Başörtülü öğrenci,Kara Harp Okulu'nda bir ilk

Konu sahibi son olarak 1246 gün önce görüldü
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Ben de öyle dedim de bi arkadas "üst aramalarında ananı bacını erkek asker arasa hoşuna gider mi, avaradini avuclasalar iyi mi olur" dedi bana. Kadın asker sivil kadın ellemek için lazımmış.

İşin bir de o kısmı var .. Kadın güvenlik görevlileri de olması lazım değil mi ?
 
başörtü mevzusu bitmez bu ülkede
 
Ordudan çekin elinizi artık.Siyasi rant yuvanıza dönüştürdünüz.
 
neden yazık ben onu anlamadım
başörtülü insan asker olamaz mı hakim olamaz mı yada bir devlet kurumunda çalışamaz mı
yapmayın bu kadarda ABARTMAYIN!
 
neden yazık ben onu anlamadım
başörtülü insan asker olamaz mı hakim olamaz mı yada bir devlet kurumunda çalışamaz mı
yapmayın bu kadarda ABARTMAYIN!
Anlamıyorsun zaten. Anlamak da istemiyorsun. İlkokul öğrencisine anlatır gibi anlatayım. Türbanı neden takıyorsun? Din emretti. İslam gereği. Peki din senin subay olmana izin verir mi? Ben er olacam erkek olarak, sen kadın başinla teğmen olup bana emir vereceksin? Sen kimsin? Madem başını acamayacak kadar dini yönün kuvvetli (eyvallah basimla beraber) oturacan evinde cikmayacaksin er içine. Yok öyle kafana göre din kafaya göre kadın hakkı.
 
İnsanların özgür tercihlerine saygı duymak gerekir.Herkes istediği kılık kıyafetle özgürce bulunabilmeli.İşin gereklerine uygun giyim buna müsaitse elbette özgürlük herkesin hakkı.Ancak bundan kar elde etmeye, siyasi nema gözetmeye çalışanları bunun dışında tutuyorum.Kadınları zorla çuvalla sokan zihniyete hiç girmiyorum bile.
 
Anlamıyorsun zaten. Anlamak da istemiyorsun. İlkokul öğrencisine anlatır gibi anlatayım. Türbanı neden takıyorsun? Din emretti. İslam gereği. Peki din senin subay olmana izin verir mi? Ben er olacam erkek olarak, sen kadın başinla teğmen olup bana emir vereceksin? Sen kimsin? Madem başını acamayacak kadar dini yönün kuvvetli (eyvallah basimla beraber) oturacan evinde cikmayacaksin er içine. Yok öyle kafana göre din kafaya göre kadın hakkı.

anlamak istemiyorsun değil olay ilk okul mezununa anlatır gibi anlatmana gerek yok. senin karşında ilkokul zihnine sahip biri de yok önce bu kelimelere dikkat ediyoruz sonra geliyoruz asıl mevzuya.

İslâm'a göre, kural olarak kadın, ev içinde ve dışında çalışabilir; biraz araştırıp cevap versen keşke kafana göre yok kapalı kadınsan evde oturucaksın gibi tırıvırılarla gelme karşıma istersen araştırmadan sağdan soldan duyduğun kafana göre yorumlarla yürümez bu işler
 
anlamak istemiyorsun değil olay ilk okul mezununa anlatır gibi anlatmana gerek yok. senin karşında ilkokul zihnine sahip biri de yok önce bu kelimelere dikkat ediyoruz sonra geliyoruz asıl mevzuya.

İslâm'a göre, kural olarak kadın, ev içinde ve dışında çalışabilir; biraz araştırıp cevap versen keşke kafana göre yok kapalı kadınsan evde oturucaksın gibi tırıvırılarla gelme karşıma istersen araştırmadan sağdan soldan duyduğun kafana göre yorumlarla yürümez bu işler
Asker olur mu askeeeeer? Lafa bak evden çıkabilirmis! Dinini bilmez din satar bezirgan
 
Asker olur mu askeeeeer? Lafa bak evden çıkabilirmis! Dinini bilmez din satar bezirgan

neden olmasın ?
kurtuluş savaşında cephede yada cephe gerisinde savaşmış kadınlarımız var o zamanlar oluyordu da şimdi mi olmuyor olamıyor erkeklik duyguların mı kabardı?
bana bir tane ordusunda kadın asker olmayan devlet gösterir misin?
dinini bilmez diyorsun da sen çok mu biliyorsun kafana göre yorum yapmakla din bilgini olunmaz.
 
İnsanların özgür tercihlerine saygı duymak gerekir.Herkes istediği kılık kıyafetle özgürce bulunabilmeli.İşin gereklerine uygun giyim buna müsaitse elbette özgürlük herkesin hakkı.Ancak bundan kar elde etmeye, siyasi nema gözetmeye çalışanları bunun dışında tutuyorum.Kadınları zorla çuvalla sokan zihniyete hiç girmiyorum bile.

Askerlik özgürlüklerini yaşayabileceğin bir kurum değil, zorla eğitim verilir, zorla sabahın köründe kalkılır, zorla sürünülür, zorla yatılır, zorla kalkılır, zorla diş bile fırçalatılır.
Tek tip giyinilir, zorla giyinilir, donundan çorabına kadar herkes aynı giyinir.
 
neden olmasın ?
kurtuluş savaşında cephede yada cephe gerisinde savaşmış kadınlarımız var o zamanlar oluyordu da şimdi mi olmuyor olamıyor erkeklik duyguların mı kabardı?
bana bir tane ordusunda kadın asker olmayan devlet gösterir misin?
dinini bilmez diyorsun da sen çok mu biliyorsun kafana göre yorum yapmakla din bilgini olunmaz.
Demagoji bana işlemez reis.
İslamda diyorum İslam'da kadın asker var mı. Kurtus savaşı yanlış örnek. O vatan savunmasında sivil inisiyatiftir. Ve onların kafasındaki türban değildir. Arap tarzı, siyasal İslam'la moda oldu.

"Neden olmasın" dersen bu kişisel fikrin olur. Din kişisel fikirlerle yaşayan bir olgu degildir. İlmine bilimine inadigin ve kadının örtünmesi geregi konusunda hiç bir tereddütü olmayan hiç bir din adamı sana asker kadın icin cevaz vermez.

Katta "bana dünyayı bagislasaniz bir gün bile kızımı okula göndermem" diyen" adam (Mahmut muydu ne karın ağrısı) sizden çok daha samimi inanadir. Orası burası oynamıyor. Kısas biliyor. Cihad biliyor. Ve pektabi İslam'da kadının yerini biliyor. Allah razı olsun araç kullanma hakki bile verdiler. Daha ne olsun
 
Bunlar ılımlı reformcu çağdaş müslüman
 
Işin sonuna bak sen.
 
Merhabalar Sevgili aegishjalmur, Benim ilk postumda asıl belirttiğim hususlardan biri bayanın hayatın işlevindeki yeridir. Bir bayan okuyamaz ve çalışamaz diyen kişinin karısını illaki bayan doktora götürmek istemesi, Bir bayan okuyamaz ve çalışamaz diyen kişinin kızına bayan öğretmenin özel ders vermek istemesi, bir bayan okuyamaz çalışamaz diyen kişinin arama yaparken kızına bayan personelin arama yapmasını istemesi çelişkilerinden dolayıdır. Bu bayanın yaptığı meslek kolunun ne olduğu önemli olmadığı kadar giyim kuşamınında önemli olmadığını belirtmek istememdir. Bayanın başı türbanlı diye okul okuyamaz, çalışamaz, askeri personel olamaz, polis olamaz diye bir şey yoktur. Kılık kıyafet yönetmeliğinde ne geçiyorsa buna uyma zorunluluğu vardır. Bayanın her zaman hayatımızdaki işlevi erkeklerle eş değerdir. Söylediklerimin bu kadar çarpıtalacağı aklıma bile gelmezdi. Kolluk kuvveti olarak özel güvenlik statüsündekilerin arama (Adlî ve Önleme Aramaları Yönetmeliği Madde 21) görevleri olmadığı için genel olarak Asker ve Polis olarak yazmıştım. 2008 yılında şırnakta görev yapmış biri olarak sınırda bulunan karakolda görevliydim. O dönem silopideki birlikte yetkili olmam sebebiyle devir teslim işlemlerine elbettki bende katıldım ve piyadeye teslim ettiğimizden sana katılıyorum. Piyade de kadın subay olup olmadığını bilmiyorum. 14 yıllık bir meslek hayatın askeriyenin içinde geçmiş ise benden kat be kat askeri konuları daha iyi bilirsin. Buna sebebtir ki Askerler Askeri Ceza kanununda yargılanır, Siviller TCK ile yargılanır. Askeri hakimler TCK'dan anlamaz, Adli yargı hakimleri de ACK'dan anlamaz. (Son dönemdeki değişiklikten önce)

Diğer bir mevzu ise bunu bizzat sorduğum şuan görevde olan muvazzaf bir subaydan aldığım cevabın aynısı ''Eğer o an görevde olan bir bayan subay var ise, bayan astsubay sınıfından kimse yok ise arama işlemini yapma durumu söz konusudur.''

Diğer bir hususta arama işini askeri yada emniyet personeli olarak bayan biri yok ise mevcut konuma yakın bir hastane veya okula giderek (Memur stasüsünde olan) bir bayana yaptırabilir. Hiç bir zaman bir erkek bir bayana el temasında bulunarak arama yapamaz. Ancak elleyerek değil de metal dedektörü ile arama yapma hakkına sahiptir. Bu bayanın hukuki ve yasal hakkıdır ve kendini aratmayabilir. Çantası var ise çantasının içindekilerini yere döker. Aski durumda bayana zorla elleyerek arama yapılması tacize girer arama yapan personel hakkında adli soruşturma başlatılır.


İlk postumdaki örneği ben misal olarak vermiştim. Sınırdaki bayanı örnek olarak göstermemdeki amaç tüm kolluk birimlerini kapsamış olması sebebiyle işleyişi göstermemdi. Bu örnekler çoğaltılabilir. Elleme konusunun bu kadar farklı lanse edileceğini gerçekten tahmin bile edemezdim. Bu sebeple alınan kırılan olduysa ve sürçü lisan ettiysek affola. Mesajlarının saygı çerçevesinde hakaret, tehdit ve aşağılama olmaması sebebiyle teşekkür ediyorum :)
 
Türbanlı asker olur. Ama bunun İslam'la değil modayla alakası vardır.
 
Merhabalar Sevgili aegishjalmur, Benim ilk postumda asıl belirttiğim hususlardan biri bayanın hayatın işlevindeki yeridir. Bir bayan okuyamaz ve çalışamaz diyen kişinin karısını illaki bayan doktora götürmek istemesi, Bir bayan okuyamaz ve çalışamaz diyen kişinin kızına bayan öğretmenin özel ders vermek istemesi, bir bayan okuyamaz çalışamaz diyen kişinin arama yaparken kızına bayan personelin arama yapmasını istemesi çelişkilerinden dolayıdır. Bu bayanın yaptığı meslek kolunun ne olduğu önemli olmadığı kadar giyim kuşamınında önemli olmadığını belirtmek istememdir. Bayanın başı türbanlı diye okul okuyamaz, çalışamaz, askeri personel olamaz, polis olamaz diye bir şey yoktur. Kılık kıyafet yönetmeliğinde ne geçiyorsa buna uyma zorunluluğu vardır. Bayanın her zaman hayatımızdaki işlevi erkeklerle eş değerdir. Söylediklerimin bu kadar çarpıtalacağı aklıma bile gelmezdi. Kolluk kuvveti olarak özel güvenlik statüsündekilerin arama (Adlî ve Önleme Aramaları Yönetmeliği Madde 21) görevleri olmadığı için genel olarak Asker ve Polis olarak yazmıştım. 2008 yılında şırnakta görev yapmış biri olarak sınırda bulunan karakolda görevliydim. O dönem silopideki birlikte yetkili olmam sebebiyle devir teslim işlemlerine elbettki bende katıldım ve piyadeye teslim ettiğimizden sana katılıyorum. Piyade de kadın subay olup olmadığını bilmiyorum. 14 yıllık bir meslek hayatın askeriyenin içinde geçmiş ise benden kat be kat askeri konuları daha iyi bilirsin. Buna sebebtir ki Askerler Askeri Ceza kanununda yargılanır, Siviller TCK ile yargılanır. Askeri hakimler TCK'dan anlamaz, Adli yargı hakimleri de ACK'dan anlamaz. (Son dönemdeki değişiklikten önce)

Diğer bir mevzu ise bunu bizzat sorduğum şuan görevde olan muvazzaf bir subaydan aldığım cevabın aynısı ''Eğer o an görevde olan bir bayan subay var ise, bayan astsubay sınıfından kimse yok ise arama işlemini yapma durumu söz konusudur.''

Diğer bir hususta arama işini askeri yada emniyet personeli olarak bayan biri yok ise mevcut konuma yakın bir hastane veya okula giderek (Memur stasüsünde olan) bir bayana yaptırabilir. Hiç bir zaman bir erkek bir bayana el temasında bulunarak arama yapamaz. Ancak elleyerek değil de metal dedektörü ile arama yapma hakkına sahiptir. Bu bayanın hukuki ve yasal hakkıdır ve kendini aratmayabilir. Çantası var ise çantasının içindekilerini yere döker. Aski durumda bayana zorla elleyerek arama yapılması tacize girer arama yapan personel hakkında adli soruşturma başlatılır.


İlk postumdaki örneği ben misal olarak vermiştim. Sınırdaki bayanı örnek olarak göstermemdeki amaç tüm kolluk birimlerini kapsamış olması sebebiyle işleyişi göstermemdi. Bu örnekler çoğaltılabilir. Elleme konusunun bu kadar farklı lanse edileceğini gerçekten tahmin bile edemezdim. Bu sebeple alınan kırılan olduysa ve sürçü lisan ettiysek affola. Mesajlarının saygı çerçevesinde hakaret, tehdit ve aşağılama olmaması sebebiyle teşekkür ediyorum :)

Eyvallah, asıl ben teşekkür ederim
 
Tamam o zaman. Demek ki herkes türbanın fular gibi bir aksesuardan öte birşey olmadığı konusunda hemfikir. O zaman sorun yok.
 
Merhabalar Sevgili aegishjalmur, Benim ilk postumda asıl belirttiğim hususlardan biri bayanın hayatın işlevindeki yeridir. Bir bayan okuyamaz ve çalışamaz diyen kişinin karısını illaki bayan doktora götürmek istemesi, Bir bayan okuyamaz ve çalışamaz diyen kişinin kızına bayan öğretmenin özel ders vermek istemesi, bir bayan okuyamaz çalışamaz diyen kişinin arama yaparken kızına bayan personelin arama yapmasını istemesi çelişkilerinden dolayıdır. Bu bayanın yaptığı meslek kolunun ne olduğu önemli olmadığı kadar giyim kuşamınında önemli olmadığını belirtmek istememdir. Bayanın başı türbanlı diye okul okuyamaz, çalışamaz, askeri personel olamaz, polis olamaz diye bir şey yoktur. Kılık kıyafet yönetmeliğinde ne geçiyorsa buna uyma zorunluluğu vardır. Bayanın her zaman hayatımızdaki işlevi erkeklerle eş değerdir. Söylediklerimin bu kadar çarpıtalacağı aklıma bile gelmezdi. Kolluk kuvveti olarak özel güvenlik statüsündekilerin arama (Adlî ve Önleme Aramaları Yönetmeliği Madde 21) görevleri olmadığı için genel olarak Asker ve Polis olarak yazmıştım. 2008 yılında şırnakta görev yapmış biri olarak sınırda bulunan karakolda görevliydim. O dönem silopideki birlikte yetkili olmam sebebiyle devir teslim işlemlerine elbettki bende katıldım ve piyadeye teslim ettiğimizden sana katılıyorum. Piyade de kadın subay olup olmadığını bilmiyorum. 14 yıllık bir meslek hayatın askeriyenin içinde geçmiş ise benden kat be kat askeri konuları daha iyi bilirsin. Buna sebebtir ki Askerler Askeri Ceza kanununda yargılanır, Siviller TCK ile yargılanır. Askeri hakimler TCK'dan anlamaz, Adli yargı hakimleri de ACK'dan anlamaz. (Son dönemdeki değişiklikten önce)

Diğer bir mevzu ise bunu bizzat sorduğum şuan görevde olan muvazzaf bir subaydan aldığım cevabın aynısı ''Eğer o an görevde olan bir bayan subay var ise, bayan astsubay sınıfından kimse yok ise arama işlemini yapma durumu söz konusudur.''

Diğer bir hususta arama işini askeri yada emniyet personeli olarak bayan biri yok ise mevcut konuma yakın bir hastane veya okula giderek (Memur stasüsünde olan) bir bayana yaptırabilir. Hiç bir zaman bir erkek bir bayana el temasında bulunarak arama yapamaz. Ancak elleyerek değil de metal dedektörü ile arama yapma hakkına sahiptir. Bu bayanın hukuki ve yasal hakkıdır ve kendini aratmayabilir. Çantası var ise çantasının içindekilerini yere döker. Aski durumda bayana zorla elleyerek arama yapılması tacize girer arama yapan personel hakkında adli soruşturma başlatılır.


İlk postumdaki örneği ben misal olarak vermiştim. Sınırdaki bayanı örnek olarak göstermemdeki amaç tüm kolluk birimlerini kapsamış olması sebebiyle işleyişi göstermemdi. Bu örnekler çoğaltılabilir. Elleme konusunun bu kadar farklı lanse edileceğini gerçekten tahmin bile edemezdim. Bu sebeple alınan kırılan olduysa ve sürçü lisan ettiysek affola. Mesajlarının saygı çerçevesinde hakaret, tehdit ve aşağılama olmaması sebebiyle teşekkür ediyorum :)

Başlangıç olarak arap emperyalizminin ve Türk kimliğinin arasında sıkışmış durumdasınız. Türk kimliğinizden uzaklaşıp araplaşıyorsunuz. Türklerde kadın el üstünde tutulur, katun kelimesinin kökenini arayabilirsiniz. Türklerde kadınlar devlet yönetiminde yer alabilir ve savaşabilirdi. Ancak eski türk adetlerine göre kadının savaşta esir düşmesi büyük bir utanç olduğundan savaşlarda yer almazlardı. Türk gibi davranıp askere alıp arap gibi giydiriyorsanız bu işte bir terslik vardır.

İkincisi yönetmeliğe göre kadının üzeri aranmaz veya kadının üzerini sadece kadın arayabilir gibi bir iddia komiktir. Kadının üzerini kadının araması nezaketen oluşan bir durumdur ve geçerliliği yoktur. Bir erkek polis sokakta şüpheli bir kadın gördüğünde etrafta kadın polis mi yoksa metal dedektörü mü arayacak ?

Elbette kadının giyim ve kuşamına saygımız sonsuz ancak bir topluma örtünmeyi empoze etmeye çalışıyorsunuz. Bugün öğretimde başörtü serbest bırakıldı. Okulların önünden geçtiğimde henüz kendi dilini okuyamayan çocukların başörtü taktığını görüyorum. Sizce o çocuklar başörtüsünü kuranı ve islamı anlayarak mı yoksa ailesinin zoruyla mı takıyorlar ?

Bende askerliğimi İzmir'de 1000'den fazla subay ve astsubayın arasında yaptım. O bin kişiden sadece 3 tanesi kadındı. Sayının azlığını anlıyorsunuz ve o başörtüsü islam için takan bir kadının inanışına göre o kadar erkeğin arasında durması dinen caiz değildir.

Suudiler kadınlara araba kullanma hakkını verdi diye kadınların arabalara binebildiğini mi sanıyorsunuz? Bir karar aldığınızda bunu topluma yaymanız en az 10 yıl sürer. Bundan 10 yıl sonra kılık kıyafet yönetmeliği erkeklere sakal ve kadınlara başörtü zorunluluğu getirdiğinde bu tozpembe hayallerin boşuna olduğunu görürsünüz.

Başörtülü bir doktor, mühendis ve avukat olabilir ama başörtülü bir subay saçmalıktır. Bunu ben değil bizzat islamın kendisi söylüyor.
 
Askerlik özgürlüklerini yaşayabileceğin bir kurum değil, zorla eğitim verilir, zorla sabahın köründe kalkılır, zorla sürünülür, zorla yatılır, zorla kalkılır, zorla diş bile fırçalatılır.
Tek tip giyinilir, zorla giyinilir, donundan çorabına kadar herkes aynı giyinir.
Bazı duumlar bu dediğinize engel değildir.Neyse.Öncelikle burada durumu kısaca açıklamaya çalışacağım. Başlamadan evvel şunu belirtmeliyim ki burada siyasi bir rant olunduğu gerçeğinden hareketle, bu durumun sonuçlarınıda iyi idrak etmekte fayda vardır.


Bu yazımı neden yazdım? Kendimce buna açıklık getirmeliyim.Bunu da iki başlık altınca yazacağım.

1.Anayasal Hüküm
2.Tarihsel Analiz.

1.Anayasal Hüküm gereğince: Türkiye Cumhuriyeti Devleti Laik esaslarına göre yönetilen bir devlettir.
Laiklik nedir?
Kısaca laiklik:Herkes, vicdan, dini inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir. (Md.24)
Kimse, ibadete, dini ayin ve törenlere katılmaya, dini inanç ve kanaatlerini açıklanmaya zorlanamaz; dini inanç ve kanaatlerinden dolayı kınanamaz (md.24)
İbadet hürriyeti ise kişinin inandığı dinin gerektirdiği, ayin ve törenleri serbetsçe yapabilmesidir.
Anayasaya göre "14 madde hükümlerine aykırı olmamak şartıyla ibadet, dini ayin ve törenler serbesttir.
Dileyen 14.md bakabilir.

.Kılık-kıyafeti kişiler arasında üstünlük,kanuni iş ve işlemler de sıkıntı yaratmaması dışında; yahut dini bir takım ünvanları kast edercesine, hiçbir kanuni vazifesi olmaksızın, eşitlik anlayışına ters gelen bir şekilde toplum içinde anlamsız bir hiyerarşiye yol açması sakıncasına neden açmaması koşuluyla, kişilerin ibadetlerini yansıtan kıyafetler giyinmesi bence son derece insanı ve haktır.Çünkü, eğer Anayasa laiklik ilkesini benimsemişse bunun getiriside budur.

2.TARİHSEL ANALİZ:Türkiye'nin siyasi geçmişine baktığımızda (özelikle 45 den sonrası yükselen ivmeyle birlikte) görülen şu ki,dinin siyasete bulaştırılmasında en büyük etkenlerden biri de, geçmişten gelen haklı endişeler neticesinde, dini yaşayışlarda uygulanan orantısız kısıtlamalardır.Bu kısıtlamalar akabinde yükselen seslerden nemalanmak isteyen siyasi aktörlerin ortaya çıkması ta o günlerden mirastır.Daha geçmişe gidersek.Tüm aşırılıkların temelinde kıstlanan özgürlükler vardı.

Şimdi sizin askerlik gereklerini icra etmede, kıllık kıyafetin önemi iddianıza gelirsek.Doğruluk payı kısmen var.Her kurum ve kuruluş, işin gereklerine uygun kılık ve kıyafet, iş disiplini, hiyerarşik komuta zincirine eksiksiz riayet etmekle, kanunlar çerçevesinde,mükelleftir.İşin gerekleri, kurumun kültürü, ihtiyaç ve beklentilere uygun hal ve tavır, düzenin sağlığı açısından elzemdir.
Anayasa, kanun, tüzük, yönetmelik, mevzuat vs.gibi unsurlara riayet edikdiği müddetçe, kişiler hür ve özgür iradesini kulanmakta serbesttir.
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri