Ya Yanılıyorsan ve Tanrı Varsa

Konu sahibi son olarak 1623 gün önce görüldü
İnsanlar inanmak zorunda hissettikleri için kafalarında Tanrıları kurguluyorlar .
 
Tanrım seninle biraz konuşmak istiyorum .
Varsan çok güzel bir umut var demektir.
Yoksan eğer durum gerçekten kötü.
Her iki durumuda düşündüm ve sana karşı hep temkinli yaklaşıyorum.
Yeri geliyor dua ediyor yeri geliyor seni, yokluğunu düşünerek suçluyorum. Buralardaysan zaten biliyorsundur her şeyi.
Yok değilsen ben senin var olabilme ihtimalini de seviyorum. (CARPILDI)
 
Tanrım seninle biraz konuşmak istiyorum .
Varsan çok güzel bir umut var demektir.
Yoksan eğer durum gerçekten kötü.
Her iki durumuda düşündüm ve sana karşı hep temkinli yaklaşıyorum.
Yeri geliyor dua ediyor yeri geliyor seni, yokluğunu düşünerek suçluyorum. Buralardaysan zaten biliyorsundur her şeyi.
Yok değilsen ben senin var olabilme ihtimalini de seviyorum. (CARPILDI)
Parantez içi güldürdü gece gece :D :hello:
 
Qvmzvk.jpg
 
Konuya 3. mesajımı yazıyorum.

Önceki yorumlarımı farkında olmadan Teist bakış açısıyla yazmışım.
Şimdi; Teizm tanrılarının hepsini bir kenara bırakırsak, ve bir tanrının var olduğunu düşünürsek, neden ona tapmamız gerekiyor? Ona tapınılması gerektiği kanısına nereden varıyoruz?

Tanrı varsa da, hiç kimseye bir şey olmayacak. Muhtemelen Cennet ya da Cehennem diye bir şey de yok. Çünkü dediğim gibi, Teizm tanrılarını saf dışı bırakarak bunu düşününce, bir tanrı varsa bile, neden ona tapmalıyız ki? :dusun:

Konu "Ya yanılıyorsan ve Tanrı Varsa?" olduğu için, bu şekilde yorum yaptım. Yoksa benim bu konudaki fikrim net. Şahsen bana göre, tanrının olması değil, olmaması daha mantıklı geliyor.
 
Şişirdiniz yenin ederim. Işiniz gücünüz yok bunlarla uğraşıyorsunuz.

Inanan inansın,
Inanmayanda inanmasın.

Hani yıllardır bu konuları konuşup durun bir yol bulamazsınız.

Istediğinize tapın ama.bu tarz konular açmayın artık. Gerek yok.
 
Ne ilginç yorumlar var bu konuda.
 
Tanrım,
Eğer oradaysan Yunan mitolojisindeki tanrı ve tanrıçalara hadlerini bildirir misin?
Bir kez daha kalmak istemiyorum dersten.
Hem sencede bazen fazla saçmalamıyorlar mı?
Burada Kleopatranın ortaya çıkışından bahsetmek istemiyorum.
Hoşkal.
 
Tanrı,
içi birçok şeyle doldurulabilir geniş bir kavram. Şu tarihten itibaren var diyemiyoruz, herhangi bir zaman ekleyemiyoruz.
herhangi bir ölçütle ölçemiyoruz, göremiyoruz, duyamıyoruz, varlığını, şeklini, sesini, duyularımızla göremiyoruz, duyamıyoruz, hissedemiyoruz.
aslında tanrı var mı yok mu sorusundan evvel, tanrıya neden ihtiyaç duyuyoruz şeklinde düşünmeye ihtiyaç duyuyorum. insan evrimi, ahlaki yönden kendini
tamamlayamadı. toplum ve bireyler de birtakım sorunlar oluştu. yaptığımız her eylemin bir sebebi ve sonucu olmalıydı; bu eylem kötüyse kesinlikle biz yapmış olamazdık.
çünkü (yarım kalan) ahlaki yapı, ancak dinin yürüttüğü ahlak yapısıyla tamamlanabilirdi, bu ahlak yapısını oluşturan kusursuz olmalıydı, herhangi bir eylemin diyetini
ödememeli, hesap vermemeli, yöneltmeli, ahlaki açıdan en doğru yolu gösteren olmalıydı. bu bir neden olabilir ama tek başına yetmez.

evren hakkında bilinmemezlikte bu soruya bizi yöneltiyor. binlerce yıldır ölüm konusunu tartışıyoruz, araştırıyoruz, okuyoruz. muhtemelen hiçbir zaman net bir sonuç
elde edemeyeceğiz, çünkü bunu öğrenmek için ölümden sonra yaşayan bir bilince ihtiyacımız olacak. bu merakımız, bizi ölümden sonrasına götürüyor. eylemlerinde kötü
bir şey yapamayacak insan; ölümden sonra boşluğa da düşemezdi. varlığın sonuçlarını ve getirilerini biliyoruz evet, netice de doğup büyüdüğümüz dünyayı var olan
nesnelerle ve canlılarla tanıyoruz. peki yokluğu? bilincin kapandığı andan sonra olacak boşluğu idrak edemiyoruz, aslında buna göre bilincin varlığını biliyoruz
ama yokluğunu anlayamıyoruz. çünkü bilincin yokluğunu da ancak bilinç açıkken anlayabiliriz.. yani kendimizi dışarıdan biriymiş gibi izlemek. e bu da mümkün görünmüyor,
o halde ölümün sonrası da olmalı diye düşünüyoruz.

her insan eşittir diyoruz, aynı uzuvlarla doğmuş bir canlı grubunda, birilerinin daha iyi koşullarda yaşam mücadelesi vermesi bir adaletsizlik doğuruyor.. olumsuz
eylemlerde bulunamayacak insan; üst ahlak, üst akılı düşünerek adaletin tanrı tarafından sağlanacağını düşünüyor. buna onun gücü yetmeyebilir ama tanrı bunu çözecektir.

tanrı tarih boyunca birçok kültürün, mitin, toplumun farklı şekilde imgelediği bir güç. hangisinin doğru hangisinin yanlış olabileceğini bilemiyoruz. bunu sadece,
toplumun ve baskın düşüncenin baskıladığı ortamda fanatizmle savunuyoruz. ve bunu yaparken ödül bekliyoruz..

her halükarda tanrı var veya yok, sorumuzun cevabına gelirsek, inanç gereği koşulsuz iman etmek islam dinine göre gerekli. peki böyle bir olasılığa göre inanmayı
seçmek çıkar koşulunu oluşturmaz mı?
 
İyi insan olmak, zarar vermemek, kişilerin hakkını gözetmek Tanrıya ulaşmak için yapılacaksa sıkıntı yok.. ama Tanrı adına yapılan şeyler arasında ne yazık bunlar ön plana çıkmıyor..
 
''Ya yanılıyorsan ve tanrı varsa'' yada ''ya yanılıyorsan ve tanrı yoksa''cılık akımı, ne inanana nede inanmayana bir faydası olmayan şüphedir. Hayatın boyunca bu soru aklına bir çok kez gelir ve yapman gereken, kendince araştırmalarını yapıp nihai kararı almaktır.

İnanmayan insan ''ya yanılıyorsam ve tanrı varsa'' şüphesine düşerse, ömrünü bunu düşünmekle geçirecek ve öldükten sonra eğer gerçekten bir Tanrı var ise, bu düşüncesinin ahir hayatta ona hiç bir katkısı olmayacak ve yine cezalandırılacaktır. İnanan insan ''ya yanılıyorsam ve tanrı yoksa'' şüphesine düşerse, yine yukarıdaki durum gibi şüpheli şekilde inanıp ibadet ettiği için ahir hayatta cezasını çekecektir. Bu iki durumunda insanlara faydası yoktur. Tanrı ya vardır yada yoktur. Ya inanırsın ya reddedersin. Başlıktaki şüpheye düşersen inanmayanın kafiri, tersi şüpheye düşersen inananların kafiri olursun.
 
Hz.Ali'nin Allah' inanmayan bir komşusu vardı.Komşusu Hz.Ali'yi Allah^'a inandığı için küçümsemeye çalışırdı.
Günlerden bir gün,komşusu hz.Ali'yi durdurdu:
-Ey Ali!Sen Allah'a ve ahiret gününe inanıyor,bu dünyada yaptıklarının ahirette hesabını vereceğini düşünüyorsun.Bu yüzden dünya hayatının zevklerini yaşayamıyorsunç Bir de bana bak,Allah'a ve ahiret gününe inanmadığım için öldükten sonra hesap verecegimi de düşünmüyorum.O yüzden canımın her istediğini dilediğince yapabiliyorum
Ne dersin sen mi mutlusun,ben mi mutluyum?diye sordu.

Hz.Ali,inançsız komşunun sözlerine güldü.
-Komşum!Sen Allah'a ve ahiret gününe inanmıyor,Öldükten sonra dirilmeyi kabul etmiyorsun.Cenneti ve cehennemi yok sayıyorsun

Eğer senin dediğin gibi ahiret hayatı yoksa,ölen her insan toprak olup gidecekse ben de toprak olup giderim.

Fakat eğer benim inandığım gibi ahiret varsa,insanlar öldükten sonra dirilecek ve dünyadayken yaptıklarının hesabını verecekse işte o zaman sen ne yapacaksın?Cehennemin sonsuz azabına nasıl dayanacaksın?Bu durumda senin kaybın mı benim kaybım mı daha önemli olur,düşünmek gerekmez mi?

Komşusu,Hz.Ali'nin bu cevabı karşısında irkilir.Evet Hz.Ali'nin açıklaması gayet açıktır.Kendi Kendine söylenir:''Dilediğimce yaşayıp dünyada mutlu olsuğumu zannedebilirim,ya ahiret varsa,o zaman halim ne olur?diye derin düşüncelere dalar.

Sonunda inanmaktan başka çare göremez.Kelime-i Şehâdeti getirerek müslüman olur.Hayatında ahirette utanmayacağı işler yapmaya çalışır.Kendisi gibi birçok inançsızın müslüman olmasına sebep olur.




bizden çalmış şerefsizler
 
Gençler ben denemek için kendimi öldürdüm şuan öbür taraftan yazıyorum. herkes inansın
 
İyi ya işte birşey kaybetmezsin. Hazırlığını yap varsa yaşadın yoksa yandın
 
İhtimal vermiyorum ama bir mucize oldu diyelim ve Tanrı var
O zaman ne olacak ateistlerin hali
Üç kutsal dinin Tanrısından bahsediyorsak tabikide hiç iyi olmayacak
Ama belkide Zeus vardır ve o sorgulayan insana daha anlayışlı davranacaktır
Şahsen ben Thor ile karşılaşmayı seçerdim
En sevdiğim mitolojik kahraman olur kendileri
Belkide seviyorum diye kıyak geçerdi bana
 
daha kızla yeni yeni samimi oluyorsun
daha sevişmeye çok var
çocuğumuzun adı ne olsun
kavgası yapmak gibi
 
Zamanın da şahsıma yöneltilen bir soruydu.
"ya var ise"?

Cevabım;
Muhtelen konusabilme inceliğini gösterirse sormak isteyeceğim soruları sormama da izin verirse güzel olur. Benim ile birlikte soru sormak isteyen bir sürü de insam olucaktır.
En çok sormak istediğim şeyler;

®Bilmediğinizi bilmediğiniz şeyleri biliyormusunuz?

®Neden elma?


®Elmayı yemeleri için yılan seçmek ne kadar doğru? Yoksa elinizi oyuncak bir yilan gecirip uzattiginiz kol sizin mi?

®Bir gün bu konuşmayı yapabileceğimizi biliyordunuz değil mi? Öyle ise bana kızgın olmamalısıniz sayet son kitaba gore dusunursek..

®Sizin ile anlaşma yapabilecek bir varlık yaratmanın dezavantajını öngördüğünuzde de yanlızlıktan kurtulduğunuzu hissetmişmiydiniz?

®Çok uzun süre yarattığınız insanlar ile konusmamak yada evrenin hala işleyişi yada genişleyip genişlememesi ile alakalı olan tüm teorileri, aslında sonsuz gücününuzunfarkında olmadanmı yaptiniz ?
Bu yuzden mi su an kontrolden cikmis bir halde? Ol diyebilecekken 7 günlük sürecin mit`i nedir.?

Ve her kitap da neden farklı tasfirlerdesiniz? Bu durumun da kontrolden cikip yarattiklariniz tarafindan degistirilip ic savas (din savaslari) cikacagini ongormusmuydunuz?

®Yarattıklarınizda tasidiginiz hissiyat siz de olmadigindan mi, bir cok seye seyirci kalip sinav dediniz?

®Sevisen ciftleri izlerken, yanlizliginiza kufrediyormusunuz? Yada insanlar ile aci cekmenin ne demek oldugunu bilmiyorsaniz onlari anlayabiliyormusunuz?


®Milyarlarca gelen dua larin hepsini tek tek degerlendiriyormusunuz?





 
Geri