Truth is a pathless land

Konu sahibi son olarak 13 gün önce görüldü
"Sınırsızlık zevktir, sınırlılıkta zevk yoktur. Sadece sınırsızlık zevktir. Fakat kişi sınırsızlığın ne olduğunu anlamalıdır."

"Efendim, ben sınırsızlığı anlamak istiyorum."
 
"Bir kimse düşünürse anlar. Düşünmeden anlayamaz. Kişi sadece düşünerek anlar. Fakat kişi düşüncenin ne olduğunu anlamalıdır."

"Efendim, ben düşünceyi anlamak istiyorum."
 
Bir evin iki kapısından
Biri açık, biri kapalı olsa.
Biri girse, açarak, kapalısından.
Öbürü, açığını kapayıp çıksa...

Ne anlam çıkarırsınız bundan.
 
Şu anda Türk üniversitelerinin verdikleri diplomalar ciddiye alınacak belgeler değildir. Bunun nedenleri; görülmemiş bir öğrenci kalitesizliği, buna paralel olan bir hoca kalitesizliği ve çoğu aptalca politik kaygılarla açılan üniversitelerin alt yapı imkanlarının gerekenin çok altında olmasıdır.
 
1998 ilkbaharında Bluma Lennon, Soho’daki bir kitapçıdan Emily Dickinson’ın Şiirlerinin eski bir baskısını aldı ve ilk köşe başında, tam da ikinci şiiri okumaya başladığında bir arabanın altında kaldı.
 
Bakıyorum da, insanları kazanmak için en iyi çare onların sevdiklerini sever görünmek, doğru dediklerine doğru demek, kusurlarını övmek, her yaptıklarını alkışlamak. Yaranacak mısın, aşırı gitmekten hiç korkma. Yalan söylediğin istediği kadar belli olsun, suratından aksın, en zeki insanlar bile kanıveriyorlar dalkavukluğa. Pohpohu bastınız mı, en gülünç, en yüzsüzce söylenmiş sözleri bile yutuyorlar.
 
Seven biri ne sevdiğine yalvarıp yakarır ne de ondan bir istekte bulunur, demişti. Bunun üzerine Bayan Eva. Sevgi, kendi içinde bir kesinliğe, bir olgunluğa ulaşacak gücü barındırabilmelidir. İşte o zaman çekilmekten kurtulur, kendisine doğru çeker karşısındakini. Oysa sizin sevginiz, Sinclair, benim tarafımdan çekilmekte. Günün birinde beni kendisine çekecek gücü gösterdiğinde, gelirim o zaman. Armağanlar vermek istemem ben, ele geçirilmek isterim.
 
İki gözüm Ayşe'yi okudum Sabahattin' in yazdıkları arasında en çok etkilendiğim o oldu, benzeri hisler hayata ve sevdiğine karşı, ayrıca bu mektuplarda açıkca görülüyor ki; Sabahattin isyan ediyor sevgisine karşılık alamadığı için, hayata dair tespitleri muazzam.

Ayşe olmuş Pınar olmuş o kadar zaman geçmiş kadınlarda değişim yok yine ruhsuzlar, ifrit oldum ayşeye hapishanede dış dünya ile tek bağı mektuplar olan kendisine o duyguları besleyen adama iki satır yazmaya erinmiş, vicdansız.
 
Gerçek zeka kontrollü zekaydı. Bir okun rastgele bir yöne doğru atılmamasının gerekli olduğu gibi, sözlerinde özgürce uçuşmalarına izin verilemezdi.
 
Geri