Sevgili ve pek muhterem Cafercim, Bak hacım bugün seni sevmiyorum he nefret ediyorum senden..., 3 - 5 arkadaş geldi eskiyi yaad ettik konuştuk durduk öyle...
Çıktık çatıya, tabi bu sefer az birazda demleniyoruz neredeyse istanbul ayaklarımızın altında insanlar o kadar kalabalık ki, yer yok millet birbirini ezecek neredeyse, ki eziyorda zaten görüyoruz televizyonlarda... Arkadanda Steelheart - She's Gone çalıyor. Öyle bir modayız, yani sözleri zaten yeterli...
Acaba dedik, belki karşımıza çıkacak insan kalabalığın içinde ama kim bilir o şimdi napıyordur ? Bunu çok sorduk kendimize ama bir türlü karar veremedik, belkide şuan başkasıyla ? hı cafer öyle değil mi sence, ama belkide başkaları bizim için bu soruyu soruyordur öyle değil mi ? Sonra sorular içinde kafayı yedik, ve zıbarmadık deli gibi konuştuk geçmişi hatalarımızı, bize yapılan hataları, kaybettiklerimizi, kazandıklarımızı ama sonuç 0 sonunda hayatında kimse kalmıyor işte, 3 -5 tane vefakar dost, gene aynı yerde bundan 10 sene önce liseden kaçıp geldiğimiz yerdeyiz... Değişen ne ? İnsanlar değişmeyen ne ? Biz, evet sadece biz. Biz yalan sölüyemiyoruz başkaları gibi, biz değişemiyoruz ilk başta neysek oyuz hep, ilk bizi tanıdıkları gibi, Aldatmıyoruz, Bağırıp çağırmıyoruz, küfür edemiyoruz başkalarının yaptıkları gibi. Biz değişemiyoruz ne yazık ki, ya sevdiklerimizi çok sıktık bunalttık, yada çok serbest bıraktık hayatımızdan başkasına uçup gittiler bu ayarı tutturamadık bir türlü, sorun bizde mi yoksa onlarda mı çözemedik, çözemiyeceğizde galiba arkadaş güzel bir laf etti '' Hayat hep iyi olanlarla mı oynar oyununu, yoksa iyileri kötü olmaya mı zorlar...?
Sence Cafer ? fikrin nedir hacım, bol bol sitem ettik geçen gece zaten halende devam ediyoruz.. Neyse Cafer öptüm.