Hastalıktan ziyade yaşanmışlıkların bir yansıması bence.
Hayatı boyunca ezilmiş birinin patron olunca merhametsiz olabilmesi gibi.
Bizzat böyle bir tanıdığım,çocukluğunu bildiğim biri var.
Konuya halk jargonu ile en işlevsel yorumu ben bırakabilirim sanırım...
Bir oda dolusu kitabı olan ve hiçbirini okumamış biri.Kendisi ve çocukluğu ile ilgili hatırladıklarım: Sinik biri olması,ailesinden ciddi bir şiddet görmesi,sosyal çevresince sürekli dalga geçilip örselenmesi, başta abisi olmak üzere ailesi tarafından herkesçe kıyaslanması,yıllarca üzerine yapıştırılmış 'aptal,senden bir bok olmaz' yaftası.O da kendini ispat edebilecek şekilde kendine böyle bir yön çiziyor, sadece bununla da kalmıyor bi çok üniversiteyi kazanıyor bitiremeden bırakıp hepsini bitirdiğini,doktora için kadrolu teklifler aldığını iddaa ediyor.Ben dahil olmak üzere çevresindeki herkesin onu çekemediğine,kıskandığına,onun kalemi olmadığına dair yaygın bir inancı var.Öyle ki ben iyi bir bölüm kazandığımda hakkımda 'o şizofren,okumaya bile gitmiyor gittiği şehirde geziyor' diye sülalede dedikodu çıkarmıştı.Bizim sülalede çok temiz bir içe sahip olduğundan (!) yıllarca onun ağzına bakıp üniversite okuduğuma inanmadılar,babam habersiz okuluma geldi falan...Neyse kendisine kızgın değilim.Travması var çünkü ve onu çok iyi anlıyorum.Biri ne zaman beni haksız yere ekarde etmeye çalışıp 'sen kimsin ki' vari bir jargon ile bana gelse aklıma hep o gelir. İrite edici,sinir bozucu gibi gelen davranışların-saldırıların altında ciddi travmalar olabiliyor.
Gülmemek lazım.