Allahü teâlâ, Kur'an-ı kerimde, kendine inananları tarif ediyor,
Îmânı kâmil olan mü'minler onlardır ki, Allahü teâlâ anıldığında, O'nun azametinden, büyüklüğünden kalbleri titrer, ürperir. Âyetleri okunduğunda (bu) onların îmânlarını artırır. Yalnız Rablerine tevekkül ederler, güvenirler. 8/2
Furkan sûresinin 63-73. âyetlerinde meâlen, [FONT=Times New Roman,Times New Roman][FONT=Times New Roman,Times New Roman](Rahîm olan Allahü teâlânın kulları, yer yüzünde gönül alçaklığı ile vakar ve tevâzu ile yürürler. Câhiller, onlara sataşacak olursa, bunlara [/FONT][/FONT][sağlık ve selâmet sizin üzerinize olsun gibi] [FONT=Times New Roman,Times New Roman][FONT=Times New Roman,Times New Roman]güzel sözler söylerler. [/FONT][/FONT][Yâni, büyük bir yumuşaklık gösterirler.] [FONT=Times New Roman,Times New Roman][FONT=Times New Roman,Times New Roman]Onlar geceleri secde yapar ve kıyâmda dururlar [/FONT][/FONT][yâni, namaz kılarlar.] [FONT=Times New Roman,Times New Roman][FONT=Times New Roman,Times New Roman]Onlar, yâ Rabbî, Cehennem azâbını bizden uzaklaştır. Cehennem azâbı devamlıdır ve çok şiddetlidir. Orası şüphesiz kötü bir yer ve kötü bir duraktır derler. Birşey verdikleri zaman, isrâf etmezler. Cimrilik de yapmazlar. İkisi ortası bir yol tutarlar. Kimsenin hakkını yimezler. Allaha şerîk koşmaz, Ondan başkasına yalvarmazlar. Allahın dokunulmasını haram ettiği cana kıyıp, haksız olarak kimseyi öldürmezler. Zinâ etmezler. Kim bunlardan birini yaparsa günah işlemiş olur. Kıyâmet günü azâbı kat kat olur. Orada zelîl ve hakîr olarak ebedî bırakılır. Ancak, Allah, tevbe eden ve doğru îman eden ve ibâdet yapan, faydalı iş yapanların kötülüklerini iyiliğe çevirir. Allah, af ve merhamet sahibidir. Kim tevbe eder, amel-i sâlih işlerse Allahü teâlâya [/FONT][/FONT][tevbesi makbûl ve Onun rızasına kavuşmuş olarak] [FONT=Times New Roman,Times New Roman][FONT=Times New Roman,Times New Roman]döner. Onlar yalan yere şâhitlik yapmazlar. Faydasız ve zararlı işlerden kaçınırlar. Kendilerine âyetler okunduğu zaman, kör ve sağır davranmazlar, [/FONT][/FONT][dikkat ile dinlerler. Bu âyetlerle kendilerine yapılması emredilen şeyleri yaparlar.]) buyurulmuştur.
Öyle insanlar, öyle erler vardır ki, Sözünün eri olan insanlar. Ne ticaret ne de alış veriş onları Allah'ı anmaktan, namaz kılmaktan ve zekat vermekten alıkoymaz. Onlar, korku ve dehşetten insanların kalplerinin titrediği, gözlerinin döndüğü, adeta kalpleri yerinden fırladığı bir günden korkarlar. 24/37
Allahü tealanın, basireti açık, huzur ve agahi içinde olan kulları, gönlü uyanık olan kulları böyledir.
Kur’anı kerimde i’caz var. Yani özlü ve kısa anlatma esastır. Böyle Kur’anı kerimi okuyan, dinliyen kimse akıllı, zeki, ruhen uyanık, kalbi diri olan kimsedir. Basiretli insandır. Saygı ile korkarlar ve hatadan uzaklaşıp emirlere uyarlar.
Mâide sûresinin 8. âyetinde meâlen, [FONT=Times New Roman,Times New Roman][FONT=Times New Roman,Times New Roman](Ey îman edenler! Bir millete olan öfkeniz, sizi adaletsizliğe sürüklemesin. Âdil olunuz!) [/FONT][/FONT]buyurulmuştur.
Bekara sûresinin 217. âyetinde meâlen, [FONT=Times New Roman,Times New Roman][FONT=Times New Roman,Times New Roman](Fitne çıkarmak, öldürmekten daha kötüdür) [/FONT][/FONT]buyurulmuştur.
Bekara sûresinin 262. âyetinde meâlen, [FONT=Times New Roman,Times New Roman][FONT=Times New Roman,Times New Roman](Verdiğin malı başa kakma!) [/FONT][/FONT]buyurulmuştur.
En'âm sûresi 151. ve Furkan sûresi 68. âyetlerinde meâlen, [FONT=Times New Roman,Times New Roman][FONT=Times New Roman,Times New Roman](Cana kıymayın) [/FONT][/FONT]buyurulmuştur.
A'râf sûresinin 31. âyetinde meâlen, [FONT=Times New Roman,Times New Roman][FONT=Times New Roman,Times New Roman](Allah mallarını isrâf edenleri sevmez) [/FONT][/FONT]buyurulmuştur.
A'raf sûresinin 56. âyetinde meâlen, [FONT=Times New Roman,Times New Roman][FONT=Times New Roman,Times New Roman](Bozgunculuk yapmayın!) [/FONT][/FONT]buyurulmuştur.
Tevbe sûresinin 7. âyetinde meâlen, [FONT=Times New Roman,Times New Roman][FONT=Times New Roman,Times New Roman](Allah, sözleşmeleri bozmaktan sakınanları sever) [/FONT][/FONT]buyurulmuştur.
Nahl sûresi 90. âyetinde meâlen, [FONT=Times New Roman,Times New Roman][FONT=Times New Roman,Times New Roman](Allah, adaleti, iyilik yapmağı, akrabâya bakmağı emreder. Hayâsızlığı, fenalığı ve haddini aşmağı men eder.) [/FONT][/FONT]buyurulmuştur.
Ey iman edenler! Adaleti ayakta tutan ve kendiniz, ana-babanız ve yakın akrabanız aleyhine de olsa, yalnız Allah için şahitlik eden kimseler olunuz. Zira zengin de olsa, fakir de olsa, Allah ikisine de (sizden) daha yakındır. Nefsinizin arzusuna uyarak adaletten uzaklaşmayın. Eğer (şahitlik ederken) dilinizi eğer, bükerseniz veya çekinirseniz, şüphesiz Allah yaptıklarınızdan haberdardır. 4/135
İsrâ sûresinin 23-24. âyetlerinde [ve Ahkâf 15] meâlen, [FONT=Times New Roman,Times New Roman][FONT=Times New Roman,Times New Roman](Anana, babana öf deme, onları azarlama! Onlara tatlı söyle, onlara acıyarak alçak gönüllülük göster. Rabbim, onlar beni küçükken yetiştirdikleri gibi, sen de, onlara merhamet et diye duâ et!) [/FONT][/FONT]buyurulmuştur.
İsrâ sûresi 26. âyetinde meâlen, [FONT=Times New Roman,Times New Roman][FONT=Times New Roman,Times New Roman](Akrabâna, yolcuya, düşküne hakkını ver! Elindekini isrâf etme!) [/FONT][/FONT]buyurulmuştur.
İsrâ sûresi 28. âyetinde ise meâlen, ([Eğer fakirlere verecek şeyin yoksa, onlara birşey veremiyeceksen], [FONT=Times New Roman,Times New Roman][FONT=Times New Roman,Times New Roman]hiç olmazsa onlara tatlı söz söyle) [/FONT][/FONT]buyurulmuştur.
Rûm sûresinin 31. ve 32. âyetlerinde meâlen, [FONT=Times New Roman,Times New Roman][FONT=Times New Roman,Times New Roman](Dinde ayrı ayrı fırkalara ayrılıp her fırka, kendisini doğru yolda sanarak sevindiği [/FONT][/FONT][ ve diğer fırkalara düşman olduğu] [FONT=Times New Roman,Times New Roman][FONT=Times New Roman,Times New Roman]kimselerden ve müşriklerden olmayınız!) [/FONT][/FONT]buyurulmuştur.
Şûrâ sûresi 13. âyetinde meâlen, [FONT=Times New Roman,Times New Roman][FONT=Times New Roman,Times New Roman](Dine bağlı kalın! Tevhîd ve îmanda ayrılığa düşmeyin!) [/FONT][/FONT]buyurulmuştur.
Şûrâ sûresi 40. âyetinde meâlen, [FONT=Times New Roman,Times New Roman][FONT=Times New Roman,Times New Roman](Kötülüğün karşılığı, yine aynı şekilde kötülüktür. Ama, kim affeder ve barışırsa, Allah ona büyük mükâfat verir) [/FONT][/FONT]buyurulmuştur.
Hadîd sûresinin 23. âyetinde meâlen, [FONT=Times New Roman,Times New Roman][FONT=Times New Roman,Times New Roman](Allahın size verdiği nîmetlerle şımarmayınız! Gayb ettiğiniz maldan ötürü üzülmeyiniz! Allah, kendini beğenen kibrli kimseleri sevmez) [/FONT][/FONT]buyurulmuştur.
İsrâ sûresinin 35. âyetinde meâlen, [FONT=Times New Roman,Times New Roman][FONT=Times New Roman,Times New Roman](Bir şeyi ölçerken, tartarken ölçüyü tam tut!) [/FONT][/FONT]buyurulmuştur.
Rahmân sûresi 9. âyetinde meâlen, [FONT=Times New Roman,Times New Roman][FONT=Times New Roman,Times New Roman](Tartmayı doğru yapın! Tartıyı eksik tutmayın!) [/FONT][/FONT]buyurulmuştur.
Mutaffifîn sûresinin 1-5. âyetlerinde meâlen, [FONT=Times New Roman,Times New Roman][FONT=Times New Roman,Times New Roman](İnsanlardan kendileri bir şey alırken tam alan, fakat onlara kendileri birşey ölçüp tartarken verdiklerinde eksik tutan kimselerin vay hâline! Onlar, büyük bir gün için tekrar dirileceklerini zannetmiyorlar mı?) [/FONT][/FONT]buyurulmuştur.