istediğim şey her neyse hatırlamıyorum ama olmadı diye ağza alınmayacak kadar büyük ve en büyük küfrü etmiştim. ilk kez küfür etmiştim ve halbuki küfür nedir, nasil edilir, ne söylenir bilmeyen ben o küfürü ettim sinirden. yaşım 4 yada 5 idi. unutmam.
fransadan misafir geliyor. arabayla onları almaya gidiyoruz. buluştuğumuz yerde herkes birbirine sarılıyor. tekrar arabalara biniyoruz. beni orada unutuyor annem babam. 2-3 saat orada bekledim. gelip aldılar. yaş 5.
babamın amcaoğlunun kızı. benden en az 15 yaş büyük. şimdi yaşlandı tabi. bize kalmaya geldiler. bi ara beni bir yerde sıkıştırıp garip şeyler yapmaya kalktı. boğuluyorken bağırıp kurtuldum. aniden ana odaya yöneldi, giderken bana terbiyesiz falan diyordu. Büyüdükçe algıladım. 5 ya da 6 yaşındaki benimle sevişmeye çalışıyordu.
dedem beni okuldan alıp cağ kebap yemeye götürüyor, o esnaf hala yaşıyor ve lokanta faal. yaş 7.
eve girdim, dedem çok hasta. sokakta yaşayan bir ziyaretçisi var evde. başında oturmuş ağlıyor. kör nejdet. yaş 8.
bakkalda rafları gezinirken ayağıma öyle bir darbe geldi ki hâlâ acısını hatırlıyorum. bi baktım yine ben yaşlarda bi kiz. hollandadan gelmişlerdi. ulan bu şimdi niye bana vurdu diye düşünüyorum. babasının elinden tutmuş. şeytan köpeği gibi bakıyor suratıma. oyle nefret dolu. meğer anlamadan ayağına basmisim. işin ilginç tarafı o gün bana aşık olmuş. babası olmasaydı kötü döverdim de ucuz yırttı. soydu ayak kemiğimi beyinsiz. yaş 9.
babam bıçakla kafamı yarmıştı. 9-10 yaş. hiç unutmadım. kabahatim yeni yıkanmış pantolonumu sobada kuruturken yakmak.
sabah babaannemin odasına girdim, ölmüş, secdeye dönük, namazdayken büyük ihtimal. yaş 10
babamın öğretmenimle beraber kafa kafaya verip benimle alay ettiği an, yaş 11. ikisi de dangalak diyordu bana. kabahatim boks antrenmanında yumruklarımın soyulup kabuk bağlamasıydı.
yaş 12, babamla galerici bir arkadaşı bundan adam olmaz diye benle taşak geçiyorlar. o yaşlarda kitleniyorum adama.
yazın takım elbiseyle bisiklet sürdüğüm anlar gözümün önünde, yaş 13. küfür eden bir çocuğun boğazını sıkıp nefessiz bırakarak bayıltıyorum.
ağaçtan düştüm, sırtüstü. nefesim komple kesildi. nerden aklettiysem, kalan nefesimi çocuklardan birine sırtıma yumruk at demekle harcıyorum. beyinsiz korkusundan yumruk atmaya çekiniyor. yarım nefes aldım yumruklarla. arka arkaya duvara toslaya toslaya kurtardım kendimi. yaş 14.
eeeeh, dvd ler vardi. babam dvd koleksiyonu yapardı. değerli filmler vardı. kız kardeşlerim bu filmlerden arkadaşlarına veriyormuş. babam eksikliği fark edince benim sinsi sindi onları alıp kaçtığımı söylüyorlarmış. gelip dövüyordu. kızlar 20 li yaşlarda itiraf ettiler. 13-14 yaşlar.
okul birincisiydim. babanemi ölmüşken yakalayınca derslerim kötüleşti. babam sürekli dövmeye başladi beni. ama bir gün babamın kollarını ilk defa tuttuğum an geldi çattı, 15 yaş. gözlerinde ilk defa korkuyu gördüğüm an. daha o yaşta fevkalade güç vardı bünyemde. boks, güreş, futbol, hentbol. hepsi aynı dönemler, büyük kulüpler, ciddi antrenmanlar. o yaşlarda bilek güreşinde koca adamları devirirdim. babamı devirmedim ama mesajı verdim.
sokakta yürüyorum. meczupun biri yanıma yanaştı. sigara parası istedi. yaşlı, gözleri zor görüyor. üzerimde gerçekten en fazla sigara alacak para olduğu için yardım etmedim. biraz yürüdükten sonra adamı hatırladım. kör nejdetti o. aklımın amına koyayım ben. hayatımın en büyük darbesiydi o. herif dedemin başında kör gözünden ne yaşlar döktü. nasıl yıkım yedim hatırlayınca. şimdi bile boğazım düğüm. seni hiç unutur muyum nejdet amca. bir gün o memlekete dönünce sağ veya ölü, gelip gönlünü ve helalliğini almasını bilirim ben. yaş 16.
evden ayrıldığım an. beni yolcu etmeye gelen tek kişi büyük dayımın eşi, yani anne yerine koyduğum yengem. istanbula hicret.