Kamil aka Fikir Machine abem yine zamanının ötesinde bir fikirle arzı endam ediyorsun. Takdir ediyorum bu yönünü.
Dediklerinin kayda değer kısmı @aegishjalmur 'un dediği gibi yapıldı ve yapılıyor. Kaliforniya bundan 5-6 sene evvel inanılmaz bir kuraklık yaşadığında bu fikirlerin hemen hepsi uygulamaya konuldu. Ha bir kısmı tam olarak senin dediğin gibi olmasa da aşağı yukarı benzer şekilde uygulandı, buharlaşmayı önlemek adına gölün üstünü plastik örtüyle kaplamak yerine plastik toplarla örtmek gibi.
Bu projeler falan güzel şeyler. Evet, ellerimizi daha kısa süre yıkayalım, suyu ziyan etmeyelim falan filan hepsi süper ancak hiçbiri çare değil. Sen veya 80 milyonun günde 1 lt az su harcaması dramatik farklar yaratmıyor ha bu demek değil ki su tasarrufu yapmayalım, aksine yapalım. Buradaki kritik husus dünyanın inanılmaz şekilde ısınması ve insanlığın dünyanın doğal kaynaklarını hunharca tüketmesi. En basitinden bizim sulu tarım politikamız. İç Anadolu'da bilinçsizce güdülen sulu tarım politikası bizim yeraltı su kaynaklarımızın son damlasına kadar kurumasına sebebiyet verdi. Buna ek rantiye usulü yapılan Hes'ler de suyumuza inanılmaz zarar verdi. Bütün bunlara ek fosil yakıtlar ve onların salınımı da yine bu süreçteki en kritik unsurlardan bir tanesi. Özetle sen samimiyetle tasarrufunu yapsan dahi bu işi devlet politikası haline getirmedikten sonra hiçbir ehemmiyeti yok. Aşağıya meseleyi ayan beyan ortaya koyan bir dizi link bırakıyorum,
www.hurriyet.com.tr
www.milliyet.com.tr
www.aydinlik.com.tr
www.evrensel.net
Bunların hiçbiri tesadüf değil. Doğa Ana'nın insana öfkesinin bir sonucu hiç değil. Biz tarım ve hayvancılık toplumu olmamıza rağmen onu bile becermekten aciz bir haldeyiz. Çölün ortasını sulayarak yeşerteceğini düşünen 3-5 avelin verdiği kararın ceremesini bütün Anadolu halkı çekiyor ne yazık ki. Bu konuda sen ne kadar su tasarrufu yaparsan yap, devlete bu konuda baskı yapmadıkça yaptığın su tasarrufu vicdan mastürbasyonundan öteye gitmez ne yazık ki.
Dediklerinin kayda değer kısmı @aegishjalmur 'un dediği gibi yapıldı ve yapılıyor. Kaliforniya bundan 5-6 sene evvel inanılmaz bir kuraklık yaşadığında bu fikirlerin hemen hepsi uygulamaya konuldu. Ha bir kısmı tam olarak senin dediğin gibi olmasa da aşağı yukarı benzer şekilde uygulandı, buharlaşmayı önlemek adına gölün üstünü plastik örtüyle kaplamak yerine plastik toplarla örtmek gibi.
Bu projeler falan güzel şeyler. Evet, ellerimizi daha kısa süre yıkayalım, suyu ziyan etmeyelim falan filan hepsi süper ancak hiçbiri çare değil. Sen veya 80 milyonun günde 1 lt az su harcaması dramatik farklar yaratmıyor ha bu demek değil ki su tasarrufu yapmayalım, aksine yapalım. Buradaki kritik husus dünyanın inanılmaz şekilde ısınması ve insanlığın dünyanın doğal kaynaklarını hunharca tüketmesi. En basitinden bizim sulu tarım politikamız. İç Anadolu'da bilinçsizce güdülen sulu tarım politikası bizim yeraltı su kaynaklarımızın son damlasına kadar kurumasına sebebiyet verdi. Buna ek rantiye usulü yapılan Hes'ler de suyumuza inanılmaz zarar verdi. Bütün bunlara ek fosil yakıtlar ve onların salınımı da yine bu süreçteki en kritik unsurlardan bir tanesi. Özetle sen samimiyetle tasarrufunu yapsan dahi bu işi devlet politikası haline getirmedikten sonra hiçbir ehemmiyeti yok. Aşağıya meseleyi ayan beyan ortaya koyan bir dizi link bırakıyorum,
Arin Gölü, kuraklık nedeniyle yüzde 15 küçüldü
Bitlis'in Adilcevaz ilçesinde, göçmen kuşların önemli konaklama alanlarından olan Arin Gölü, kuraklık nedeniyle küçülüyor. Siirt Üniversitesi Coğrafya Bölüm...
Konya’nın denizi Beyşehir kuruyor
Bir zamanlar su derinliği nedeniyle Konya’nın denizi olarak anılan Beyşehir Gölü, neredeyse çöle dönmek üzere. Gölün derinliği 24 metreden 4 metreye kadar düştü. Vahşi sulamanın gölü kaybetme noktasına getirdiği belirtiliyor
Kuraklık Gediz Nehri'ni de vurdu
Ege Bölgesi'nin Büyük Menderes'ten sonraki ikinci büyük akarsuyu Gediz Nehri de kuraklık tehdidiyle karşı karşıya. Nehirde suyun çekilme bölgede endişeleri artırdı.
'Ambarımızda da su kalmadı' diyen Erol Kesici: Kuraklık takdiri ilahi değil, siyasi
Doç. Dr. Erol Kesici, yer altı sularının da hızla azalmasına atıfla 'Artık ambarımızda da su kalmadı' diyor ve ekliyor: 'Kuraklığı iklim krizine bağlamak işin kolayına kaçmaktır.'
Bunların hiçbiri tesadüf değil. Doğa Ana'nın insana öfkesinin bir sonucu hiç değil. Biz tarım ve hayvancılık toplumu olmamıza rağmen onu bile becermekten aciz bir haldeyiz. Çölün ortasını sulayarak yeşerteceğini düşünen 3-5 avelin verdiği kararın ceremesini bütün Anadolu halkı çekiyor ne yazık ki. Bu konuda sen ne kadar su tasarrufu yaparsan yap, devlete bu konuda baskı yapmadıkça yaptığın su tasarrufu vicdan mastürbasyonundan öteye gitmez ne yazık ki.