Burada daha evvel de dedim, Kürt siyasi hareketi ve silahlı hareketi Abd'nin talimatı ve onayı olmadan değil karar almak, kendi istek ve arzularıyla sakız dahi alamaz. Dolayısıyla bu kararın Abd tarafından alındığını, söz konusu metnin de Abd istihbarat örgütlerinin personellerinin elinden çıktığını kabul ederek başlamalıyız değerlendirmeye.
Açıklama Abd istihbarat örgütleri tarafından epey titiz bir çalışma neticesinde kaleme alınmış. Birkaç adım geriye atıp meselenin geneline bakmak ve açıklamadaki atıfları bu gözle değerlendirmek gerek. Kürtlerin Abd tarafından bölgede bir aktör olarak seçilmesi haybeye değil. Kürtler modern dönemde bölgede ne bir devlet kurabilmiş ne de uluslararası bir anlaşmada taraf olabilmiş. Bu da onları, üzerlerine masa başında yaratılmış yepyeni bir anlatı gömleği giydirmeye en uygun aday haline getirdi. Mesele salt Türkiye Cumhuriyetiyle alakalı değil. Mevcut düzen, İngilizlerin inşa ettiği, son yıllarda yürütücülüğünü Abd'nin yaptığı ve bölgede İsrail ile Abd'nin çıkarlarını pek gözetmeyen bir düzen. Abd oyunu kendi oyuncuları ve kendi yarattığı anlatıyla oynamak istiyor ki bu yolda sayısız terör örgütü ve diktatör yarattılar. Sonra bunları yok edip küllerinden yenilerini doğurdular. Ki bu süreçte bir yandan İşid'i doğurup diğer elleriyle de Ypg'yi eğitip donatarak "İşid'e karşı mücadele eden kahramanlar" anlatısını inşa ederek Ypg'yi globale bu şekilde sattılar. Irak'ın tüm resmi nüfus verilerini yok ederek belki de tarihin en büyük demografik operasyonunu gerçekleştirerek tüm Irak'ı bölge bölge, mahalle mahalle yeniden inşa ettiler. Sürecin Türkiye ayağında ise Güneydoğu'yu tamamen Türksüzleştirerek amaçlarına ulaştılar. Bundan sonraki süreç tamamen anlatının kendi gerçekliğini yaratması şeklinde ilerleyecek.
Açıklamanın dikkate değer diğer yanı Lozan'ın merkeze oturtulması. Bunu daha da dikkate değer kılan husus, Türkiye'de son yıllarda Abd yürütücülüğü ve birtakım vatan haini sözde tarihçiler eliyle Lozan karşıtı bir anlatının işlenmesi. Abd'nin Lozan'ı her iki taraf için de bir algı aparatı şeklinde kullanması haybeye değil. Abd, Türkiye içinde Lozan karşıtlığıyla Atatürk, Cumhuriyet ve kurucu değerler karşıtlığı yaratmayı hedeflerken Kürt tarafı için de Lozan'ı bir dayanak, bir meşruiyet ve mağduriyet kaynağı olarak kullanmayı düşünüyor. Lozan, Türkiye Cumhuriyetinin temelidir. Bu temele göz dikenler, vatan hainidir. Şu an birtakım vatan hainleri eliyle aleni bir Lozan karşıtı kampanya yürütülüyor ve o kampanya bugün gelip Pkk'nın açıklamasına bağlanıyorsa Pkk'nın kendini fesh etmesini barış zart zurt bağlamında değerlendiremeyiz. Uzun yıllara yayılmış bu planın sadece bir merhalesi Pkk meselesi. Bundan sonra da Lozan, Cumhuriyet, Atatürk ve laiklik karşıtlığının körükleneceğini görmek için de müneccim olmaya gerek yok. Bu bağlamda son olarak Atatürk'ün Lozan yorumunu bırakayım,
Bu antlaşma, Türk ulusuna karşı yüzyıllardan beri hazırlanmış ve Sevr Antlaşması ile tamamlandığı sanılmış büyük bir yok etme girişiminin yıkılışını bildirir bir belgedir.
Son olarak, Chp'nin bu noktada artık aklını başına alması ve kurucu değerler çizgisine dönmesi şarttır. Özgür Özel daha hala Ab ve Abd'ye açık kapı bırakma derdinde ama onların İmamoğlu veya Özgür Özel gibi bir dertleri de niyetleri de yok. Chp'nin de onlara ihtiyacı yok. Kurucu değerler çizgisine dönmeden bu işin olur yanı da yok. Artık ittifaklar son derece net bir çizgiyle çizildi. Akp, Mhp ve Dem ittifakının adayı Recep Tayyip Erdoğan'dır. Özgür Özel'in artık 2 kelamda bir "Kürt" demeyi bırakması ve artık Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarına seslenmesi gerek. "X aday olursa oy vermem, Y aday olursa zart yapmam" diyen kesim zaten Recep Tayyip Erdoğan'a verecek oyunu. O sebeple artık o kesimin bağlam dışına çıkartılması elzemdir. "X aday olursa oy vermem" diyenler Kılıçdaroğlu'nun adaylığını dayatarak Erdoğan'a bir seçim kazandırdı. Erdoğan'a bir seçim daha kazandırma niyeti olan muhalefeti bölen bu tiplere ihtiyacı yok muhalefetin. Türkiye Cumhuriyetine, değerlerine ve bütünlüğüne bağlı olanlara ulaşmak, gerekirse kapı kapı dolaşmak, o insanlara dokunmak, o insanları organize etmek zorunda Chp. Kısaca Chp, Çankaya'da anlatılan Atatürk'ün şu çizgisine gelmek zorunda,
Şunu bilmenizi isterdim ki biz emperyalist pençesine düşen bir kuş gibi yavaş yavaş aşağılık bir ölüme mahkûm olmaktansa babalarımızın oğulları olarak vuruşa vuruşa ölmeyi tercih ediyoruz.