla ütopya sayılmamaktadır. Sex with everyone mevcut. Yani herkes birbiri ile ilişkiye girebilir durumda. Tek eşlilik bir statü kaybına yol açıyor. Uyuşturucu, çok eşlilik normâl karşılanıyor. Belirli druglar var. Acı, mutluluk, hüzün, sevinç sağlayan. Edebiyat değersiz, şiir değersiz, aşk değersiz. Bu yönleriyle de bir distopya olarak değerlendirebiliyorsunuz. Sonlara doğru da şaşırabileceğiniz İsa olayı mevcut.
Kitap genel hatları ile böyle. Sevgili Elia'da eklemelerde bulunacaktır mutlaka.
Bâzı karakterleri de yazayım:
1. Herbert Bakunin = Herbert Spencer & Mikhail Bakunin
2. Polly Trotsky = Lev Troçki
3. Sarojini Engels = Sarojini Naidu & Friedrich Engels
4. Jean-Jacques Habibullah = Jean-Jacques Rousseau & Habibullah Han
Sevgili Elia, birkaç gün içerisinde bahsini edeceğim bu kitap hakkında yorum yazacağını söylemişti. Ben de kendisinin konusunda kendisine saygısızlık etmemek adına yorumumu saklamıştım. Sanırım yazmayı unuttu ya da bu birkaç gün kavramı benim için farklı bir anlam taşıyor. Ben de, kendisi yazmadan önce paylaşma kararı aldım. Şimdiden özür diliyorum kendisinden.
Bilim kurgu denilince akla gelen ilk isim A. Huxley ve onun büyük eseri Brave New World. Büyük eserinden daha çok magnum opus olarak söylenmesi daha doğru olacaktır. Terimlerden kaçınmamak gerekiyor. Kitabın bahsini derinlemesine açmadan önce şunu söylemek istiyorum. Katîyen G. Orwell'ın 1984 romanı ile karşılaştırılmaması gerekiyor. Bunun sebeplerinden bir tanesi, kitap karşılaştırma mantığının bir mantıksızlık olması ve diğer sebebi ise birbirinden oldukça farklı kategoride olmaları. Evet, A. Huxley ile G. Orwell aynı dönemde yaşayan iki büyük yazar ve birbirleri ile sürekli mektuplaşarak haberdâr hâldeler. Ama bu karşılaştırabileceğimiz anlamına gelmiyor. Bir de araya bir bilgi sıkıştırmam gerek. O da, kitabın isminin çevirisinin aslında Cesur Yeni Dünya'dan ziyâde Güzel Yeni Dünya olduğu gerçeğidir. W. Shakespeare eserlerine âşinâ iseniz, nedenini çok rahat bir şekilde anlayabilirsiniz, diye umuyorum.
Malûmunuz, kitabın adından bile içeriğini anlayabilmeniz mümkün. Genel olarak konu dünya üzerindeki bir düzen ile alâkalı. Ne distopya ne de ütopyadır Brave New World. İki kategoriye de sığmayacak derecede büyük bir eser çünkü. A. Huxley, birçok noktaya uğrayarak kitabın ana fikrini bize sunmaya çalışıyor. Örneğin, H. Ford'un T modeli, Consumption-focused world order, mükemmelliyetçi yaşam, vb. Bu noktalara uğrarken de bize yardımcı olan karakterler bile hem olayı özetleyecek nitelikte hem de isimleri kitaba yardımcı olacak nitelikte. Ne demeye çalıştım burada? Şunu demek istiyorum, karakter isimleri büyük bir özenle seçilmiş. Örneğin Mustafa Mond (Mustapha Mond). Brave New World'ün önde gelen on denetçisinden biri ve otoritenin temsilcidir. Eski bir bilim adamıdır. Eski diyorum çünkü bilimden vazgeçerek bu göreve gelmiştir kendisi. Bu isimlerde esinlenilen kişiler ise anlayacağınız gibi Mustafa Kemal Atatürk ve yenilikçi İngiliz sanayicisi Alfred Mond'dan başkaları değildir. Bu karakterler ile alâkalı yorumda bulunmak isterdim; ama bu okuyacak kimselere haksızlık olur. Kendiniz okuyunuz ve yorumunuzu yazınız.
İsim konusunda W. Shakespeare'ye değinmiştim. Kitap içerisinde de W. Shakespeare'nin şiirleri ve sözlerinden alıntıları bizlere sunuluyor.
Kurgu ise kısaca şöyle. 26. yüzyıl, Londra. Learning in sleep, Reproduction technology yüksek düzeyde ve toplum buna göre bir şekil almış vaziyette. Buradan kurgunun bir ütopya olduğu sonucuna varabilirsiniz, varmamanız için bir neden yok. Ama bu ütopya bir ironi barındırıyor. Hattâ birden fazla bir ironi. Şimdi kurguda önümüzde şu var ki insanlar oldukça sağlıklı. Teknoloji en üst düzeyine kadar ulaşmış. Teknolojinin ulaştığı seviyeden ötürü de insanlar bilinç sahibi olmuş ve savaşlar ortadan kalkmış. Herkes her yerde birbiri ile eşit. Fakat, önem konusunda sıkıntılar mevcut. Aile yok, din yok, kültür san'at yok, edebiyat yok, felsefe yok. Bunların çoğu olmadan insan, insanlığından çıkmış vaziyette olur. Bu yüzden de tam anlamıyla ütopya sayılmamaktadır. Sex with everyone mevcut. Yani herkes birbiri ile ilişkiye girebilir durumda. Tek eşlilik bir statü kaybına yol açıyor. Uyuşturucu, çok eşlilik normâl karşılanıyor. Belirli druglar var. Acı, mutluluk, hüzün, sevinç sağlayan. Edebiyat değersiz, şiir değersiz, aşk değersiz. Bu yönleriyle de bir distopya olarak değerlendirebiliyorsunuz. Sonlara doğru da şaşırabileceğiniz İsa olayı mevcut.
Kitap genel hatları ile böyle. Sevgili Elia'da eklemelerde bulunacaktır mutlaka.
Bâzı karakterleri de yazayım:
1. Herbert Bakunin = Herbert Spencer & Mikhail Bakunin
2. Polly Trotsky = Lev Troçki
3. Sarojini Engels = Sarojini Naidu & Friedrich Engels
4. Jean-Jacques Habibullah = Jean-Jacques Rousseau & Habibullah Han
Şu sıralar okumak istediğim ama fırsatını bulup da kitapçıya gidip alamadığım "Puslu Kıtalar Atlası" kitabını okudunuz mu? okuduysanız tavsiye eder misiniz?
Sadık Hidayet'i ben de denemeliyim.
Ayrca ben ya tamamen unutuyorum başka kitaba başlayınca ya da kitap karakterlerini başka kitap karakterleri ile karşılaştırıyorum ve bu beni yoruyor :bero:
Olsun eski tempoda devam edersin^^
Biz teşekkür ederiz.
@Elia kitap hediye etmeyi sever misin?
Ben seviyorsundur diye düşünüyorum umarim oyledir, keşke oyle olsa??