Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için lütfen foruma kayıt olun veya giriş yapın. Üyelik tamamen ücretsizdir ve sadece birkaç dakikanızı alır.
Ahiret ile korkutuyor ve ahiret ile müjdeliyoruz, ama yönetim biçimleriyle ahirete götürecek yolları tıkıyoruz. Garipler ne yapsın? Çözüm yönetimi nedir ki insanların ahirete doğru önleri açılsın."İyiliğin ödüllendirilmediğini daha şimdiden yeterince gördüğümüze göre, kötülüğün cezalandırılacağını nasıl
söyleyebiliriz?"
(Albert Camus - Başkaldıran İnsan)
Bu alıntıda Albert Camus; çözümü bilmese de, duymamış olsa da, haklı isyanını düşünüp dillendirecek kadar dürüst
olabilmiştir.
Ateistler bir tarafa, papazların ve kötü din adamlarının yol kesici olmaları ve şartlandırmaları ile doğruya asla çıkış
bulamayacak olan, adına ne denirse densin, ne kadar övülürse övülsün bunlar gibi insanlar,
“Bütün güçleriyle, bütün takatlariyle, ellerinde mevcut imkânları kullanarak, onlar te’kidle ve te’yidle yemin etseler ve
deseler ki,. ölen kimseleri Allah kesinlikle tekrar diriltmiyecektir. Hayır, bu insanları tekrar diriltmek, Onun gerçek bir
va’didir. Fakat insanların ekserisi, çoğunluğu bunu bilmezler. 16/38 “
Haberinin ciddiyetini iş işten geçtikten sonra anlayacaklar.
Ödüllendirmeyi beceremediklerini itiraf eden A.Camus gibi etkili, düşünen, söz sahibi insanlar cezalandırmayı da,
ödüllendirmeyi de erişilmez gücün hazırladığını ve uygulayacağını kabul edebilse hiç sorun kalmayacak idi.
Dawkins ve O'nun gibilerinin yaptığı yanlışlıkları açıklamak ateistlere çözüm getirmiyor. Felsefe ve fikir çöplüğünde boğuluyor gibi oluyorlar."Düşünülmüş, tartışılmış, kafa yorulmuş, üzerinde karar kılınmış, akıllı tasarıma dayanan bir ahlak sistemi
isteniyor. 21. Yüzyılın modern insanlarının köleliğe inanmadığını, kadınların eşitliğini savunduğunu, kibar
olduklarını, hayvanlara iyi davranmaya inandıklarını görüyoruz, bunlar tamamı ile düşünülmüş şeylerdir.
Kur’anı ve incilde bunlara temel oluşturacak oldukça az düzeyde şeyler var.
Bunlar tarih boyunca tamamı ile düşünülerek ciddi tartışmalar ve argümanlarla, yasa teorilerle, politik ve
ahlaki felsefe ile anlaşılıp geliştirilen şeylerdir. Bunlar dinlerden gelmemektedir. Elbette iyilikten bahseden kısa
kesitlere rastlamak mümkün ama çok azdır. Kur’anı yada incili aradığınızda nadiren kabul edilebilir bir ahlak
anlayışının olduğu ayetlere denk gelirsiniz." Diyor Richard Dawkins
Bu sözün incille alakalı olan kısmı doğrudur. Kendi adamlarınında her fırsatta bildirdikleri değişikliklerle kutsiliği kalmamış
ve kelime yığını haline getirilmiştir. Hıristiyan papazların (Kitap-ı Mukaddes)lerinin sıhhatini, geçmiş Peygamberlerden
veya Havârîlerden birine isnâddan başka ortaya koyacakları bir delîlleri yoktur. Bu iddiâları, îtikat [îman] esaslarını beyan
eden ve doğruluğunda kalblerden şüpheleri giderecek, iknâ edici delîllerden değildir. Hiç bir akıl sahibi, kendisini dünyada
rahata ve huzura, âhirette de, azâbdan kurtaracak ve sonsuz saadete kavuşturacak dîni, zayıf esaslar üzerine kurarak, emîn ve
rahât olamaz.
Ve görüldüğü gibi rahat ve emin değiller çünkü; değiştirilmiş, dejenere olmuş, ölü kelimeler haline getirilmiş her ne varsa
eleştiri alması çok normaldir. Ama ön yargı ile başlayıp, bildiğini zannederek, hayalindeki şeyler ile, bilmeden kavramadan
mücadele etmeye çalışmak gerçek ilim adamının yapacağı iş değildir.
Dawkins gibilerin yanılgıları aşağıda açıklanacak. 90/7-20 - 92/5-21
Peki, Allah'ın ilahi adaletini yeryüzünde kim tesis edecek?
Medenî, yâni birlikte yaşayabilmek için, adalet lâzımdır. Çünkü herkes muhtaç olduğuna kavuşmak ister. Arzu ettiğini başkası alırsa, alana kızar. Aralarında çekişme, zulüm, işkence başlar. Topluluk parçalanır. Toplulukta, adaleti sağlamak için, çok şey bilmek lâzımdır. Bu bilgiler, birer kanûndur. Bunların en âdil olarak bildirilmesi lâzımdır. Bunları hazırlamakta da anlaşamazlarsa, yine karışıklık olur. Bunun için, insanların üstünde bir âdil varlığın hazırlaması lâzımdır. Bunun teklîflerine uyulması için, güçlü kuvvetli olması ve teklîflerin ondan geldiğinin de anlaşılması lâzımdır.
Ateistler Ahlak kurallarındaki eksiklik, eskilik ve ilkelliğe sebep olarak dinleri gösterildikten sonra, insanların kendi kuralları ile daha iyisini yapabileceklerini iddia eden bir durum ortaya çıkartıyorlar. Böylelikle daha işin başında kendi ahlak kabullenmelerinin de eksik olabileceğini, revizyona muhtaç hale gelebileceğini, zamanla görülecek aksamaların ve şartların değişmesi ile aşınacağını ve başkalarınında bunları kendlerinin yaptığı gibi ileride değiştirebileceğini baştan kabullenmiş oluyorlar. Akıllı olduğunu iddia eden her insanın bu ikilemi görüp ona göre davranması daha faydalı olacaktır. Kural şudur, madem ki insan eli ile değişebiliyor yine değişecektir. Öyle bir sistem olmalı ki adalette hiç eksikliği olmasın, her canlıya ulaşsın, kimse muaf olmasın, imtiyazlılar bulunmasın, sorumluluklardan kimse kaçamasın. Allahü teâlâ yemin sigasıyla, andolsun ki mutlaka soracağız buyuruyor kendilerine peygamber gönderilenlere ve peygamberlere de soracağız. 7/6
O halde, İnsanları câzibesi ile bağlayan ve işlerini düzenlemeye mecbûr eden bir kuvvet kudsîleşmedikçe ve kudsîliği yayılmadıkça zayıf kalmaya mahkum olacaktır.
%99'u müslüman olan bir ülke'nin yönetimi Hristiyan kanunları olursa ateistler çoğalır.Ateistler, yalnız ahlâkı ve dünya düzenini düşünüyorlar. ilim ile ve akıl ile ilgisi olmayan, yalnız hissi okşayan ve câhillerin anlamasına uygun olan şeyler söylüyorlar. insanlarda gördükleri ahlâk bozukluğuna çâre olarak hayallerindeki dinlere saldırıyorlar.
İnsan bir konuyu tartışabilmek için mutlaka o mevzuun, o konunun bütün detaylarını bilmelidir. Onun temel maddelerini, esaslarını mutlaka kavramış olmalıdır. Kulaktan dolma bilgilerle fikir yürütmek, savunduğunu sanmak insanı doğruya götürmez.
Aslında diğer muharrif dinlerin içi boş emirlerinin aksine Kuranı kerimle gelen haberlerde, gidilen yolun doğru yada yanlış olduğu tarif edilmekle kalmayıp her yol için ayrıntılı bilgi verilmesi ve akibet bildirilmesi, anlatılan konunun çok önemli olduğunu ve konuya hakim olunduğunu ortaya koyduğu için akıl onun delil olarak alınmasını mecbur kılıyor. Başlangıç noktası olarak kuranı kerimin beyanlarının alınmasına akibetin bildirilmesi delil olmakta. Hayal gücü ile izah edilemeyecek, kimsenin bilmesi mümkün olmayan son derece etkili ve ikna edici tarzda beyanlar karşısında teslimiyet kendiliğinden gelmekte.
Bunun karşısında iyi düşünülmüş ve tasarlanmış olduğu iddia edilen birtakım kuralların zorlayıcı etkisi ve sürdürülebilirliği zamana ve şartlara göre değişeceğinden kontrolü sağlamayacağı, adil davranamayacağı, her kesime ulaşamayacağı muhakkaktır.
Bu nedenle ahiret inancından, oradaki sorgudan uzak, cahillikle desteklenen kuru bir inat uğruna ıspatı mümkün olmayan bir zan için ömür harcamak oluyor ateizm.
Kahıt değil, kağıttır o
3 kağıtçılık yapansa, "aa bak bana böyle yapılmış nasıl dönerim" diyendir.
Kur'an'ın tamamını okumayıp kendine göre ayet seçen hoca misali ayet getiriyor
Farkında değil ki, böyle dalga konusu yapması bile ayeti tasdik ediyor![]()
Gerçekliği bildiğiniz halde menfi duygularınız ile halkı zehirliyorsunuz. Benim farkındalığım senden ötedir... Ayrıca okudum, hem de senden daha çok okuduğum senin bu mesajından belli... Neyse;
Aldırmayın siz bunlara. Bunlar engerekler ve çıyanlardır. Bunlar ekmeğimize, aşımıza göz dikenlerdir. Tanıyın bunları...
bu cevap mı