Raven
Bronz Üye
- Katılım
- Nisan 6, 2013
- Mesajlar
- 4,917
- Tepkime puanı
- 227
- Puanları
- 318
Herkesin aklına ilk olarak kuantum gelmiş. Youtubeda 15 dakikalık kuantum videosu izlemek kuantum hakkında 5 dakika konuşmanızı sağlar zaten. Fakat kuantumu tam anlamıyla anlamak kimsenin harcı değil ve çoğu kişinin dile pelesenk ettiği cümleleri süslü bir edebiyatla dile getirirken kendini zeki sanmasi komedi unsurundan başka bir şey değildir. Bir fabrikanın seri üretimi gibi bu insanlardan çok var.
Yeni tanıştığınız bir insanla ilk buluşmada bütün gün edebiyat, sanat, bilim konularını konusurken, çok daha kolay bir kelime ile ifade edilebileceğiniz kelimeleri karşınızdakinin anlamayacagini( %90 )bildiğiniz kelimelerle ifade etmeniz ve bunu konuşma arasında açıklamamanız ben kendimi güzel satarımın demosu gibi geliyor ve bu tutumun sürekliliği iticilikten başka bir şey olmuyor. Aşırılık iticiliği doğuruyor. Bilmiyorsa sorsun canım diyenler oluyor. Bu durum bir kere olur hadi iki kere olur. Anlatıcının sürekli siz olduğu bir konuşma sohbet etme şekli değildir.
Önceden bilgi alışverişi, fikir alışverişi yapılırdı. Alışveriş karşılıklı olur, tek bir kişinin etrafında ilerlemezdi. Şimdi anlaşılmaya önemli hissedilmeye o kadar ihtiyac var ki insanlar hep kendini kanıtlama peşinde. Bilgiler verilen izlenimi kanıtlamak için öğrenilmeye başlandı.
Sıradan kelimelerle kurulan anlatım gücünün tadı çok çabuk unutuldu.
Sorun sosyal medyada kendini farklı bir şekilde ifade etme yolunda sanatın, bilimin, felsefenin popülarizme kurban gitmesi. Günümüz durumu bundan ibaret.
Sapyoluk mu diyorduk? Peki.
Yeni tanıştığınız bir insanla ilk buluşmada bütün gün edebiyat, sanat, bilim konularını konusurken, çok daha kolay bir kelime ile ifade edilebileceğiniz kelimeleri karşınızdakinin anlamayacagini( %90 )bildiğiniz kelimelerle ifade etmeniz ve bunu konuşma arasında açıklamamanız ben kendimi güzel satarımın demosu gibi geliyor ve bu tutumun sürekliliği iticilikten başka bir şey olmuyor. Aşırılık iticiliği doğuruyor. Bilmiyorsa sorsun canım diyenler oluyor. Bu durum bir kere olur hadi iki kere olur. Anlatıcının sürekli siz olduğu bir konuşma sohbet etme şekli değildir.
Önceden bilgi alışverişi, fikir alışverişi yapılırdı. Alışveriş karşılıklı olur, tek bir kişinin etrafında ilerlemezdi. Şimdi anlaşılmaya önemli hissedilmeye o kadar ihtiyac var ki insanlar hep kendini kanıtlama peşinde. Bilgiler verilen izlenimi kanıtlamak için öğrenilmeye başlandı.
Sıradan kelimelerle kurulan anlatım gücünün tadı çok çabuk unutuldu.
Sorun sosyal medyada kendini farklı bir şekilde ifade etme yolunda sanatın, bilimin, felsefenin popülarizme kurban gitmesi. Günümüz durumu bundan ibaret.
Sapyoluk mu diyorduk? Peki.