Günlük Yolunda gitmeyen adam

🟢 Konu yazarı şu anda aktif
Şehirler arası otobüslerde muavinler de bildiğin otobüs gibi adamlar değil mi ya? Süreç onları da otobüse dönüştürmüş.
 
Düşünsene dünyaya kedi olarak gönderiliyorsun. Sanıyorsun ki minnoş biri olucam minnoş bi annem olacak ve benim ne kadar asil biri olduğumu düşünüp bunu bana hissettirecek ve ona ait olan her şeyin sahibi olacağım. Ama seni adamın birine veriyorlar. Adam her yerde seni bir şapşal gibi lanse edip hunharca gülüyor. Üstelik evde de sürekli rekabet halindesin. Bu dünya hassas kediler için çok zor.

1675163637174.png
 
Kime miyavlarsan ona aitsin.
 
bu çok derin manaları olan cümleyi buraya bıraktığınız için teşekkür ederim Süreyya hanım ama kediler herkese miyavlar.
Serzenis beyin sözü bu.Kedili avatar görünce aklima geliyor.
Ayriyeten kedilere de hafifmesrep imasi yapman ,beni üzdü.
 
Hafta sonu evdekiler uyurken klasik bir baba olarak uyanır uyanmaz wc'ye gidip orada kendimle ekonomi ve planlama hakkında bir takım istişarelerde bulunuyordum.
Bir ara oğlanın sesini duydum. Kendi kendine konuşuyor yine meczup diye düşünürken arkasından bir meowlama sesi geldi. Buna meowlama diyorum çünkü Fıstık asla alelade bir kedi gibi miyavlamaz. Kaba saba çirkin ve iğrenç bir kedidir o. Derken evde bir koşuşturma sesi işittim. Birileri çığlık atıp deli gibi koşuyor birileri kahkahalara boğuluyordu. Kapı pencere aşağıya iniyor sandım. Derken bir kadın çığlığı. Adeta insanlıktan çıkarcasına bir çığlık atan kişi eşimmiş. Orada oturmuş yalnız başıma olanları düşünürken bu kişi benim eşim mi, nası ya!? diye afalladığım oldu. Sonra çok yüksek bir tonda pencere açılması, defollll diye bağırış ve arkasından pencere kapanması sesi duydum. WC'den çıktığımda herkes ayaklanmıştı. Pencereden baktığımda dışarda şeytani bakışlar atan bir kedi gördüm. Ne olduğunu sorduğumda Fıstık beyin eve girer girmez taşkınlık çıkardığını, çocukları uyandırdığını ve perdelere daldığını söylediler. Bu kedi artık eve giremezmiş, asla! Yaklaşık 30 dakika sonra kahvaltıdaydık. Fıstıkla en son aynı çataldan yumurta yiyorduk.

1675667229054.png
 
Bilen bilir, normalde sağlıklı beslenmeye, formuma ve sporuma özen gösteren biriyim. Ancak bir süredir hem sporu hem de sağlıklı beslenmeyi, sağlıklı beslenme şöyle dursun düzenli zaman dilimlerinde beslenmeyi de bırakmış durumdayım. Bir süredir azığımı yanı başımda bulunan ve çevredeki yegane market olan Can Marketten temin ediyorum. Burası avrupanın en büyük metropollerinden İstanbul'un kalbinin attığı Bağcılar ilçesinde bulunan şirin bir köy işletmesi gibi. Her sabah sandviçimi almak için oraya gittiğimde işletme sahibi beyefendiyi ağzında sigarayla beni karşıladığını görürüm. Sandviç siparişimi babacan bir tavırla alır, eldiven asla kullanmaz ve asla hijyenik olmayan bir ortamda yapar işini. Zaman zaman oğullarının bulunduğu kendisinin piyasaya çıktığı günlerde kendimi biraz şanslı addederim. Oğullar, babalarına nispeten biraz daha modern ve eldiven kullanıyorlar. Peki sadece bıçak tuttukları ellerinde neden eldiven var? Sandviçimi hazırlarken domates ve salatalıkların yıkanmamış olduğunu görüyorum. Dostum bu işletme bir harika. Haşlanmış yumurtaları cehennem ateşinde kaynatıyor olacaklar ki sarı kısımlarında yer yer siyahlık görülüyor. Her gün bu durumu düzeltmem gerektiğiyle ilgili aynada kendimle uzun uzun konuşuyorum fakat ben galiba seviyorum bu işletmeyi ve tatları harika.
 
Geri