Kur’anı kerim islamiyyetin vazgeçilemez anayasası olduğu gibi onu bize beyan eden ve bizzat tatbikatını gösteren Muhammed “aleyhisselam” da davranış için göz ardı edilmemesi gereken delillerdendir. Onun emir ve yasaklarıda inananlar için yapılması gereken vazifedir. Bu nedenle Kur’anı kerimin açıklamaları olan bu sözlerinde bilinmesi gerekmektedir.
Aşağıdaki hadis-i şerifler, meşhûr (Mişkât-ül-mesâbih) kitabının fârisî şerhi olan (Eşi'at-ül-lemeât)ın dördüncü cildinden alınmıştır [Mişkâtın müellifi Veliyyüddîn Muhammed, 749 [m. 1348] da vefât etti. ]:
1 - İnsanlara merhamet etmeyene, Allahü teâlâ merhamet etmez.
2 - Zulme mani olarak, zâlime de mazluma da yardım ediniz!
3 - Satın alınan bir gömleğe verilen paranın onda dokuzu helâl ve onda biri haram olsa, bu gömlekle kılınan namazı, Allahü teâlâ kabûl etmez.
4 - Müslüman, müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez. Onun yardımına koşar. Onu küçük ve kendinden aşağı görmez. Onun kanına, malına, ırzına, nâmusuna zarar vermesi haramdır.
5 - Allaha yemin ederim ki, bir kimse kendisi için sevdiğini, din kardeşi için de sevmedikçe îmanı tamam olmaz.
6 - Allaha yemin ederim ki, kötülüğünden komşusu emîn olmıyanın, îmanı yoktur. [Yâni, hakîkî mümin değildir. ]
7 - Kalbinde merhameti olmıyanın îmanı yoktur. [Yâni kâmil değildir. ]
8 - İnsanlara merhamet edene, Allahü teâlâ merhamet eder.
9 - Küçüklerimize acımayan ve büyüklerimize saygılı olmıyan, bizden değildir.
10 - İhtiyârlara saygı gösteren ve yardım eden ihtiyârlayınca, Allahü teâlâ ona da yardımcılar nasip eder.
11 - Allahü teâlânın sevdiği ev, yetîm bulundurulan ve ona iyilik yapılan evdir.
12 - Yanında birini gıybet edeni susturan kimseye, Allahü teâlâ dünyada ve âhirette yardım eder. Gücü yeterken susturmazsa, Allahü teâlâ onu dünyada ve âhirette cezâlandırır.
13 - Din kardeşinin aybını, utanç verici hâlini görüp de, bunu örten, gizliyen kimse, islâmiyetten önce arabların yaptıkları gibi, diri gömülen kızı mezardan çıkarmış, ölümden kurtarmış gibidir.
14 - İki arkadaştan Allahü teâlâ indinde daha iyi olanı, arkadaşına iyiliği daha çok olanıdır.
15 - Bir kimsenin iyi veya kötü olduğu, [müslüman]komşularının onu beğenip beğenmemesi ile anlaşılır.
16 - Çok namaz kılan, çok oruç tutan, çok sadaka veren, fakat dili ile komşularını inciten kimsenin gideceği yer Cehennemdir. Namazı, orucu, sadakası az olup, dili ile komşularını incitmiyenin yeri Cennettir.
17 - Allahü teâlâ, dünyalığı, dostlarına da düşmanlarına da vermiştir. Güzel ahlâkı ise, yalnız sevdiklerine vermiştir.[İyi huylu olan kâfirlerin ölümleri yaklaşınca, îmana kavuşacakları umulur sözünün doğru olduğu buradan da anlaşılmaktadır. ]
18 - Bir kimsenin ırzına, malına saldıranın sevapları, kıyâmet günü o kimseye verilir. İbâdetleri, iyilikleri yoksa, o kimsenin günahları buna verilir.
19 - Allahü teâlâ indinde günahların en büyüğü, kötü huylu olmaktır.
20 - Bir kimse, sevmediği birisine belâ, sıkıntı geldiği için sevinirse, Allahü teâlâ, bu kimseye de bu belâyı verir.
21 - İki kişi mescide gelip namaz kıldılar. Kendilerine birşey ikrâm edildi. Oruclu olduklarını söylediler. Konuştuktan sonra, kalkıp giderlerken, Resûlullah “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem”, bunlara, (Namazlarınızı tekrar kılınız ve oruclarınızı, tekrar tutunuz! Çünkü konuşurken bir kimseyi gıybet ettiniz. [Kusurunu söylediniz. ]Gıybet etmek, ibâdetlerin sevabını giderir) buyurdu.
22 - Haset etmeyiniz! Ateş odunu yok ettiği gibi, haset de insanın sevaplarını giderir. [Haset, kıskanmak, çekememek demektir. Yâni, Allahü teâlânın birisine vermiş olduğu nîmetim ondan gitmesini istemek demektir. Ondan gitmesini istemeyip de, kendisinde de olmasını istemek, haset olmaz. Buna (Gıbta) etmek, imrenmek denir. Birisinde bulunan kötü, zararlı şeyin gitmesini istemek, (Gayret) ve (Hamiyyet) olur. ]
23 - İyi huylu kimse, dünyada ve âhirette iyiliklere kavuşacaktır.
24 - Allahü teâlâ, dünyada güzel sûret ve iyi huy ihsân ettiği kulunu, âhirette Cehenneme sokmaz.
25 - Ebû Hüreyreye (İyi huylu ol!)buyurdu. İyi huy nedir deyince, (Senden uzaklaşana yaklaşıp nasihat et ve sana zulmedeni affet ve malını, ilmini, yardımını senden esirgeyene bunları bol bol ver!)buyurdu.
26 - Kibirden, hıyânetten ve borçtan temiz olarak ölen kimsenin gideceği yer Cennettir.
27 - Peygamberimiz borçlu olan birinin cenâze namazını kılmak istemedi. Ebû Katâde ismindeki bir sahâbî, onun borcunu, havâle yolu ile kendi üzerine aldı. Peygamberimiz de cenâze namazını kılmağı kabûl buyurdu.
28 - Zevcelerinizi dövmeyiniz! Onları üzecek söz ve harekette bulunmayınız. Onlar, sizin köleniz değildir.
29 - Allahü teâlâ indinde en iyiniz, zevcesine karşı en iyi olanınızdır. Zevcesine karşı en iyi olanınız, benim.
30 - Îmanı üstün olanınız, huyu daha güzel ve zevcesine daha yumuşak olanınızdır.