Enteresan kitaplar kesfettim onlara dustum bu sira. Ve de 8 9 senedir ikinci kez su an birisiyle bi yatagi paylasmaya calisiyorum. Ilki basarisizdi baya. Bir arkadasti regl de olmustum uyandirmamak icin ses cikarmiyorum ama agridan kivraniyorum, birisi var yanimda filan onun gerginligi. Ne geceydi dayanamayip kalkip gidip calisma odasinda sabahlamıştım aglayarak. Simdi ikincisinde de isik ayarini kistim burada serzeniste bulunuyorum. Yine gerginim ama nazaran iyi haldeyim. Unutmuyorum yurtta kaldigimda herkesi masal dinleyerek uyutmaya alıştırmıştım. Buna isteyerek ve severek mi alıştılar yoksa bir nevi hayatta kalabilmek icin adaptasyona mi ugradi arkadaslar, emin degilim. Biri basima gelip dikildiğinde sicrayarak uyanirdim. Yatagimin yaninda komodinim vardi üstünde hep mum ve aksamdan okudugum kitap olurdu, kizlar bakmak icin sessizce yanasip basimda durduğunda korkup uyanıyordum. İcki sokuyorduk yurda, icince kendi yatağımda uyumayacağım diye ağlıyordum. Şehriban isimli dağ çiçeğim vardi, yörüngede olmadigimi hissettiği gecenin sonlarında beni yalnız bırakmamak için yanımda uyumayı teklif ederdi. Hayır diyemezdim. Kızlar severdi böyle şeyleri, hayır demek olmazdı, sevgisizlik göstergesiydi. Şehriban yanımda uyuyakalana kadar numara yapar sonra sessizce kalkar gider sabahlardim. Ne bileyim ya mesela nasıl makara geçildiğini animsiyorum; uyanınca uyku sersemi elimi tutturuyormusum hatunlara uyuyana kadar göndermiyormusum filan. Bi gün sevgi uyuyakalmisim diye uyandirip yatağa sokmak istemis beni, elimi tut okşa, demişim. Serefsizlerin makarasi cok eglendiriyordu beni. Zaten genel olarak makara ve serefsizler eglendiriyor beni. Çok dönerdi geyiği uykularımın. Vay be, acaba simdi nasil uyuyorum? Iki uc senedir yalniz yasadigim icin bihaberim birisi dikilince sicriyor muyum, biri seslendiginde ellerini tutup basimda bekletip uyuyor muyum diye.
Zaten niye uyuyoruz ki oğlum ya. Hazırlığı var, hazırlanıp da kör diplere dalması o dalgınlıktan çıkma çabası var. Uyumadan önce pencereden aya bakıp onunla birbirmizin varlık bilincine varmadan uyumadigim geceleri de animsiyorum ama oluşum süreci yurt olmadigi icin bu cümleyi tamamlamama bilgisiyle tamamliyorum.
Hem zaten yazarken annem dürtüyor bir yandan, gelmişsin buraya kadar benimle uyumak varken ne tutturuyorsun koltukta uyuyacağım, diye sitem ederken ayaklarıma dokunuyor ayaklarıyla. İcim ıslak mermere atılan izmaritin ıslanmasına sahit olmusum gibi absürt ve mesafeli bulantiya maruz kaliyor. Bunlarin hiçbirinin annemle alakasi olmadigini biliyorum. Annem de biliyor olmali ki sen cocukken boyle miydin diye gecmisle bugun arasinda amacsiz sorgu suale kapiliyor. Hatta bunlari yazarken muhtemelen kafasindaki konu degismis yerini yarinin yemegine vs birakmistir.
Bazen her insanla münasebet uzaktan güzel. Sevmesi de uzaktan ve teması. Ne bileyim ne bu laflar? Neyse yurttaki uyku hallerimi anmis oldum. Zaten bilinmeyen her seye tavlanıyor şu sıra bikkinliklarim. Acaba "her insan" bi anlatim bozuklugu muydu? Ummmmm,
İyi geceler
Öpücükler