yağlı poğaça + çay + meyve suyu + sigara

🟢 Konu yazarı şu anda aktif
bu arada en sevdiğim poğaça türü, içinde kaşar olmayan ama ısırınca kendini kaşarlı poğaça yiyormuşçasına mutlu hissettiğin poğaça.
kahvaltı yapmayı sevmeyen biri olarak, kahveden önce bir şey atıştırmam şart.
bu yüzden poğaça ve çay kombinasyonu uyguluyorum.
ne yapalım elit bir insan olarak bizim de böyle varoş sevdalarımız mevcut
 
Hem cay hem meyve suyu mu

o kadar da değil, bir kesim poğaça çay tercih ederken, bir kesim poğaça meyve suyu tercih ediyor. hele ki bu meyve suyu da vişneli ise eyvahlar olsun. metrobüse binecek olanlar muhtemelen çay içme imkanları olmadıkları için meyve suyunu tercih etmek zorunda kalıyorlar. bu resmen meşru intihar, böyle bir ritüeli bu ülkeye alıştıran ilk kimdi gerçekten merak ediyorum. bir de fakirlik belirtisi değil mi ? direk akıllarda bu intibayı oluşturuyor.
 
En güzeli piknik bisküvi vardı eskiden biliyor musunuz ? Yanına da vişne suyu Mis sjsjsjs
 
Kahvaltıda meyve suyu içiyorum evde. İş yerine gelince de arkadaşlarla çay. Hamur işi sevmem. sigarayı da bıraktım.
 
Plasiyer kahvaltısı. Ağızda sası bir tat bırakır.
Bkz: sası
 
Yorumlar ışığında yazmam durumunda “al bunu da al al al al” diye üstüme çöküleceğini düşündüğüm konu başlığı. Olsun. Yani gören de bu arkadaşları her sabah robdöşambrını giyip, pachabel eşliğinde şampiyonların kahvaltısını yapıyor, kumrulara bir kap su bırakıyor zannedecek. Ne yiyelim wq sabahın köründe, serpme kahvaltı mı yapalım daracık zamanda. Belki acelesi vardır, belki kahvaltı hazırlayacak kimsesi yoktur. Belki sadece seviyordur. Evet, belki sadece poğaça seviyordur, olamaz mı?. El yükseltiyorum hatta; kahvaltı için oturmuyorum bile; araba kullanırken yağlı poğaçamı yiyip çilekli Ülker link içiyorum.
Şunu kabul edelim, kalitesiz yaşamaya mahkum edildiğimiz kadar kalitesiz yaşamayı da tercih ediyoruz. Ne kaliteli uyuyabiliyor ne de kaliteli beslenebiliyoruz. Bu meselede siyasi ve ekonomik vaziyet kadar bizim tercihlerimiz de çok etkili. İşin siyasi ve ekonomik tarafı bir yana biz kendi değiştirebileceğimiz şeylere odaklanalım. Sabahları kahvaltısını Eti Cin bisküvi ve meyve aromalı içecekle yapan insanlar görüyorum. Bu bence dünyanın en pahalı kahvaltısı. O yenen ucube şeylerin bedelini bugün değil, yaşadığın her gün ödemekle kalmıyor, o ucubelerin bedelini senden doğan çocuklara da miras olarak bırakıyorsun. Ortada bu denli devasa bir maliyet varken daha hala bunu tercih eden insanların tercihlerine ne yazık ki saygı duymuyorum. Bunu Kadıköylü, pembe götlü, babasının prensesi rererö bir tipin çakma yaşam koçluğu söylemlerinden biri olarak görme lütfen.

Berbat yaşıyoruz, berbat uyuyoruz, berbat besleniyoruz. Suçu salt siyaset ve ekonomiye bağlamak bence epey kolaycı bir yaklaşım olur. Her sabah poğaça ve meyve aromalı içeceklere en aşağı 30 tl veren birisinin bu tercihini ekonomiye veya siyasi ortama bağlamak abes olur. Zamanı yoksa 5 dakika, 10 dakika erken kalkacak. Bak bu elitlik vs. değil, yaşamı ve kendini önemseme, kendine saygı duyma. Ne bileyim meyve ye, çiğ kuruyemiş ye, sütlü içecekler hazırla hiçbir şey yapamıyorsan 3-5 gün poğaça yemeyip bir beslenme uzmanından destek al. Bunlar gerçekten elitlik vs. değil. Evet, sağlıklı beslenmek çoğunlukla siyasidir ama hiç azımsanmayacak kadar da kişisel tercihtir. Aynı şey uyku için de geçerli.

Yanlış anlama lütfen. Senin özelinde söylemiyorum bunları. Genel olarak bu ülkede kalitesiz yaşamayı tercih eden çok büyük bir kitle var. İmkanları olsa dahi o imkanlar yerine daha kalitesizini kendine reva gören insanlar var. Etrafta herkes yorgun uyandığından, çok uyusa da dinç hissedemediğinden bahsediyor. 40-45 yaşında yamuluyor insanımız. Ondan sonra çuvalla ilaca mahkum oluyor. Obezite her geçen gün artıyor, kalp damar rahatsızlıklaır artıyor, mental problemler artıyor. Zihinsel ve fiziksel hemen her olguda negatif listelerin en başında yer buluyoruz kendimize. Hiç olmazsa kendimizle ilgili değiştirebileceğimiz şeylere odaklanalım.
 
Yorumlar ışığında yazmam durumunda “al bunu da al al al al” diye üstüme çöküleceğini düşündüğüm konu başlığı. Olsun. Yani gören de bu arkadaşları her sabah robdöşambrını giyip, pachabel eşliğinde şampiyonların kahvaltısını yapıyor, kumrulara bir kap su bırakıyor zannedecek. Ne yiyelim wq sabahın köründe, serpme kahvaltı mı yapalım daracık zamanda. Belki acelesi vardır, belki kahvaltı hazırlayacak kimsesi yoktur. Belki sadece seviyordur. Evet, belki sadece poğaça seviyordur, olamaz mı?. El yükseltiyorum hatta; kahvaltı için oturmuyorum bile; araba kullanırken yağlı poğaçamı yiyip çilekli Ülker link içiyorum.

dostum giyinirken sadece iki yumurta haşlayıp onu yesen bile dışarıdan alacağın poğaçadan daha iyi. ben de cips seviyorum ama zamanında 10 kg almamın sebeplerinden biri oldu… verene kadar da canım çıktı… sen 20’lik delikanlı mısın he, otuzumuzu geçtik (yükseliyorum hazır mısın) vücudumuzun bazı şeyleri kolayca tolere edebileceği yaşları çok geride bırakmasak da biraz geride bıraktık, her gün poğaça yemiceksin bro sinirlendirme beni… jdjd (ben yirmilerimde de sağlıklı beslenmeye meraklıydım gerçi-cips hariç-)
 
Şunu kabul edelim, kalitesiz yaşamaya mahkum edildiğimiz kadar kalitesiz yaşamayı da tercih ediyoruz. Ne kaliteli uyuyabiliyor ne de kaliteli beslenebiliyoruz. Bu meselede siyasi ve ekonomik vaziyet kadar bizim tercihlerimiz de çok etkili. İşin siyasi ve ekonomik tarafı bir yana biz kendi değiştirebileceğimiz şeylere odaklanalım. Sabahları kahvaltısını Eti Cin bisküvi ve meyve aromalı içecekle yapan insanlar görüyorum. Bu bence dünyanın en pahalı kahvaltısı. O yenen ucube şeylerin bedelini bugün değil, yaşadığın her gün ödemekle kalmıyor, o ucubelerin bedelini senden doğan çocuklara da miras olarak bırakıyorsun. Ortada bu denli devasa bir maliyet varken daha hala bunu tercih eden insanların tercihlerine ne yazık ki saygı duymuyorum. Bunu Kadıköylü, pembe götlü, babasının prensesi rererö bir tipin çakma yaşam koçluğu söylemlerinden biri olarak görme lütfen.

Berbat yaşıyoruz, berbat uyuyoruz, berbat besleniyoruz. Suçu salt siyaset ve ekonomiye bağlamak bence epey kolaycı bir yaklaşım olur. Her sabah poğaça ve meyve aromalı içeceklere en aşağı 30 tl veren birisinin bu tercihini ekonomiye veya siyasi ortama bağlamak abes olur. Zamanı yoksa 5 dakika, 10 dakika erken kalkacak. Bak bu elitlik vs. değil, yaşamı ve kendini önemseme, kendine saygı duyma. Ne bileyim meyve ye, çiğ kuruyemiş ye, sütlü içecekler hazırla hiçbir şey yapamıyorsan 3-5 gün poğaça yemeyip bir beslenme uzmanından destek al. Bunlar gerçekten elitlik vs. değil. Evet, sağlıklı beslenmek çoğunlukla siyasidir ama hiç azımsanmayacak kadar da kişisel tercihtir. Aynı şey uyku için de geçerli.

Yanlış anlama lütfen. Senin özelinde söylemiyorum bunları. Genel olarak bu ülkede kalitesiz yaşamayı tercih eden çok büyük bir kitle var. İmkanları olsa dahi o imkanlar yerine daha kalitesizini kendine reva gören insanlar var. Etrafta herkes yorgun uyandığından, çok uyusa da dinç hissedemediğinden bahsediyor. 40-45 yaşında yamuluyor insanımız. Ondan sonra çuvalla ilaca mahkum oluyor. Obezite her geçen gün artıyor, kalp damar rahatsızlıklaır artıyor, mental problemler artıyor. Zihinsel ve fiziksel hemen her olguda negatif listelerin en başında yer buluyoruz kendimize. Hiç olmazsa kendimizle ilgili değiştirebileceğimiz şeylere odaklanalım.
İşte bunların hepsü ilajjj lobisi, dıjjj güjjlerin oyunları. Amariganın oyunları. Bir kere sabah aldığı ortalama zehir karışımı olan hazır atıştırmalıklar insanda beyin diye bir şey bırakmaz. Monosodyum Glutamattan tut, emügülatörlere kadar. Binali'nin oğlu gibi gebeş yapar. İkincisi bu gıdaların (zehirlerin) iştah açıcı özellikleri de var. İçlerine koydukları katkı maddeleri insanın beynindeki doyma bölgesini etkisiz hale getiriyor. Sonra gittiği her yerde de, bunlardan yiyor adeta uyuşturucu bağımlısı gibi. Sonra ne mi oluyor? Aç kalmadığı ya da kalamadığı için vücut kendini onaramıyor. Onaramadığı için organlardaki hastalıklar ve zehir birikiyor. Sonra organlar işlevini yitirince git doktora al ilaçları, seni tedavi edecek? Pembe götlü solcu tipli yaşam goçları ne yapıyor ya da diyetisyenleri? Az yiiin ama sık yiiiin, ay bünyinizi aç bırakmiceksiniz. Ulan o bünye aç kalmadığı sürece kendini onaramaz. Birçok ezoterik kitaptaki altın kuraldan birisi "Gençlik ve ölümsüzlüğün sırrı aç kalmaktır." felsefesidir. Bir baksınlar bakalım dünyanın en zenginleri arasında kaç tane Fil gibi adam var?

İşte o gıdalarla beslenince, böyle gebeş bir canlıya dönüşüyor insan;
 
Son düzenleme:
  • Beğen
Tepkiler: glu
dostum giyinirken sadece iki yumurta haşlayıp onu yesen bile dışarıdan alacağın poğaçadan daha iyi. ben de cips seviyorum ama zamanında 10 kg almamın sebeplerinden biri oldu… verene kadar da canım çıktı… sen 20’lik delikanlı mısın he, otuzumuzu geçtik (yükseliyorum hazır mısın) vücudumuzun bazı şeyleri kolayca tolere edebileceği yaşları çok geride bırakmasak da biraz geride bıraktık, her gün poğaça yemiceksin bro sinirlendirme beni… jdjd (ben yirmilerimde de sağlıklı beslenmeye meraklıydım gerçi-cips hariç-)
Kardeşim ne yediğinin önemi yoktur. İstersen 50 yaşından sonra da cips ye. İnsan vücudu birçok gıdayı hazmedebilir. Yağa dönüştürmeyebilir. Ama bunun miktarını sen belirleyeceksin. Hazır gıdaların hepsi zehir. Hazır gazlı içeceklerin hepsi zehir. İçlerine kattıkları birçok madde, beyninden tut vücut sağlığına kadar her şeyi götürüyor. Kuru ekmek yemek emin ol, hepsinden daha sağlıklı. Gerçi onu da yakında bozarlar ya ayrı dava.

İnsanlık son 30 yılda özellikle, aşırı rahata ve gevşek yaşamaya alıştı. Sağlığını ve mutluluğunu düşünmez oldu. Hazır gıdalarla gün geçirip birbirini taklit eden adeta bir şempanze sürüsüne dönüştü. Sadece son 15 yıldaki zeka seviyesi değişikliğine bakın ne dediğimi anlayacaksınız.
 
sigarayı ve içeceklerden birini elersek güzel bi ikili bençe…
 
dostum giyinirken sadece iki yumurta haşlayıp onu yesen bile dışarıdan alacağın poğaçadan daha iyi. ben de cips seviyorum ama zamanında 10 kg almamın sebeplerinden biri oldu… verene kadar da canım çıktı… sen 20’lik delikanlı mısın he, otuzumuzu geçtik (yükseliyorum hazır mısın) vücudumuzun bazı şeyleri kolayca tolere edebileceği yaşları çok geride bırakmasak da biraz geride bıraktık, her gün poğaça yemiceksin bro sinirlendirme beni… jdjd (ben yirmilerimde de sağlıklı beslenmeye meraklıydım gerçi-cips hariç-)
Şöyle bir şey hissettim okurken : (((

IMG_9158.jpeg
 
La konuştuğunuz şeye bakın. Toplumun yüzde kaçı poğaçalı + meyve sulu kahvaltı yapabiliyor?
 
siz fakirleri bilmem ama ben elit, bırjıva, statü sahibi, naif bir bursa beyefendisi olarak, sabah kahvaltısında sadece bir yudum portakal suyu alıp öyle işe gidiyorum.
 
  • Kahkaha
Tepkiler: ne
Sadece çay alayım ben. Ötekiler bozar beni.
 
Geri