En son hangi diziyi/filmi izlediniz?

Konu sahibi son olarak 311 gün önce görüldü
the substance
''popüler kültürün kölesi olmanın nesi kötü hem popülerim hem kültürlüyüm'' sesi yankılanırken ve sağdan soldan, önüme düşen her paylaşımdan bu filmi görünce artık vakti geldi dedim, son yarım saatine dayanabilirseniz izleyin diyen onca yoruma rağmen de misler gibi izlendi, evet gözlerim kapalı... film güzellik algısı üzerinden ilerliyor, demi moore inanılmaz bir performansla başlıyor ama sonra işte o yaş algısı, beden algısı gibi unsurların devreye girmesiyle işinden ediliyor, sonrasında da kendinin daha genç versiyonuna ulaşabileceği bir etken madde göklerden kendisine iletiliyor ve şov başlasın. film kesinlikle görsel anlamda bir şölen. özellikle sanat ekibi, yönetmeni ve tabii ki filmde bedeniyle dışlansa da 62 yaşında taş gibi haliyle demi moore ödüle koşarsa şaşırmam. hikaye olarak bakıldığında biraz feminist camiayı da ikiye bölmüş gibi, yorumlarını biraz inceleyince böyle mi anlatılır diyen de var, tam olarak bu diyen de var çünkü filmde çok alıştığımız vurucu feminist cümleler, kadınlar harikayız, güzeliz gibi cümleler ve sevelim, kucaklaşalım gibi bir yaklaşım yok, aksine biraz sert bir şekilde, biraz bu meşhur body horror tarzında anlatmayı tercih ettikleri için ''ulan ne izledik, bi şey izledik ama iyi gibi de bi garip gibi de'' hissi var. daha derin yorumlar yapmaya üşenirim ama genel olarak ben beğendim. hem demi moore hem margaret qualley fiziksel olarak inanılmaz bir performans sergilemişler. + mubi'nin yayın hakkını aldığı herhangi bir şey görünce hormonlarıma sanatsal bi şeyler yükleniyor ama mubi almadan da apple tv'den 18 tl'ye izleyebilirsiniz... ya da hdfilmcehennemi falan ne bilim.
 
the substance
''popüler kültürün kölesi olmanın nesi kötü hem popülerim hem kültürlüyüm'' sesi yankılanırken ve sağdan soldan, önüme düşen her paylaşımdan bu filmi görünce artık vakti geldi dedim, son yarım saatine dayanabilirseniz izleyin diyen onca yoruma rağmen de misler gibi izlendi, evet gözlerim kapalı... film güzellik algısı üzerinden ilerliyor, demi moore inanılmaz bir performansla başlıyor ama sonra işte o yaş algısı, beden algısı gibi unsurların devreye girmesiyle işinden ediliyor, sonrasında da kendinin daha genç versiyonuna ulaşabileceği bir etken madde göklerden kendisine iletiliyor ve şov başlasın. film kesinlikle görsel anlamda bir şölen. özellikle sanat ekibi, yönetmeni ve tabii ki filmde bedeniyle dışlansa da 62 yaşında taş gibi haliyle demi moore ödüle koşarsa şaşırmam. hikaye olarak bakıldığında biraz feminist camiayı da ikiye bölmüş gibi, yorumlarını biraz inceleyince böyle mi anlatılır diyen de var, tam olarak bu diyen de var çünkü filmde çok alıştığımız vurucu feminist cümleler, kadınlar harikayız, güzeliz gibi cümleler ve sevelim, kucaklaşalım gibi bir yaklaşım yok, aksine biraz sert bir şekilde, biraz bu meşhur body horror tarzında anlatmayı tercih ettikleri için ''ulan ne izledik, bi şey izledik ama iyi gibi de bi garip gibi de'' hissi var. daha derin yorumlar yapmaya üşenirim ama genel olarak ben beğendim. hem demi moore hem margaret qualley fiziksel olarak inanılmaz bir performans sergilemişler. + mubi'nin yayın hakkını aldığı herhangi bir şey görünce hormonlarıma sanatsal bi şeyler yükleniyor ama mubi almadan da apple tv'den 18 tl'ye izleyebilirsiniz... ya da hdfilmcehennemi falan ne bilim.
son yarım saatte olanlar kjdfh gerek yoktu belhanda... bence özgün senaryo ve oyunculuk dallarında oscar adaylıkları kesin ama hangisini ya da hangilerini alırlar bilemiyorum. filmin başında iki karakterin ortak bilinci paylaşacağını ve genç versiyonun yaşlı versiyonun zihniyle hareket edeceğini düşündürdüler fakat karakterler deneyim kazandıkça birbirlerinden uzaklaştı ve tamamen ayrı iki insan gibi hareket etmeye başladılar. halbuki yaşlı versiyon, genç versiyonun yaşadıklarını zihninde hissetmeyecekse ya da onun deneyimlerini paylaşmayacaksa (kendisi gibi hissederek) böyle bir şeye girişmesinin ne esprisi vardı? bir de ikisi aynı anda nasıl uyanık kalabildi o kısmı da anlayamadım. biraz okuma yapmak gerekecek...
 
son yarım saatte olanlar kjdfh gerek yoktu belhanda... bence özgün senaryo ve oyunculuk dallarında oscar adaylıkları kesin ama hangisini ya da hangilerini alırlar bilemiyorum. filmin başında iki karakterin ortak bilinci paylaşacağını ve genç versiyonun yaşlı versiyonun zihniyle hareket edeceğini düşündürdüler fakat karakterler deneyim kazandıkça birbirlerinden uzaklaştı ve tamamen ayrı iki insan gibi hareket etmeye başladılar. halbuki yaşlı versiyon, genç versiyonun yaşadıklarını zihninde hissetmeyecekse ya da onun deneyimlerini paylaşmayacaksa (kendisi gibi hissederek) böyle bir şeye girişmesinin ne esprisi vardı? bir de ikisi aynı anda nasıl uyanık kalabildi o kısmı da anlayamadım. biraz okuma yapmak gerekecek...
komple filmi yazsaydın, bu az olmuş... insan bir kere kendi olmaktan çıkınca tekrar kendi gibi düşünemiyor, kendi bedenine tekrar dönene kadar... hoş dönse de zaten kendi değil artık çünkü kendi olmaktan çıktığı an çürümeye başlar insan...
1731357795230.png
 
-Lidia Poet dizisini seyretim, ben bu diziyi de karakteri de seviyorum. Keyif aldım.
-Family Pack. Yaa sevdim ben bu filmi. Absürt film severleri mutlu eder. Jumanji tadı vardı. Çok eğlendim. Zaman yolculuğu da var. Fındık fıstık bir film.
-Don’t Move. Ayy çok gerildim bu filmde. İzledim, sıkılmadım da ama gerek var mı bilmiyorum.
Eveeet asıl bahsetmek istediğim yapıma geldim; The Last Night at Tremore Beach. Başarılı bir piyanist kötü bir boşanmanın ardından ilham bulabilmek ve yeniden başlamak içim tremor’a gelir. Yağmurlu bir gecede kafasına bir yıldırım düşmesinin ardından geleceğe dair vizyonlar görmeye başlar. Dizi boyunca emin olamıyoruz, adam şizofren mi yoksa böyle bir önsezi yeteneği mi edindi… Çok heyecanlı, seyir keyfi çok yüksek bir diziydi. Tam burada jude’un hikayesine ve yolculuğuna hüzünle kocaman bir kalp bırakıyorum. Adamın sakalları bizi biraz “kestir olm şunları” şeklinde tetikledi:d Olsun:d
Eveet yılbaşı yaklaştığına göre bazı film ritüellerimizi tekrarlayabiliriz. Harry Potter serisi, Notting Hill, While You’re Sleeping, Love Actually vb. sizin böyle önerileriniz varsa, hayrına yazın bana jfjd
 
IMG_3702.jpeg


bayağı iyi. colin farrell’in muhteşem değişimi gerçekten inanılmaz. cristin milioti de sofia rolünü çok başarılı bir şekilde aktarmış. hikaye zaten iyi; sahneler, karakterler vs. hepsi ayrı bir seyir zevki sunuyor. diziyi dublajlı izlemeyin. izlerseniz, colin farrell’in efsane ses tonundan mahrum kalırsınız; üzülürsünüz.
 


doğu ekspresinde cinayet ve nil'de ölüm sonrası bu filmi de beğendim. şu türde kaç film çıkıyor ki zaten, beğenmemek nankörlük olur.
bu film bahanesiyle sherlock'u yeni sezonunun bir türlü gelmemesinde emeği olan martin freeman'a bir kez daha sövelim. şu dizinin beşinci sezonunu çekin artık.
 


şu filmi birkaç güne yayarak parça parça izledim. canım sıkılınca bıraktım, kafam esince kaldığım yerden devam ettim. arada böyle saçmalıklar yaptığım oluyor.
çerez niyetine izleyebileceğiniz zombili hayatta kalma filmi. ispanyol yapımı olması güzel. sıkıcı değil ama dizi bölümü gibi olmuş. sonunu da açık bırakmışlar zaten. dizi olsa daha iyi olurdu sanki.
 
The Substance

Güzel filmdi.... Demi yaşına rağmen müthiş bir kadın umarım hepimiz öyle yaş alırız....
Film hakkında da son kısımlar baya saçmalaşmaya başladı. Kan tutuyorsa izlemeyin son 10-15 dk süre rahat kan gövdeyi götürdü.
Tarantino filmleri gibi baya kanlı bir son oldu...
Ve aklıma yatan şeyler var tedaviyi satan adam, ikisi de sensin diyor ama iki kadın yer değiştirdiğinde birbirlerinin yaptıklarından haberi olmuyor.
Eğer bilincim de yeni bedene aktarılmayacaksa ne anlamı kalıyor anlamadım orayı.
Ucu açık şeyler var tabi her ne kadar bu filmde mantık aramak olmasa da...
Her zaman kötünün kötüsü vardır düşüncesi ile sonlandı...
Şükretmek lazım...
 
Bir gecede iki film bitirdiğim için diğeri;

It's what's inside (içimde kim var)

Netflix yapımı çerezlik bir film.
Gençlik filmleri gibi işte tabi konusu biraz farklı. Arkadaşlardan biri teknolojik bir alet getiriyor eve herkesin bilinci (ruhları? ) değişecek sonrasında
kim kimdir tahmin oyunu oynanacak.
Sonra değişik gelişmeler oluyor tabi en sonda da sürpriz yapılmak istenmiş ama onu da pek bağdaştıramadım.
Ucu açık şeyler oluyor insanda izlerken.
Gözlerinin ardında dizisi tarzı. Çok sevdiğim bir diziydi benzer bir filmi de görünce kaçırmak istemedim.
Hoş yani izlenir.
Çok bi mantık aramayın tabi. Ama sıkmıyor izlerken.
 


şu filmi birkaç güne yayarak parça parça izledim. canım sıkılınca bıraktım, kafam esince kaldığım yerden devam ettim. arada böyle saçmalıklar yaptığım oluyor.
çerez niyetine izleyebileceğiniz zombili hayatta kalma filmi. ispanyol yapımı olması güzel. sıkıcı değil ama dizi bölümü gibi olmuş. sonunu da açık bırakmışlar zaten. dizi olsa daha iyi olurdu sanki.

Ben beğenmedim. Filmdeki kedi rolü yeterince etkin değildi. Kabul etmiyorum.
 
Mukadderat filmini izledim, hatta film sonu tüm ekip sahnedeydi. Filmde eksik bir şeyler vardı, sanat filmi diye girilmiş yeşilçam filmi olmuş bilemiyorum Altan.

7ke50zp.jpg
 
Bu gece mesaisinde retro takilacagim
Izleyecegim 3 film;
images (73).jpeg

images (74).jpeg
images (75).jpeg
 
Son düzenleme:
Geri