Truth is a pathless land

Konu sahibi son olarak 18 gün önce görüldü

Grand theft auto adında bir oyun , oyun görev yapmak üzerine kurulu bir konsepte sahip.
Kullanıcılar oyunun herhangi bir yerinde beliren görev çubuğuna tıklayarak ilerlemek suretiyle oyunu oynamış bulunurlar.

Oyundaki görevler genelde şu şekilde olur '' Jonathanı bul '' '' Balığı ye '' '' Atı kaçır ''.

Kücük bir benzetmeydi.
 
Erkeklerin senin istediğini yapması için çekici bir yüz kullanmanın, bir erkeğin kaslarını kullanarak bir kadını kendi iradesine uymaya zorlamasından hiçbir farkı yok, derdi o. İkisi de adidir ve ikisi de insan yaşlandıkça işe yaramaz hale gelir.
 
Sen bir müttefikini savaş meydanında terk edebilirdin ve bunu herkes bilebilirdi ama yüzüne hakaret etmek mi, ah, işte o yapılacak iş değildi. Toplum buna iyi gözle bakmazdı.
 
Guzel sarkilari bildigin kadar PM silmeyi de bilsen keske.
Ulasamiyoruz yahu, dolmussun.
 
Dünyanın geçiciliğinden, gökyüzünün sonsuzluğundan, sulardan ve diğer kuşların yaşayışlarından bahsederlerken, gözleri birbirine hasretle bakar ve: “Birbirimizden nasıl ayrılacağız?” demek isterlerdi.
 
Kongreye hanım öğretmenlerimizi çağırdığınız için sizi kutlarım. Ama hanımefendileri niye böyle ayrı oturttunuz? Sizin kendinize mi güveniniz yok, yoksa Türk hanımlarının faziletine mi? Bir daha böyle bir ilkellik görmeyeceğimi ümit ederim.
 
Hiçbir şeye sesini çıkarmazdı, ama içinde, sesini çıkarmadığı şeylerin sesi birikirdi. Bir ses kumbarası gibi tıka basa dolardı içi: Söyleyemediği, üzüldüğü, yokluğunu hissettiği, anlayamadığı, yüzleşemediği, kızdığı, alındığı, göstermediği gözyaşlarının sesiyle. Bütün sesler, kim bilir nasıl bir infilakla metal, parlak gülleler olarak ortalığa saçılacakları günü dipte, haince göz kırparak,sinsice beklerdi.
 
Geri