Lise sonda bir radyo kanali kesfetmistim radyo shema diye, "sevgi ve esenligin kanalı" :p Baktım klasik müzikler ve enteresan melodiler var, arada huşu düzleminde olduğunu konuşmasıyla belli edebilecek kadar yumuşak sesli bir hatun incilden alıntılar yapıyor. Sonra ben baya takilmaya başladım bu kanala, pazar günleri gün içinde iki defa kiliseden canli vaaz dinletirlerdi dinlerdim, kanala bağlanan insanların hristiyan olma süreçlerine kulak verirdim. Aradan aylar geçti, internette biraz takılırken buldum birilerini. Hemen bi buluşma ayarladik, okul çıkışıma geldiler lise yakinlarinda oturduk. Bu shima kanalindakiler, ayni zamanda internette hristiyanlik adina bircok bilindik sitenin sahipleri. Neyse, tanisiyoruz sohbet ediyoruz güzel güzel. Biliyorum amaclari hristiyanligi yaymak vs, bilmiyorlar tabii cok yanlis insana caba sarf ettiklerini. Ben de canıma minnet, ne ögrenirsem ögreneyim takılayım gezeyim kiliseleri filan diye bakiyorum olaya. Sirf eglencesine, bir de sohbetleri ve birikimleri cok iyi, bu. Bana incil, kitaplar, filmler getiriyorlar pazar günleri kiliselere gidiyoruz, gel radyoda sana program ayarlayalim diyorlar. Diyorum nasil olur ben hristiyan degilim, inanmadigim seyi mi anlatayim? Yok diyorlar sen felsefeden bahsedersin cok nihilistlere kaymadan, sezgiciler belki filan diye. Neyse gel zaman git zaman biz bu arkadaslarla baya görüşüyoruz, neredeyse hepsi yabanci zaten evli barkli insanlar. Aralarinda bi türk var murat, benim mailime dönüs yapan ilk insan. Farkli bi mantalitedeydi o da, benim isa'm hristiyan kelimesine kurban gidemeyecek kadar özel aslinda her sey sembolik, derdi. Fikirleri en cok onun sarıyordu, mantikli gelmiyordu ama farkliydi. Bu benim icin tek ölçüt. Sonra birden ne oldu hatirlamiyorum. Zaten tüm bu üç beş aylık sürecide unutmus beynim, bu gece kilise müziği dinlerken ansizin hatirladim aa dedim böyle insanlar vardi. Hatta baktim numaralari olsaydi ulasacaktim ama insanlari kaydetmeme huyumdan mutevellit ucmuslar. Telefon kullanmayi biraktigim o surecle es zmnli gelismis olabilir. Gerci hep böyle ansizin yok oluyor bir seyler, ansizin girmenin sonucu bu olsa gerek. Ne ben ne o insanlar bir şey fark etmiyoruz. İste bu gibi durumlarda hafizam ile zaman algimin senkronizasyon konusunda ne kadar vasat oldugunu anliyorum ve bu aksaklik mutlu ediyor beni. Birkac sene öncesinde yasadigim seyin sanki ömürler boyu uzakta ve tek tük kalmasini, animsanan bi koku gibi, seviyorum.
Velhasil kelam kilise müziklerinin kesinlikle aydinlikla bi alakasi var ama aydinlanmanin asla hristiyanlikla alakasi yok.
tatli rüyalar "tanri kuzulari".