kamil0920
Bronz Üye
Hayırlısını dilemeli insan. Evlenip mutlu bir hayata kavuşmak gibi bir hayal peşinde koşan tercih olarak maddi unsura önem atfediyor. An itibariyle Türkiye'de 20-30 yılını aşmış evliliklere sorduğumuzda şöyle derler: Oğlum evlendiğimizde neyimiz vardı? Çok çalıştık, çabaladık, günü geldi birbirimizi görmeden işe gelip-gittiğimiz zamanlar oldu çok çile çektik, sabrettik şükür ettik. Bugün her şeyimiz var.... Aynı adama desen ki; Ben Allah rızası için kızınızla evlenmek istiyorum müsade ederseniz??... El-cevap; Ahh oğlum, biz çook çektik kızımız çeksin istemeyiz o nedenle: söyle bakalım neyin var neyin yok. Evin varmı? Araban? İşin? Maaşın kaç lira? İşte o an bir evrimleşmeye şahit olursunuz. Kimse bana lafontenden hikaye anlatmasın. Bu zaman da kıstas adam olmak olmalı. Bu zihniyet bayanları kıymetli bir mal gibi değerlendirdiği müddetçe demiyorum, kendine güvenip hakkı ile yaşam beraberliği kurabilecekler evlenmeli.... Dünya malına-mülküne aldanacak kadar uzun bekleme salonu değil. Bu otobüs elbet yolculuğunu tamamlar... Bana kalırsa evlenmeden önce şöyle bir anlaşma mutlaka yapılmalı şart ve mazeret bildirmeden boşanma hakkı, her iki tarafa, verilmeli. Bu şekilde kimse sahip olduğu huzuru mutluluğu kaybetmemek amacıyla, birbirine karşı son derece Anlayışlı ve yapıcı davranır, başka bir çaresi yok. Her evlilik mutlaka ilk önce sevgi bir anlayışı ile başlamıyor mu Kimse bu güzel şeyleri kaybetmemek amacıyla söylediğim gibi davranır. Tabii bana göre....