Kaan Turkoglu Kisisel Paylasim Sayfasi

S
  • Kullanıcı stonecypher
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Üye Günlüğü
Eğer öldüğümü duyar da titreyip üşürsen mezarıma gel. Toprağı biraz arala tahtalarımı sök ve yak Seni bir süre daha Isıtabilirm
 
Gariptir insanoğlu; Aynı espriye defalarca gülmez ama aynı acıya defalarca ağlar
 
Sebepsiz sevmektir âşk , nedeni olmadan bağlanmak birine , hatta sarılamamak utançtan.. Çünkü edeptir Âşk ! Sevdirenin hürmetine...
 
İkinci şans her zaman iyi bir fikir olmayabilir; ilkinde yaralayan ikincisinde öldürebilir..
 
Sonuna kadar gitmekti "Aşk" senin yaptığın gibi ilk durakta inmek değildi.
 
Biten bir aşkın ardından ağlanmaz, Yeniden başlanması için çabalanmaz. Sen benim için öldün, bilirim ki ölüler birdaha canlanma
 
Madem sevmiyorsun o zaman sahip çık gözlerine ! Dönüp dolaşıp değmesinler gözlerime.
 
Siradaki ucan tekme benden tum kendini vazgecilmez zannedip karsisindakinin butun iyi niyetini tuketenlere gelsin
 
Böyle bi kızım olsun :rolleyes:

CGutXMAXEAAUNIc.jpg
 
Kotulugun en guzel tarafi er ya da gec bir gun mutlaka yapana geri donmesidir. Hicbir sey karsiliksiz kalmaz. Bunu bi dusun derim. ;)
 
Fazla akilliyim diye gezinmemek lazim cunku bi gun biri gelir sana aslinda ne kadar gerizekali oldugunu farkettirir, aklina kusersin kiyamam.
 
Hayatta ne olcagi belli olmaz insan bi gun asla donmem dedigini de ozler onemli olan o gun geldiginde "ben geldim" diyebilecek yuzu bulabilmek.
 
Severim zannediyorsun sonra, aynı şeyleri başkasına hissedebilirim, yine çok sevebilirim, aynı heyecan olur diyerek saçma sapan kandırıyorsun kendini. Kalbine öyle bir iz bırakıyorlar ki sonra, sanki kıyamet günü, yerle bir edilecek ilk yer orası gibi, bir ses beklemeye başlıyorsun sevgili ağzından. Seversin değil mi saçmalama. Anneni sevdiğin gibi üvey anneyi sevemezsin, üvey annelerin gösterebildiği şefkat ne kadarsa yeni sevgililere duyduğun hisler o kadar olur, defolup gidin, sefkate de ihtiyacım yok, sevgiye de. Diye bağırmaktan ve niye diyerek yutkunmaktan kaçamazsın. Geçen bütün zamanlarda, bütün saatlerin içinde hatta akrepler kendini sokmaya başlar hüznünden, sabaha kadar üşüyen kuşlar ölür, arabalar kedileri ezmeye devam eder, bir kadın doğar şeytan mesleği bırakır, gün gelir sessizliğe aşık oluruz hepimiz, sessizlik için bütün enstrümanlar kırılır. Gün gelir yalnızlığa aşık oluruz ve bütün sevgililer öldürülür..
 
Başka bir karanlık bul kendine artık içinde korkacak... bir mumu yak şimdi ve ipe iyi bak, düşün.. ben o kadar etrafında, sen o kadar içimdeydin, düşün.. birimiz yandı, birimiz eridik... geceleri inanacak başka bir hikaye bul artık okudun, bittim.. başka bir put yarat kendine başka bir kabeye dön içine gömülecek başka bir toprak bul.. günlük tut bundan sonra günlük tut başkasının elini günlük yap ne yapıyorsan, günlük öp, günlük sev ikinci gün aynısına ihtiyaç duyacağın birini -bulma. ben, biraz bahsedeyim. insanlara karşı güler yüzlü biriydim aslında bir gün yüzümü kaybettim şimdi insanlara hep gülerim şimdi insanlara hep karşıyım. ben biraz hatırladım. oğlum uzak dur kavgadan derken annem o saf bakışımda gizlediğim gerçeklikti, söyleyemedim kavgayı başlatan o adam bendim zaten..
 
Şimdi dört duvarı da aynayla kaplanmış bir odaya gir ve isyan et. Bağır. De ki; "Her yer kahpe"
 
Şaraplarla birlikte yıllandın içimde.. kırmızıyı şarapta değil, bileğimde değil.. utanç yüzünde konakladığında sevdim.. bu yüzden kırmızı bileğime değil jiletimin julieti.. en çok yanağına yakışırdı.. gülüşüne yakışanı giymedin ve ışık hızıyla nüksettim seni, yokluğun edebi anlatan nü resim duvarımda.. kazıyarak şarkılar okudum,salavatlar getirdim boynuna.. hiç basmadım cesedime ve asmadım, asamadım içimden aşağı sıratın ipini..
 
Herşey seni unutmama müsaitken ben değilim. Ve seni unutmak için, Yani eğer unutmam gerekse illa seni, Bütün kadınları öldür. Seni unutayım derken, onları sevemem.. Bilirsin uzun iş unutmak ve bunun için ölmek gerek. Ne zaman ölmeyi istesek, Yaşamayı sevdiren şeyler çıkıyor karşımıza. Umut ettirecek işler geliyor başıma. Ne zaman ölecek olsam, Bir intiharın eşiğinde yarı baygın buluyorum kendimi. Etrafımda ilaç şişeleri, içki şişeleri. Üzerine nefesimin bulaştığı ipler, Bir ilmek daha, Bir düğüm daha oluyor boğazıma. Yerde yatıyor, İyileşmek için tüketilmiş gibi şişeler.. Duvarda, "İyiki yapmadın" diyen bir resim sana ait, Ve "yapamadım" diyen bir resim daha bana ait.. İyiki, diyen hiç bir resim yok bize ait.. Sanki o baygınlıkta yaşanıyor herşey, İyiki diyip üzerime geliyorsun karelerin içinden sıyrılıp. Beni intihar değil, sen öldüreceksin sanıp keyifleniyorum. Sarılıyorsun, ne olur yapma. Dedim ya umutlanıyorum, Yüzün yüzüme değiyor, ten değiştiriyorum. Ve gözlerin biraz daha yaklaştıkça gözlerime, Bakış açım yerle bir olup, Bakamadığım açlar yerle gök oluyor. Afrika'da simit satmış bir çocuğun neşesi var gözlerinde, -Gelme.. Diyorum gelmiyorsun, afferin. Ve ben elimde kalem kağıt seni anlatırken buluyorum kendimi. Kalem kağıtla bulmasam kendimi, Kirpiklerimi koparır şekiller çizerdim sana benzeyen.. Kirpiklerim olmasa ağlardım, eksiksiz. Bekliyorum, Seni bekliyorum. Ölüm gibi işte, Nasıl olsa geleceksin, Ve ben, senden önce ölmüş olmak istemiyorum, hepsi bu. Yalan, Hepsi bu değil. Dahası var ama, gereği yok.
 
İmkansız değildir bir kalabalığın aynı anda, aynı şeyi düşünmesi. Sen aralarından geçmişsen eğer..
 
Uçmak'tan nefret eden bir kuş da olurum, kapatacaksan göğüs kafesine.
 
Geri