Truth is a pathless land

Konu sahibi son olarak 18 gün önce görüldü
Yeni aşkların getirdiği hüzün ve yalnızlık duygusu, eski aşkların verdiği hüzün ve özlem duygusu, gelecek aşkların hüznü ve umutsuzluğu..
 
Hıristiyanlık, Allahını bile insanlara bir kadının kucağında arzetti ve hâlâ öyle gösterir.
 
Konu başlığını görünce aklıma geldi, en sevdiğim söz;

Truth is nothing without a dragon fruit .p
"KSE"
 
Gönlünüzün çektiğince gürültü edin!

Ses hayattır, bol gürültü hayatın yolunda gittiğine işaret eder.

Güvenle mezarlarımıza girdiğimiz zaman hepimiz sessiz kalmak için bol bol vakit bulacağız.
 
Manzara değişir, insanlar değişir, ihtiyaçlar değişir; ama tren hep ileri gider.
 
En kabuğuna çekilmiş, sert kimseler de sonunda insandır. Bu gibilerin sessiz denizlerine cüretle, iyi niyetle dalıvermek, çoğu zaman, onlara dünyanın en büyük iyiliğini yapmaktır.
 
Bir aşk, fazla sessiz sakin yaşanıyorsa, korkmak gerekir bundan. İnişi, yokuşu olmayan bir mutluluk insanı sıkar. Hayatta bazen inip, bazen çıkmalıdır insan. Üstelik insanın önüne çıkan engeller, onu daha da hırslandırır, onları aşınca yaşanacak zevkler de katlanır.
 
Düşünceler mükemmel, ancak davranışlar kusurludur. Bir insanı sevdiğini düşünmek, ona bunu söylemek ve ardından sarılmakla anlatılamayacak kadar mükemmeldir.
 
Toplum, bireye özgün ve bağımsız olduğunu, yaşamını istediği gibi yönlendirebileceğini söyler ! 'büyük yaşam oyunu' önündedir ve etkin ve güçlüyse her istediğine ulaşabilir. Gerçekte ise, insanların çoğu için bu olanaklar sınırlıdır. İnsanların kendi ana-babalarını seçme olanaksızlığı konusunda söylenenler yaşamın tümü için de geçerlidir. Bir meslek seçip bunda başarılı olmak, dinlenme, eğlenme yollarını saptamak, bir eş seçmek. Sonuçta, kişi, yazgısını yönlendirmek konusunda sınırsız bir güze sahip olduğu duygusu ile tam bir güçsüzlük duygusu arasında bocalar durur.
 
Yalnız senin için yaşamak, hayatımdan senden başka her şeyi silip atmak istiyorum. Fikirlerimi, gayeleri seninle paylaşmak, doğru bulduğumuz şeylere beraber inanmak istiyorum.
 
Etrafımızda olup bitenleri arzumuza bağlı olarak değiştirebileceğimizi zannederiz; buna inanırız, çünkü bundan başka hiçbir olumlu çözüm göremeyiz. En yaygın çözümü düşünmeyiz: olayları arzumuza bağlı olarak değiştiremeyiz ama zamanla arzumuz değişir.
 
Kimi yerlerde insanların yarısı deli, kimi yerlerde insanlar çok kurnaz, başka yerlerde çok uysal ve hayvan gibi, kimileri de zeki insanlar. Ama her yerde başlıca uğraşı aşk. İkinci uğraşı insanları çekiştirme, üçüncüsü ise aptalca şeyler söyleme.
 
Son düzenleme:
Geri