Şahsi kütüphanem

  • Kullanıcı Elia
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Kitap Kulübü
Konu sahibi son olarak 1035 gün önce görüldü
Allahim ne kadar güzel bir kadin yaratmissin, tebrikler.

Cok fazla ama benim isteklerim -.- secimi sana bırakabilirim :kiss:
 
Allahim ne kadar güzel bir kadin yaratmissin, tebrikler.

Cok fazla ama benim isteklerim -.- secimi sana bırakabilirim :kiss:

Bana bırakırsan asla ilgini çekmeyen kitaplar okuyabilirsin. :p Tüm istekler için bir pm uzağındayım. :anla:
 
Bir şey yazmaya değil de, 2018'in listesini başlatayım diye geldim. Umarım 120'yi tamamlarım bu sene de. Verimli bir sene olsun! :u1:

Ocak

1- Aldanan Kadın - Thomas Mann
2- Günlükler - Erdal Öz
3- Heinrich von Ofterdingen - Novalis
4- Öbürküler - Mahir Ünsal Eriş
5- Uyku Sersemi - Hakan Bıçakcı
6- Aşkın Karanlık Yüzü - Çeşitli Yazarlar
7- Biz - Yevgeni Zamyatin
8- Efsaneler Dünyasında Anadolu - Derman Bayladı
9- Bir Yaz Gecesi Rüyası - William Shakespeare
10- Biz Hayvanlar - Justin Torres

Toplam: 10 kitap

Şubat

11- Bir Çift Ayakkabı - Sunay Akın
12- Estetik - Christopher Kul-Want / Piero
13- Etik - Dave Robinson / Chris Garratt
14- Hiçliğin Tanecikleri - Ingrid Jonker
15- Pessoa Pessoa'yı Anlatıyor - Fernando Pessoa
16- Kreutzer Sonat - Tolstoy
17- Uyuyamayanlar - Adrian Barnes
18- Çizimler - Sylvia Plath
19- Bozuk - Hakkı İnanç
20- Son Dilek - Andrzej Sapkowski
21- Kalbin Yardımcı Fiilleri - Peter Esterhazy

Toplam: 11 kitap

Mart

22- Ölüm Hastalığı - Marguerite Duras

Toplam: 1 kitap

Çok heyecanlıyım! :msm:
 
Merhabalaar.

Amanın yine uzun zaman olmuş yazmayalı, bu yılın kitaplarını hiç yazmamışım bile. Ocak ayında okunanlar ocakta kalır diyerek onları bir iki cümle ile geçiştireceğim maalesef. :p

Aldanan Kadın: Maalesef ay boyunca elimde sürünen tek kitap oldu bu. İncecik olmasına rağmen beni o kadar yordu ki.. Ki daha önce de okumaya başlayıp yarım bırakmıştım, zorlamamak gerekirmiş. Bana bir şey kattı mı? Maalesef hayır. Yine de eminim diğer Thomas Mann kitapları daha güzeldir.

Günlükler: Mektupları kadar olmasa bile Erdal Öz'ün günlükleri muazzamdı. Hele kitabın ilk yarısındaki kitap yorumlamalarına hayran kaldım. Maalesef Erdal Öz hapise girince kitap yorumlamaları azalıyor ve siyasi yönü daha ağır basmaya başlıyor. Yine de çokça hoşuma gitti.

Heinrich von Ofterdingen: Büyük umutlarla başladığım bu kitabı kocaman bir hayal kırıklığı ile bitirdim maalesef. Ana karakter o kadar saf salak idi ki katlanamadım gerçekten. Öfleye öfleye okudum desem yalan olmaz. :p Geceye Övgüler her daim en iyi Novalis kitabı olacak.

Öbürküler: Muazzam bir hikaye, o kadar zevk aldım ki okurken. Yer yer gülümsedim yer yer ürktüm, tam aradığım tarz. Mahir Ünsal Eriş'i birazcık ihmal etmişim, kızdım kendime. Epey trajikomik bir hikaye anlatılıyor, konusu hakkında çok söz etmek istemem ama mutlaka okuyun.

Uyku Sersemi: Hakan Bıçakcı fan club açacağım artık o kadar seviyorum ki. :p Yine yine yine müthiş bir kitap. En iyisi değil belki ama olsun. Kapak illüstrasyonuna da bayıldığımı söylemeden geçemeyeceğim. Bence okuma alışkanlığı edinmek için güzel bir başlangıç olur bu tür kitaplar.

Aşkın Karanlık Yüzü: Güzel hikayeler, ama her hikaye birbirine benzemiş sanki. Pek yaratıcı bir şeyle karşılaşmadım. Şu güzeldi bir göz atın diyebileceğim bir hikaye de olmadı maalesef.

Biz: Kitabın ilk 50 sayfası 'ben ne okuyorum böyle?' diyerek geçti. Bilimkurgunun bu özelliğini sevmiyorum, o an o kitaba ısınamayabilirsin ve dünyanın en iyi metni bile olsa sevmeme ihtimalin vardır. Biz, evet güzel bir kitap ama maalesef benim için ortalamanın üzerine geçemedi.

Efsaneler Dünyasında Anadolu: Müthiş bir derleme olmuş fakat ben bu kitabı indirim reyonunda değil de normal raflarda görsem asla alıp okumazdım öyle kalitesiz bir baskıya sahip. Say yayınlarından bu yüzden nefret ederim, üç kuruş fazla verip daha kaliteli bir baskı yapsalar eminim daha çok satacaklar. Kitapta yaşadığım yerler hakkında daha önce hiç duymamış olduğum şeyler öğrendim, güzeldi.

Bir Yaz Gecesi Rüyası: Şu ana kadar çok fazla Shakespeare metni okumadım fakat lanse edildiği gibi en iyi Shakespeare eserlerinden birisi değil bence bu. Okuduğum kıyıda köşede kalmış metinler bile bundan daha güzeldi. Sevemedim.

Biz Hayvanlar: Tek kelimeyle yorumsuz demek istiyorum ama çok ayıp denmez öyle. jdslıjdsks Kitabı kafamdaki koskocaman bir "WTF!?" düşüncesiyle okudum ve bitirdim, siz anlarsınız. :/

Bunların dışında, şubat ayını neredeyse yarıladık ama ben henüz 3 adet kitap okumuş durumdayım, kötü oldu bu.

Onlar hakkında da bir iki cümle edip yazımı sonlandırayım.

vjbRXO.jpg


Öncelikle; Etik ve Estetik kitaplarını birlikte değerlendirmek istiyorum. Estetik beklediğimden daha felsefi, Etik ise beklediğimden daha az felsefi çıktı. İçi fazla dolu metinler değildi, pratik bir şekilde pek çok bilgi vermelerini beklerdim ama tek yaptıkları bana zaten bildiğim basit şeyleri anlatmak oldu. Üzgünüm, beğenmedim.

Bir Çift Ayakkabı'ya ise bayıldım! Lisede bu kitaba başlayıp aman ne sıkıcı deyip yarım bırakmıştım, utandım kendimden. Çok güzel ve eşsiz bilgiler öğrendim bu kitap sayesinde. Yabancıların "story teller" dedikleri kavramın bizdeki tartışılmaz en iyi temsilcisi Sunay Akın'dır. Genel kültürünüzü geliştirmek için birebirdir.

-

azL0LO.jpg


Geçtiğimiz ay maalesef, Ursula K. Le Guin'i kaybettik. Utanmadan çocuklar gibi ağladım duyduğumda. Rahat uyu güzel kadın, Omelas'ı bir bir terk edeceğiz senden aldığımız cesaret ile..
 
Bir Çift Ayakkabı cidden harika bir kitap Elia hnm, elinize sağlık okumayalı baya oluyor bu sayfayı :)
 
Çokça teşekkürler Allie hanımcım siz okuyun yeter ki ben hep yazarım. ^^
 
Merhabalar.

Yine kitap satın alma hastalığına tutulmuş durumdayım.. Kurtulmayı asla istemeyeceğim tek hastalık bu sanırım. Geçen hafta idefix'den sipariş vermiştim, dün de D&R'dan kitap aldım hepsini toplu şekilde yazayım dedim.

bBLGM0.jpg


En üstteki 4 kitabı D&R'dan aldım, Kreutzer Sanat hariç diğerleri 12,90 indirimindeydi. İndirimde o kadar güzel kitaplar vardı kii şok oldum. Bir an tüm paramı orada bırakıp çıkasım geldi. :p

Neyse, bir süredir Tolstoy okumuyordum. Akıcı cümlelerinden dolayı Tolstoy benim için bir kafa dağıtma yazarı statüsünde şu an. Sanırım Rus klasikleri arasında en yalın dile sahip insandır kendileri. Kitabın konusu hakkında fazla bir bilgiye sahip değilim. Zaten şu an bu kitabı okuyorum, yakın zamanda bitirir buraya yorumunu da eklerim..

Uyuyamayanlar kitabı da sürekli gözüme çarpıyordu, Arthur C. Clarke ödülü finalisti olmasından dolayı. Açıkçası 20 lira vermek içimden gelmediği için alamıyordum kitabı. İlginç bir kitaba benziyor, insomnia üzerine yazılmış iyi bir kurgu olduğunu düşünüyorum.

Gelelim Kozmos'a. Yine belirtmem gerekiyor ki bu kitabın da konusu hakkında en ufak bir fikre bile sahip değilim. Kötü bir okuyucuyum sanırım, kapağına vurularak aldım. :p Sanırım bu kitap bir serinin başlangıcı, Mephisto'da benzer kapağı olan başka kitaplar da görmüştüm. Seveceğime inanıyorum.

En Yakın Arkadaşımın Şeytan Çıkarma Ayini aslında yepyeni bir kitap, indirimde olmasına çok şaşırdım. Etiket fiyatı yanlış hatırlamıyorsam 28 liraydı. Yazarın Horrorstör isimli kitabını çok merak ediyordum ama kısmette ilk bu kitabını okumak varmış. :p 80'ler temalı güzel bir korku kitabı gibi gözüküyor.

Gelelim Witcher serisine. Beni bilen bilir, Witcher'ın tüm oyunlarını severek oynarım, çok güzel bir evrene sahip. Kitaplarını gördüğümde oyunun hikayesini kitaplaştırdıklarını sanmıştım ama çok fena yanılmışım. Meğer kitabın oyununu yapmışlar! Böyle olunca benim gözler doldu, koşa koşa aldım kitapları. :') Çok akıcı bir dili var, hemen bitiririm sanırım.

Bu alışverişin sürpriz kitabı Kalbin Yardımcı Fiilleri oldu. Everest Yayınları Modern Klasikler serisinde gün geçtikçe iyi kitaplar çıkarmaya başladı. Bu kısacık kitap da eminim beni etkileyecektir.

Ve beni en çok etkileyecek olan kitap, Theo'ya Mektuplar. Theo ve Vincent'ın arasındaki o derin ilişki senelerdir ilgimi çekerdi aslında. Ama aptal gibi bu kitabı almayı sürekli ertelerdim. Geçen haftalarda Loving Vincent filmini izledim, beni o denli etkiledi ki filmden çıktığım gibi bu kitabı sipariş ettim hemen. Okurken çok üzüleceğime, çok ağlayacağıma şimdiden eminim..

-

Şu saçma yazıyı yazmak bile bana ne kadar iyi geliyor, okuyanlara teşekkür ederim..
 
Yazının saçması olmaz, sonuç olarak o yazılar içinizden geçenler kimseye ait olmayan size özel şeyler oluyor. Ben de düz yazılar yazarken ya da şiir yazarken hep çok kötü oldu diyorum ama okuyan herkes beğeniyor. Senin de yazıların güzel aynen devam etmelisin bence.

Benim de eskisi gibi kitap okuma alışkanlığımı tekrar kazanmam gerek :/ bunu Abaris sayesinde başarıcam sanırım :oy:
 
Allahım yorumları görünce nasıl mutlu olduum. İyi ki varsınız lanemoje, Heavenly. :oy:

*

Neredeyse hiç kitap okumadığım ya da hiç kitap almadığım ayların sonunda hep bir patlama yaşar kitap aşkıyla dolarım birden. Şubat da tam olarak böyle bir ay oldu benim için. :p İlk 10 gün neredeyse hiçbir şey okumamışken şimdi tüm kitapları aynı anda okuyasım geliyor. Geçenki siparişim yetmezmiş gibi iki kitap daha aldım, doymuyorum resmen. dklsjlks

p66Pz0.jpg


Sahafları gezmeyi çok severim ama o tatlı karmaşıklık dikkatimi çok fazla dağıtır.. Bu yüzden her zaman sahaf festivallerini tercih ederim, küçük ama çok sayıda satıcı olur ve daha seri bir şekilde çok fazla kitaba ulaşmış olurum. Neden bunları anlattım, çünkü Ölüm Hastalığı'nı bir sahaftan aldım. Tabii avm'nin içindeki yere ne kadar sahaf denirse artık.. Aslında ayaküstü bile okunacak kısalıkta ama nedense bir şey beni bu kitabı almaya itti, umarım altı dolu bir metinle karşılaşırım.

Uzunca bir süredir ingilizce kitaplar okumuyorum, bir de kendime okuma hedefi koyduğumdan ingilizce kitapların beni yavaşlatmasını istemiyorum sanırım. Collected Ghost Stories'i aldım, çünkü adı üstünde hikaye. Ara ara açar okurum diye düşünüyorum. Yurtdışından sipariş verdiğim bir kitap var bir de, onun gelmesini de bekliyorum. Temin süresine 55 gün diyor, bugün 8. gün. Eğer yapabilseydim şuraya kocaman bir geri sayım şeysi koyardım ki hep beraber bekleyelim kitabı. :p

-

Neyse işte çenem gereksizce düştü yine, hadi okuyanlara teşekkür. :f:
 
Biz teşekkür ederiz :cicek:
 
Biz teşekkür ederiz, şu forumda o kadar boş işlerle uğraşan insanlar var ki o kadar saçma şeyler oluyor ki. Böyle bu şekilde kitap okuma vb şeylere teşvik eden konuların, insanların olması çok güzel, o yüzden şevkin kırılmasın hiç aynen devam ^^
 
Harika bir konu, kitap tavsiyelerinden yararlanacağım kesinliklee.
Bende böyle bir konu açabilirim belkiiii, teşekkürler konu için (:
 
Biz teşekkür ederiz, şu forumda o kadar boş işlerle uğraşan insanlar var ki o kadar saçma şeyler oluyor ki. Böyle bu şekilde kitap okuma vb şeylere teşvik eden konuların, insanların olması çok güzel, o yüzden şevkin kırılmasın hiç aynen devam ^^

Ay benim de böyle okuyan, öğrenmeye hevesli insanlar gördükçe içim içime sığmıyor. Tekrardan çok teşekkür ederiim. ^^


Harika bir konu, kitap tavsiyelerinden yararlanacağım kesinliklee.
Bende böyle bir konu açabilirim belkiiii, teşekkürler konu için (:

Ayy açarsan en sıkı takipçin ben oluruum, çok mutlu eder beni. Çokça teşekkür ederiim. :dyg:
 
Ben okudukca bu kadar mutlu olan gormemistim hic. Ne hos :)
Cok tatlisin Elia hanimcim.
 
Merhabalar herkeslere. :msm:
Epey yoğun günlerimin arasında ancak vakit buldum yazabilmek için. İki ya da daha fazla şeyi aynı anda idare edemediğimi fark ettim bu arada. Ayın başında deli gibi oyun oynadığım için kitapları tamamen ihmal etmiştim. Tüm vaktimi oyun oynayarak geçirdiğim için de kitap okumaya asla fırsat bulamıyordum, ikisinin arasındaki dengeyi asla sağlayamadım..

Birazdan yazacağım kitapların hepsini metroda bitirdim aslında. Her gün metroyla Taksimden Ayazağaya gidiyordum (bilmeyenler için: yaklaşık 20 dk) ve inanılmaz ölü bir zamandı bu benim için. Zaten metroda kitap okumayan bir insan değildim ama bunu sürekli yapınca bir sürü kitap bitirmiş oldum. ^^ Hatta bunun en güzel yanı da beni gördükten sonra açıp kitap okumaya başlayan diğer insanlar. Her yolculuğumda ben hariç en az 2 kişi daha kitap okuyor olur ve minik bir kitap okuma köşesi yaparız aslında, bence çok tatlış..

Lafı uzatmayayım kitaplara geçeyim.

EP2Lo9.jpg


Sylvia Plath'in çizimleri ile başlayayım, aslında beni şaşırttı. Evet mektupları günlükleri yazdıkları ile hatırlanan bir yazar fakat çizdiklerini görünce bambaşka bir Plath ile karşılaştığımı fark ettim. Pek çoğu sketch tarzında olmakla beraber bu yazarın hayatında önemli gördüğü şeyleri/yerleri çiziyor olması beni mutlu etti. Çizgileri de gerçekten çok kuvvetliydi. İsterdim ki içerisinden birkaç çizimi paylaşayım ama maalesef o kadar vaktim yok..

Bozuk kitabı hak ettiği değeri asla görememiş bir kitap maalesef. Yazarı öykü dalında pek çok ödül kazanmış fakat piyasada ismini duyurma konusunda epey zorlanmış olmalı.. Uzun zamandır bu denli çarpıcı öyküler okumamıştım. Annen Gelecek ve Baban Gelecek öykülerinde kilitlendim kaldım adeta, öyle etkiledi beni. Olur da bir kitapçının unutulmuş bir rafında denk gelirseniz bu kitaba, okumakta fayda var.

Kreutzer Sonat'a gelecek olursak.. Tolstoy'u severim. Fakat evlilik ve kadınlar hakkındaki düşüncelerini hepimiz az çok biliyoruz. Sanki bu kitap aracılığıyla kendi düşüncelerini bizlere dayatmak istiyormuş gibi bir hisse kapıldım. Belki her yazar sürekli yapıyor bunu fakat bu kitapta gözümüze sokulmuş bu durum, beni rahatsız etti. Onun dışında, dil olarak sade ve hemencecik okunabilen bir kitap.

Ölüm Hastalığı'nı yeni bitirdim, korkunç bir kitap idi. Hayat enerjimi emdi resmen kısacık şey. Bir zamanlar bu tür metinlere ilgi duyardım, ölümü irdeleyen ondan kaçınmayan şeyler okumak bana iyi gelirdi. Ama şu sıralar değil. Üzerimdeki olumsuz düşünceleri atmaya çalışırken böyle şeyler okumak beni geriletmekten başka bir işe yaramaz..

Kalbin Yardımcı Fiilleri beni çok çok üzdü. Bu kitabın da teması ölüm idi. Ama yukarıdakinden farkı yer altı edebiyatından tamamen soyutlanmış gerçekçi bir kitap olması. Ana karakterin annesinin ölümünden sonrası anlatılıyor. Anne ve ölüm kelimeleri yan yana gelince bile beni bu kadar etkiliyor, kitabı okurken neler hissettim siz düşünün.. Önsöz okumayı genelde sevmem (:lls:) fakat bu kitabın önsözü de kitabı destekler biçimdeydi, sevdim.

Şiir kitaplarını incelemeyi beceremiyorum, bilirsiniz. Ingrid Jonker'in bu devrimci ve başına buyruk tavrını sevdim. Güney Afrika'nın Sylvia Plath'i olarak anılıyor ve bunu da tam olarak hak ediyor aslında. İki kadının da sonları aynı olmuştur, maalesef.

Pessoa Pessoa'yı anlatıyor ise bu ayın en sevdiğim kitabı oldu. Pessoa'nın gençlik dönemlerinde yazdığı şeylerin kusursuzluğu beni benden aldı! Ama keşke tüm kitaplarını okuduktan sonra okumuş olsaydım bu kitabını. Bazı romanlarının yazım aşaması hakkında da çok güzel bilgiler vermişti Pessoa. O romanları okumamış olduğum için maalesef biraz havada kaldı bende. Tekrardan bir göz atılabilir.

Son kitap Uyuyamayanlar ise tam bir fiyasko. Yazarına aşırı kızgınım şu an. Uyuyamamak gibi mükemmel bir konuyu alıp çok affedersiniz ama konunun içine etmiş. (Biraz sığ bir yorum oldu ama sinirliyim şu anda..) Körlük gibi muazzam bir eser çıkabilirdi ortaya ama bu konunun bu denli hor kullanılması beni sinirlendirdi.. Hiç ama hiç beğenmedim.

-

Bu kısıtlı vaktimde ancak bu kadar yazabildim. :'( Okuyanlara çok teşekkür ederim!
 
Aaa arada Son Dilek'i de okumuştum onu fotoğrafa eklemeyi unutmuşum. :p Daha önce yazmıştım, Witcher serisinin birinci kitabı. Koskoca birinci oyunun en önemli görevinin bu kitapta 6-7 sayfa anlatılması biraz sinir bozucuydu ama olsun. :e2: Biraz değişik bir dili var. Son oyunu oynamadığım için diğer iki kitabı okumaya çekiniyorum aslında, o yüzden bu seriye birazcık ara vereyim. ^^
 
Merhabalar herkesee.

Yine -her zamanki gibi- bursum gelir gelmez kitap aldım. Nedense hiç şaşırtıcı değil. :anla: Ama bu sefer saatlerce düşündüm ne alayım diye, inanılmaz kararsız kaldım. Bu kararsızlığı yok etmek için acilen alınacak kitaplar listesi yapmam gerekiyor..

Uzunca yazamayacağım, üzerimde bir çökkünlük var. Doğru düzgün kitap da okuyamıyorum yine. Hadi başlayalım..

m2pBoZ.jpg


Nihayet, gerçekten en nihayetinde bir Eduardo Galeano kitabı alabildim! Sel, fiyat politikasını genel olarak sevdiğim samimi bir yayınevidir fakat Galeano kitaplarını (biraz da haklı bir şekilde) pahalıya satıyorlar. Bu yüzden bir türlü alamıyordum. Hele Aynalar kitabı benim için bir hayal sanırım. Galeano en sevdiğim yazarların arasına girecek çok hızlı bir şekilde, adım gibi eminim. Duyarlılığı yüksek, iyi bir insan olduğunu düşünüyorum. Göreceğiz bakalım.

Şu Alamut'u sanırım liseden beri almak istiyorum ama bu kitap da bu siparişe kısmetmiş.. Aslında kitabın çoğunu -Hasan Sabbah'ı- biliyorum epeyce ama bu şekilde okumak da bana farklı bir bakış açısı katacaktır, merakla bekliyorum.

Az kitabına gelecek olursak.. Aslında Hakan Günday'ı sevmem. Yanlış hatırlamıyorsam 2 tane kitabını okudum ama beni gerçekten boğdu. Amacı da boğmak ama hayır, asla bana göre değil ve yetersiz. Tüm bunlara rağmen bu kitaba önyargılı bir şekilde yaklaşmıyorum, hatta seveceğimi hissediyorum.

Ayrıntı'nın edebiyat serisinde çok güzel kitaplar vardır. Kalecinin Penaltı Anındaki Endişesi de kolaylıkla o güzel kitapların arasına girebilir. Ayrıca bu kitap en güzel isimli kitaplar listeme de girmiş bulundu. Hemencecik okumuş olurum bence bir hafta içinde..

Bana Masal Anlat ise arka kapağındaki bir söz ile beni vurdu ve kendini aldırttı. "Masallar çocukları uyutmak, büyükleri uyandırmak için anlatılır." Çok çarpıcı değil mi sizce de? İçini fazla incelemedim ama Anadolu masalları anlatılıyor sanırım. Sabırsızlanıyorum okumak için.

-

Buraya bir ekleme yapmak istiyorum. Bu yazıyı daha önce yazmıştım, bugün o beklediğim tatlış kitabıma kavuştum. 10 şubatta pandora'dan sipariş etmiştim tam 1 ayda geçti elime, bence istek üzerine ithal edilen bir kitap için çok iyi bu süre.

Md27AQ.jpg


Off, bilen bilir nasıl büyük bir Dragon Age hayranı olduğumu. 5 kitaplık bir kitap serisi var, daha önce bahsetmişimdir belki. The Calling bu serinin 2. kitabı fakat en can alıcı olaylar bu kitapta olduğu için ilk bu kitabı almak istedim. Aynı anda pişman olup thebookdepository sitesinden ilk kitabı olan The Stolen Throne'u da sipariş ettim. :anla: O da dün İngiltere'den çıkmış, tahminen 10-15 gün sonra elimde olacak öyle heyecanlıyım kii. :') Hemencecik bitiresim var ama biraz sakin olmalıyım..

-

Eh burada keseyim artık, okuyanlara çok teşekkür ederiim. ^^
 
Geri