çocukluğa dair unutulmayan şeyler

Konu sahibi son olarak 2420 gün önce görüldü
sobanın ilk tutuşturulduğunda çıkardığı sesten ve ışıklar kapalıyken içinde yanan ateşin duvarlara yansımasından huzur duymak.
 
Zeynebin her sokağa çıkışında dilim ekmek üstüne sürülmüş salçası üstümüze başımıza bulaştırıyordu.kız hakim oldu goskoca hakim o salçadan bir hikmet olmalı
 
Daha 6 yasindayim jileti aldim bir kabin içine de su koydum
gittim balkona.
Jilet ilen isaret parmagimi hafif kesiyorum kan akitip suyun içine koyuyorum parmagimi
Icimde yasayan bi psikopat oldugunu 6 yaşımda kanitladim.
Ne akla hizmet yapmisim iyin ki kendimi doğramamışım.
 
Eski evimizde üstü açık bir terasımız vardı. Yaz aylarının bunaltıcı sıcaklarından bi nebze kurtulmak için terasa yer döşeği atar babamla serinlerdik. Gökyüzünü seyrederdim, hayallere dalardım. Şimdi ne bi terasımız var, ne bir döşeğimiz, nede hayallerimiz...
 
Geceleri mahallede saklambaç oynardık öyle heryer ağaçlık olduğu için insan bir ürperirdi ama çok zevkliydi
 
Herkesin birbirine duyduğu güven
benim çocukluğumdan unutamadığım
 
sobanın yanıbaşında uyumak
çayın içine bisküvi atıp mama kıvamına getirmek ve yemek .
Çekirdekleri biriktirip öyle yemek .
Babanın işten dönüşte aldığı bir balon ile dünyanın en mutlu insanı olabilmek
herşeye inanmak . => "uyumazsan bu teyzede iğne var , iğne yapar bak."
 
Kirli bir çocuktum. Diz kapaklarım, dirseklerim her zaman yaradan kabuk bağlamış olurdu. En büyük hayalim bisikletime dinamo takmaktı...
 
Önce bir sürü misket toplar sonra satardım
Bizimkiler sahura kaldırsın diye yalvarırdım..
 
komşu kızı kamile'nin ayakta işediği günü unutamıyorum, unutamayacağım da :/
 
eski evimizin mutfağında babamla yerlere kullanacağımız malzemeleri saça saça yapmaya çalıştığımız kek....
 
Hayallerim... yanan kuzine.. dedemin hazırladığı kahvaltı... ve çok şey..
 
Akşam olunca mahallede saklambaç oynamak, 3-5 arkadaş birleşip gidip kola ve çekirdek alıp oturup yiyip içmek :)
 
seksek,yerden yüksek,dokuz taş,saklambaç,yakan top,su savaşı,meyve ağaçlarına dalmak,komsuların zillerine basıp kaçmak,kapı önlerinde duran ayakkabıları başka katlara taşımak,
çatapat,yumuyim,cino,bayram arefesinin hep heyecanlı olması,akşam işten babam gelince cebinden çikolata çıkarıp sürpriz yapması,gece yarılarına kadar sokakta durmak ve hepsinden önemlisi hiç büyümeyecek gibi eğlenmek,mutlu olmak.
 
Yillarca balkonda duran saksiyi unutmam. Sigara izmaritlerinden rengi toprak degil kül rengi. Bir seyler ekerdim surekli kontrol ederdim ama rengi hep kül rengi.
 
Koca koca çiçekli karışık perdeler, uyulanınca direk gözüm onun desenlerine dalıyordu.
Bir de tahta kutuda tahin, helva olurdu. Sonracıma leblebi tozu, çamurdan tencere, koltuk yapma gayretim falan.
Bir de pembe bir jilem vardı hiç üstümden çıkarmak istemediğim.
 
bisikletin freni bozulunca
bilerek ve isteyerek kumlara toslamıştım
 
Ot yiyodum ağaç yapraklarını yiyodum adfs. Sonra iğneyle derimi dikiyodum.
Annem müsaade etmediğinde kapı sesi duyulmasın diye tuvalet musluğunu sonuna kadar açıp sokağa kaçıyodum.
Manyak bi çocuktum ya xd çok mutlu bi çocukluktu fekat.
 
Buyuk ablalarim vardi, kuzenlerim. Bir araya gelince kaslarini alirdilar falan. Bende odada buyuk kuzenimin jiletle bacagini temizledigini gordum. Ilk once ne yaptigini anlamadim, ilk kez boyle bise gordum. Sorsam ne yapiyorsun diye, gonderirdi beni odadan daha kucugum diye. Bende o buyuk ablalarimla kalabilmek icin sessiz sakin kaldim ve oturdum izledim. Onlar butun bunlari yaparken, bende kendime bakiyorum. Baktim bacagima, bendede o hafif kucuk tuycukler vardi diye gordum. Cocuk aklimda kalmis gunlerce. Evde banyoda babamin yuzunu tiras ettigi bi jilet vardi, onunla gizlice bacaklarimdaki tuyleri alayim derken, bacaklarimi kesmistim anlamadan. Hic bise olmamis gibi banyodan ciktigimi ve annemin babamin yanina oturdugumu hatirlarim sessizce. Bagirip kizmistilar bu kizin bacaklari niye kaniyor diye. Anam babamin jiletlerini cope atmisti sonra.

O duyguyu unutmam. Resmen 'Korkuyorum bise demekten, ama yardim edin bana' diye haykiriyordum icimden. Ablacigim, hepsi senin yuzunden :hıı:
 
Sokakta oynanan oyunlar.
Işıklı spor ayakkabıları.
Bizimkiler dizisi. Parliament Sinema Kulübü. Mavi önlük. 28 Şubat süreci. (Evet ben o zaman çocuktum ve hatırlıyorum)
Barış Manço.
Ajlan Mine. Kerim Tekin.
Annemle kek yapışımız. Babamın bizi her pazar pikniğe götürmesi. Ve bir sürü şey.
 
Geri