İçini Dök!

Konu sahibi son olarak 26 gün önce görüldü
orası öyle serçom da her şeye kafa yorup yine ben üzülüyorsam napacağız?
İnsanlar bunu sağlamak için çabalar sen üzüldüğünde sadece egolarını tatmin ederler kimseyi memnun edemezsin birazcık bencillik çözer bu işi
 
hah işte nasıl bencil olunur....
Birileri hem seni üzer hem seninle birlikte zamani harcamak ister onlarla.zaman harcamayı değil de kendini simartmayi bilmelisin hayir kadar güçlü bir kelime yoktur surat asarlar laf dokundururlar ama onlar seni manipüle etmek için bütün kozlarini oynarlar seni çıkmaza sokmaya çalışırlar eğer onlara kapilir da dibe vurursan onlar kazanir ama kendi varlığının ne kadar önemli olduğunu ve de onların yaptığı tespitler yorumlar düşüncelerin bir anlami olmadığını sadece seni üzmek için bunlari planladıklarını düşünürsen bencillik yüklenir

Ya ben peki ?
Kime duvar olucam?
İçimde huzursuzluk var ama sebebini bilmiyorum....
Düşündüğüm de çevrem de canımı sıkan birşey ya da kişiler de yok aksine hepsini seviyorum da.
Ama bazen öyle bir an oluyor ki sanki sevgilimden ayrılmış hissi gibi ya da birini kaybetmiş acısı yaşıyormuş gibi oluyorum.
Hep değil bazen ayda bir defa belki.
Bunun sebebi ne olabilir sence ?
Dünyaya genel bir huzursuzluk hakim zaten gel gör ki her sabah uyanıp yaşama dahil olmak için küçük sebepler bulup yaşamaya devam ediyoruz yakınlarindan uzak olmak her ne kadar sana bazen iyi gelse de bazi anlarda onlari aniden özlediğin ve onlara ihtiyacın olduğu anlar olur ama bir anda kalkip gidemezsin bu içine huzursuzluk olarak yerleşir.

Bazen dinlediğin bir şarkı bile içini karartir karamsarlastirir ama ben her zaman şunu savunurum Allah kimseyi asla boşa yaratmamistir sadece biraz kendini dinleyip dünyada keşfedecek.bir çok şeyin olduğunu düşün derim elinde imkan da varken.

Neden böyle diyorum biliyor musun ? Bazen gün gelir her akşam uyuduğumuz yatagin bile ne kadar lüks olduğunu anlarız.
Nefes alabiliyor isek her zaman Umut vardır
 
2 gün önce, yoğun bir gün geçirip akşamında arkadaşlarımla stres atmak için buluşacaktım. Eve geldim, duş aldım, yemek yedim. Yorgun ama mutlu, üzerimde hafif bir dalgınlık vardı. Arabama bindim, müziği açtım. Sigaramı yaktım, seyir halindeydim.
Bir anda, ne olduğunu anlamadığım bir şekilde kendimi bariyerlerde buldum. En sağ şeritten gelen bir darbenin etkisi, beni savurup attı. Şok oldum. Bir baktım, yolun ortasındayım. Hemen tekrar sağa geçtim. Dörtlüleri yaktım, indim. Arabaya baktım. Ön taraf gitmiş, arka kapıya kadar vuruk var. Ön yolcu kapısı içe göçmüş, açılmıyor. Aşınmış, bariyer izi çıkmış.
Yol kenarına çöktüm. Bir sigara… bir sigara daha… Kendime gelemedim. Nasıl olduğunu hala anlamadım. Arabaya baktıkça gözlerim doldu. Neyse, bindim tekrar arabaya. Dedim ki, “Bugünü zehir etmeyeceğim.” Kırık dökük arabayla arkadaşımın evine gittim. “Kafam dağılır” dedim.
Ama çok kalamadan evime geldim. Evin içine girer girmez sinir krizi geçirmeye başladım. Ağladım. Yaşadıklarıma küfürler savurdum. “Neden ben?” diye isyan ettim. “Her şey neden bu kadar üst üste geldi?” diye sordum kendime. Tansiyon tavan yaptı. Migren vurdu. Gözlerim kan çanağı…
Sakinleştim, tekrar duş aldım ve yattım. Sabah olmasını istemedim. Ama kaçamadım tabii.
İçimi döktüm ki belki gerçekten artık rahatlarım diye.
Rahatlamak istiyorum Allahım, bana bir ferahlık ver.
Çok geçmiş olsun kardeşim canına bir şey olmasın ona da şükür.
 
Hayali tiyatro yeri oluşturdum
Mekana malzeme deneyerek iç mekanda yankı sürelerini hesapladım
Evet bu saatte ….
 
Müdürün odasına ne zaman girsem ekranda kamera açık bizi izliyor iyi ki ses kaydetmiyor bunada şükür..
 
Bayılcam şimdi ingilizceden bit artık bitttttttt nolur bitttt
İmdat diye bağırmak istiyorummm
 
4-5 gündür eğlenmenin acısı böyle çıkacaktı zaten,neyse.Yine de buna değerdi.
 
tekrar buradan, her yerden, bu kore bakim urunlerini yapan, kimyasalindan tut, satan sitelere kadar herkese tesekkur etmek istiyorum. kullana kullana ben koreli ve japon'a evriliyorum galiba. makyaj yapmayi da onlardan ogrendim. pinterest'teki yeni fotograflarimdan aratma yaptigim zaman, oranin insani cikmaya basliyor artik :d ha, ve yeni kimlik fotografimi da ilk kez begendim. hepsi sayenizde, urunler, makyaj stili, youtube videolari. son 1,5-2 yilda bu bana buyuk bir glow-up verdi. kalpten tesekkur ediyorum. ve birazi, melodram'in bana kore spf onermesiyle baslamisti. melodram'i da anmis oldum. umarim iyidir ve her sey yolundadir.

aaaaah. birazdan ayak banyosu, yuz maskesi ve cikolatayla ''the housewives of beverly hills'' izleyecegim. mis gibi bir gun hahah :d
 
bu kitabin niye hardcover hali, uyelik istenmeyen yerlerde satilmiyor :üf: ebook ve sesli kitap hali kolay bulunuyor gerci. o da bana lazim degil. kitabi istiyorum, kitabi. uyelik istemiyorum getverredemme
Ekli dosyayı görüntüle 107643
cadi kadinin yuzundeki ben'i bile benimkiyle ayni yerde :' sabah sabah aklima geldi. cok canim darlandi kitabi bulup alamadigim icin, istedigim sekillerde. sesli kitap olarak alacagim artik.
 
Eski şeyleri severim.Eski parçaları,eski arabaları,eski söylemleri ve eski insanları.Geçmişe özlemden değil,geçmişte hissedilen duyguların yetersizliğinin getirisidir bu.
 
1999 depremi olmadan iki üç ay evvel falan dı o zamanlar lisanslı basketbol oynuyorum acayip derece de düşkünüm de , semtimizin okul bahçesinde her akşam abiler , basketbol oynar bende zaman zaman oynamaya fırsat bulurdum en büyük abim de oynayanlar arasında oluyor maç başlamadan önce olsun maç bittikten sonra olsun oturulur sohbet muhabbet döner , bu dönemler de semtçilik üst seviyede olduğu dönemler mahallenin abileri , semtin abileri..

ben Allah vergisi R harflerini söyleyemiyorum en büyük abimin de abi dediği benden on yaş üzeri banko büyük ama tam kaç yaş var aramızda bilmiyorum bu ilker denilen eleman uzunca zamandır benle dalga geçiyordu o basketbol oynadıktan sonra olsun , ara verildikten sonra olsun yolda yürürken vs vs.. kaç kere buna abi yapma etme hoşuma gitmiyor desem de bu ben küçüğüm diye beni hep kulak arkası edip bildiğini okuyor du..

O zamanlar galatasaray tezahüratı Re Re Re Ra Ra Ra Galatasaray Galatasaray Cimbom bom tezahürat yaygın , gene günlerden bir gün basketbol oynanıyor abiler bende izliyorum , maç bittikten sonra diğer abilerin kız arkadaşları vs de var bu ilker de yakın zamanda o zaman düğünü olacak , bu ilkerin babası ile benim babamda gençlik arkadaşları bu arada..

kendi abim de orada epeyce kalabalık bu ilker Re Re Re Ra Ra Ra diye bana söyletiyor abi yapma etme tabbi dalga gülmeler havada uçuşuyor , böyle hafif rampalı yeşillik de gölgede oturuluyor bu ayakta nevrim dönüyor bu kaldırım taşları dikdörtgen olan parçalarından iki ellimede aldım bu gülerken birini sağ göz üstü diğeri kafasına indirdim çimlerde rampadan yuvarlandık elimde bir taş kalmış onla bir sefer daha vurdum beni üzerinden aldılar bu baygın falan ..

velhasıl kelam hiç unutmuyorum en büyük abim herkesin içinde bana bağırıp çağırmıştı en çok o ağrıma gitmişti cok ağır konustum o zaman ona o günden sonra abimle kutuplarımız hiç barışmadı dönemsel hep ters düştük onla..
Neyse bu olaydan sonra o ilker evlendi falan bu zamana kadar hep aynı semte kaldı ona olan öfkem hiç dinmedi, bir şey desin yapsın diye hep bekledim ama o hep uzak kalmayı tercih etti..

Bana çok büyük ders oldu hayat bakış açısı olarak ben hiç bir insanla dalga geçmedim geçilmesine de başkası ile müsade etmedim .. Allaha çok şükür. .

velhasıl şuan da yeğenin yanına gidiyorum bir kaç saat evvel bu ilker geldi erimiş belli hasta anladım müsade istedi kahvede arkadaşlarımla oturuyorduk kahve vs , akciğer kanseri 3 evre olduğunu öğrenmiş bir ay kadar oluyor , benden helalik istedi gönlüm hala kin doluydu ama onu öyle görünce Allaha havale ettim , helal olsun dedim kalktım gittim..

o değil de bu kanser çok illet bir hastalık Allahim sevdiklerimizden sakındırsın..
 
Geri