Teyzem'in Beyazit'daki Sahaf Dukkani. Haminnem o gun evde yoksa Annem adliye'ye gitmeden beni oraya birakirdi.
ilk mecmualari ayirip dizmeyi ogrendim, okuma yazma bilmedigim icin logolarindan ayirt edebiliyordum.
Ses, Hayat mecmuasi, Yildiz, Hey.
Sonra kendimce kitaplari renklerine gore ayirdim, harfleri ogrendim sonra A lar B ler diye ayirirken okumayi ogrendim.
O dukkan da zaman mefhumu mu kaybettim.
Evde kaldigim gunlerde Haminne'me garip garip insanlar gelirdi, sifaciydi, korkardim bazen gelenlerden.
Yuruyemeyenler, yanan insanlar,otizm, ve daha bir suru garip, korkunc insan travmalari.
Yine de o yillar hep bahardi. Sorumsuzluk basma ve pazendi.
Banyolar pazar gunu, yolculuklar salcali ekmek trenleri ile yapilirdi.
"Haminnem, Annem ve Teyzem" bu uc kadinin tedrisatindan gectim buyurken.
Sansli miyim degil miyim? hic bir zaman karar veremedim, ama kendilerine demogojik gen aktarimindan oturu tesekkuru bir borc bilirim.