Askerlik özgürlüklerini yaşayabileceğin bir kurum değil, zorla eğitim verilir, zorla sabahın köründe kalkılır, zorla sürünülür, zorla yatılır, zorla kalkılır, zorla diş bile fırçalatılır.
Tek tip giyinilir, zorla giyinilir, donundan çorabına kadar herkes aynı giyinir.
Bazı duumlar bu dediğinize engel değildir.Neyse.Öncelikle burada durumu kısaca açıklamaya çalışacağım. Başlamadan evvel şunu belirtmeliyim ki burada siyasi bir rant olunduğu gerçeğinden hareketle, bu durumun sonuçlarınıda iyi idrak etmekte fayda vardır.
Bu yazımı neden yazdım? Kendimce buna açıklık getirmeliyim.Bunu da iki başlık altınca yazacağım.
1.Anayasal Hüküm
2.Tarihsel Analiz.
1.Anayasal Hüküm gereğince: Türkiye Cumhuriyeti Devleti Laik esaslarına göre yönetilen bir devlettir.
Laiklik nedir?
Kısaca laiklik:Herkes, vicdan, dini inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir. (Md.24)
Kimse, ibadete, dini ayin ve törenlere katılmaya, dini inanç ve kanaatlerini açıklanmaya zorlanamaz; dini inanç ve kanaatlerinden dolayı kınanamaz (md.24)
İbadet hürriyeti ise kişinin inandığı dinin gerektirdiği, ayin ve törenleri serbetsçe yapabilmesidir.
Anayasaya göre "14 madde hükümlerine aykırı olmamak şartıyla ibadet, dini ayin ve törenler serbesttir.
Dileyen 14.md bakabilir.
.Kılık-kıyafeti kişiler arasında üstünlük,kanuni iş ve işlemler de sıkıntı yaratmaması dışında; yahut dini bir takım ünvanları kast edercesine, hiçbir kanuni vazifesi olmaksızın, eşitlik anlayışına ters gelen bir şekilde toplum içinde anlamsız bir hiyerarşiye yol açması sakıncasına neden açmaması koşuluyla, kişilerin ibadetlerini yansıtan kıyafetler giyinmesi bence son derece insanı ve haktır.Çünkü, eğer Anayasa laiklik ilkesini benimsemişse bunun getiriside budur.
2.TARİHSEL ANALİZ:Türkiye'nin siyasi geçmişine baktığımızda (özelikle 45 den sonrası yükselen ivmeyle birlikte) görülen şu ki,dinin siyasete bulaştırılmasında en büyük etkenlerden biri de, geçmişten gelen haklı endişeler neticesinde, dini yaşayışlarda uygulanan orantısız kısıtlamalardır.Bu kısıtlamalar akabinde yükselen seslerden nemalanmak isteyen siyasi aktörlerin ortaya çıkması ta o günlerden mirastır.Daha geçmişe gidersek.Tüm aşırılıkların temelinde kıstlanan özgürlükler vardı.
Şimdi sizin askerlik gereklerini icra etmede, kıllık kıyafetin önemi iddianıza gelirsek.Doğruluk payı kısmen var.Her kurum ve kuruluş, işin gereklerine uygun kılık ve kıyafet, iş disiplini, hiyerarşik komuta zincirine eksiksiz riayet etmekle, kanunlar çerçevesinde,mükelleftir.İşin gerekleri, kurumun kültürü, ihtiyaç ve beklentilere uygun hal ve tavır, düzenin sağlığı açısından elzemdir.
Anayasa, kanun, tüzük, yönetmelik, mevzuat vs.gibi unsurlara riayet edikdiği müddetçe, kişiler hür ve özgür iradesini kulanmakta serbesttir.