çocukluğa dair unutulmayan şeyler

Konu sahibi son olarak 2423 gün önce görüldü
sokakta aksama kadar mahallece oynadıgımız güzel oyunlar:)
 
Aluç vardi bilir misiniz boyuna kolye gibi asardik :) lezzetini alabiliyorum suan..
 
Bilye ve gazoz kapağı oynamak.
 
Dövdüğüm erkek çocukları
Mahallede kız yoktu pek ben de erkeklerle oynardım
 
İndirdiğim camlar çerçeveler.
 
istediğim şey her neyse hatırlamıyorum ama olmadı diye ağza alınmayacak kadar büyük ve en büyük küfrü etmiştim. ilk kez küfür etmiştim ve halbuki küfür nedir, nasil edilir, ne söylenir bilmeyen ben o küfürü ettim sinirden. yaşım 4 yada 5 idi. unutmam.

fransadan misafir geliyor. arabayla onları almaya gidiyoruz. buluştuğumuz yerde herkes birbirine sarılıyor. tekrar arabalara biniyoruz. beni orada unutuyor annem babam. 2-3 saat orada bekledim. gelip aldılar. yaş 5.

babamın amcaoğlunun kızı. benden en az 15 yaş büyük. şimdi yaşlandı tabi. bize kalmaya geldiler. bi ara beni bir yerde sıkıştırıp garip şeyler yapmaya kalktı. boğuluyorken bağırıp kurtuldum. aniden ana odaya yöneldi, giderken bana terbiyesiz falan diyordu. Büyüdükçe algıladım. 5 ya da 6 yaşındaki benimle sevişmeye çalışıyordu.

dedem beni okuldan alıp cağ kebap yemeye götürüyor, o esnaf hala yaşıyor ve lokanta faal. yaş 7.

eve girdim, dedem çok hasta. sokakta yaşayan bir ziyaretçisi var evde. başında oturmuş ağlıyor. kör nejdet. yaş 8.

bakkalda rafları gezinirken ayağıma öyle bir darbe geldi ki hâlâ acısını hatırlıyorum. bi baktım yine ben yaşlarda bi kiz. hollandadan gelmişlerdi. ulan bu şimdi niye bana vurdu diye düşünüyorum. babasının elinden tutmuş. şeytan köpeği gibi bakıyor suratıma. oyle nefret dolu. meğer anlamadan ayağına basmisim. işin ilginç tarafı o gün bana aşık olmuş. babası olmasaydı kötü döverdim de ucuz yırttı. soydu ayak kemiğimi beyinsiz. yaş 9.

babam bıçakla kafamı yarmıştı. 9-10 yaş. hiç unutmadım. kabahatim yeni yıkanmış pantolonumu sobada kuruturken yakmak.

sabah babaannemin odasına girdim, ölmüş, secdeye dönük, namazdayken büyük ihtimal. yaş 10

babamın öğretmenimle beraber kafa kafaya verip benimle alay ettiği an, yaş 11. ikisi de dangalak diyordu bana. kabahatim boks antrenmanında yumruklarımın soyulup kabuk bağlamasıydı.

yaş 12, babamla galerici bir arkadaşı bundan adam olmaz diye benle taşak geçiyorlar. o yaşlarda kitleniyorum adama.

yazın takım elbiseyle bisiklet sürdüğüm anlar gözümün önünde, yaş 13. küfür eden bir çocuğun boğazını sıkıp nefessiz bırakarak bayıltıyorum.

ağaçtan düştüm, sırtüstü. nefesim komple kesildi. nerden aklettiysem, kalan nefesimi çocuklardan birine sırtıma yumruk at demekle harcıyorum. beyinsiz korkusundan yumruk atmaya çekiniyor. yarım nefes aldım yumruklarla. arka arkaya duvara toslaya toslaya kurtardım kendimi. yaş 14.

eeeeh, dvd ler vardi. babam dvd koleksiyonu yapardı. değerli filmler vardı. kız kardeşlerim bu filmlerden arkadaşlarına veriyormuş. babam eksikliği fark edince benim sinsi sindi onları alıp kaçtığımı söylüyorlarmış. gelip dövüyordu. kızlar 20 li yaşlarda itiraf ettiler. 13-14 yaşlar.

okul birincisiydim. babanemi ölmüşken yakalayınca derslerim kötüleşti. babam sürekli dövmeye başladi beni. ama bir gün babamın kollarını ilk defa tuttuğum an geldi çattı, 15 yaş. gözlerinde ilk defa korkuyu gördüğüm an. daha o yaşta fevkalade güç vardı bünyemde. boks, güreş, futbol, hentbol. hepsi aynı dönemler, büyük kulüpler, ciddi antrenmanlar. o yaşlarda bilek güreşinde koca adamları devirirdim. babamı devirmedim ama mesajı verdim.

sokakta yürüyorum. meczupun biri yanıma yanaştı. sigara parası istedi. yaşlı, gözleri zor görüyor. üzerimde gerçekten en fazla sigara alacak para olduğu için yardım etmedim. biraz yürüdükten sonra adamı hatırladım. kör nejdetti o. aklımın amına koyayım ben. hayatımın en büyük darbesiydi o. herif dedemin başında kör gözünden ne yaşlar döktü. nasıl yıkım yedim hatırlayınca. şimdi bile boğazım düğüm. seni hiç unutur muyum nejdet amca. bir gün o memlekete dönünce sağ veya ölü, gelip gönlünü ve helalliğini almasını bilirim ben. yaş 16.

evden ayrıldığım an. beni yolcu etmeye gelen tek kişi büyük dayımın eşi, yani anne yerine koyduğum yengem. istanbula hicret.
 
lise zamanı. 2. sınıf. tarihten sınav var. en iyi olduğum ders. ama sınıftaki bütün beyinsizler sınavda boku yedik diye korkudan geberiyorlar. birkaç sebebi daha anlatmadan geçiyorum. hiç birini sinava sokmamaya karar verdim. o taraklarda bezim olmadi ama işin ilmine sahiptim. sigara ve kurumuş ağaç yapraklarını harmanlayip sardım. ölümüne cektim kendimi bayilttim. o esnada kusmuşum. ambulansla götürdüler. uyandığımda bütün sınıf ve 2-3 tane hoca oradaydı. bir de resmen okulda bana yanık olan toplam 3 kız oradaydı. sirayla bana bakiyorlardi o küçük camdan. 1 hafta kazandırdım çocuklara. hikaye daha detayli, sonrası da var ama parmaklarim ağırdı. ulan be.
 
Kokulu kağıt koleksiyonu yapardim :) Sansli çocuktum ben hep mahallelerimizin yakisikli gencleri Pitho' ya aşık olduklari icin kokulu kagit alirlardi cocuklar arasindan kapanda hep ben olurdum :cici:
 
Benim için hiç bayilan olmadi çocukken.
 
en iyi arkadaşımla bir inat üzerine lise 3 te zayif getirme yarışına girdik. herkes bize acıyordu. yok efendim okul puani, yok efendim bütünlemeler, yok efendim universite. o 11 zayif getirebildi, ben 12 getirdim. cocuk resmen yıkım yedi. averajla gectim seni diye yapistirmistim espriyi. sonra okuldan kaydı alip mudurunu tanidigimiz bi okula gectik karneden sonra. butunlemelere orda girdik, hocalara doldurttuk sinav kağıtlarını. baska okuldan mezun olduk biz. ve en güzel yani, bizimle dalga gecenler bi bok kazanamadi, biz ilk girişte üni kazandik. ulan sizdeki beyin 55 cc, bizde 1299 panigale beyni var aptallar.
 
İhtiyarin cocuklugu anca lise olur :))
 
lise 2 dönemi. bizim okul biraz farkliydi. sağında jandarma genel komutanlığı, solunda mit binası, arkasında emniyet müdürlüğü. yan yana dört bina. zaten muhtarlık da orada. neyse biz cocuklarla bahcede top oynarken, şuanda ünlü bir mafya babasının kardeşi, top önüne düşünce, bir abanıyor topa, dooooğru yola. ben hemen buna kitlenip saldırdım ama çocuğa yaklasamadim bile, hem korkakti, hem de etrafi kalabalik. ama bana da dayak atmiyor etrafindakiler, çocuğu koruyorlar. fakat ne hikmetse 3. siniflarin spor bölümünden hayvan gibi bi cocuk geldi, gücünüz ona mi yetiyor sıkıysa beni dövün dedi. ulan sen şimdi ne aranıyorsun yani. dayak mı istiyorsun sen dedim. beni dövmeyenin anasını...... e tamam. meseleyi biraz sogutup, çocuğu takip ettirip evini ogrendim. sabah evden takibe aldik, en sessiz burasi oluyor diye karar verdigimiz yer olan belediye binasının onunde dovduk. 2 gün okula gitmedik. bütün spor sınıfı bizi bekliyor nasıl gidelim. ama 3. gün damladık. bunlar 30 kişi bize doğru gelmeye basladilar, bize ulaşabilen kavgacı sayisi 3 kişi. bi daha dövdük bahcede. ama buyuk ses oldu. müdürlerin odasına gectik. bi baktim biri geldi ben muhtarım diyor, oteki ben polisim diyor, oteki s.a ben mitten geldim noldu burda diyor, diğeri jandarmadan gelmiş bizi kesiyor falan. solcu bi mudurumuz vardi. oglum ihtilalden sonra en buyuk olayı siz yaptiniz burda tebrikler diyor. polis bi bana bakti, bi dovdugum cocuga bakti. o benden kalipli ya hani, beni cılız görünce aklinca ezilen taraf biziz sank. diyo ki şikayetci misin. dedim evet şikayetçiyim haha. neyse uzatmıyorum. babalarimiz eski arkadas cikti. konu halloldu. parmaklarım agirdi be kardeşim.
 
Mit in ne oldugunu bilmedigim zamanlar.
 
PlayStation 1 deki futbol maçını gercek sanan anne tarafindan dedemin küfürleri...

golü kaçırdım, baktım dedem sobanın ordan küfürü savurdu. Allah Allah dedim noluyo. biraz sonra bi küfür daha. ben işe uyandım. sene galiba 98. hakan sukur var milli takimda. geleni gideni disari sallamaya başladım. dedem hakan şüküre oyle kufur etti, oyle beddualar etti ki, adam yıllar sonra fetöcü olacaktı. bilemedik.
 
Fetö nedir diye kafa yormadigim yillar.
 
Geri