peki sen olsaydın* diye soru sorulmaz. oyun mu oynuyoruz. her eleştirdiğimiz kurum kuruluş ve kişiye empati mi yapalım. sorumluluk üstlenmişsen, rol çaldıysan yanlışlarının hesabını ve özeleştirisinide vermek zorundasın, olay bu kadar basit. kimse haluk leventi selimiye medyanina çikarip bacaklarindan asın demiyor. kimse depremzedeler çadırsız kalsında istemiyor. hoş bu kadar reaksiyona karşın halen çadır sorunu dahi çözülmüş değil.
tokatlanan sensin, tokatlanan eşin dostun. bir kez bağışçı isen iki kez enayilendin, mesele bu. buna aracı olanda belli, haluk. bunu itiraf etmemesini, ortaya ciktiktan sonra konuşmasini, ne bileyim hadi çadır aldi üzerine bir de konserve almasini ve kizilayin pişkin pişkin yardım kuruluşundan çok sermayeleşmesine göz yumup "abi biz yanlış yapıyoruz galiba" diyememesinide bir kenara birakiyorum...