Ruha Ziyafet

Konu sahibi son olarak 1556 gün önce görüldü
Dostoyevski'nin ölüm döşeğindeyken eşine söyledikleri:

"Annâ, en üzüntülü ve sevinçli anılarımı seninle bölüştüm. Tek başıma aşamayacağım zorlukları seninle aştım. Ve şunu unutma ki seni büyük bir tutkuyla sevdim. Bir kere bile aldatmadım. Düşüncede bile."

 
Dostoyevski'nin ölüm döşeğindeyken eşine söyledikleri:

"Annâ, en üzüntülü ve sevinçli anılarımı seninle bölüştüm. Tek başıma aşamayacağım zorlukları seninle aştım. Ve şunu unutma ki seni büyük bir tutkuyla sevdim. Bir kere bile aldatmadım. Düşüncede bile."


Çok manidar sözler. Paylaşımın için teşekkür ederim Run. :emoji_rose:
Şarkı için de şükranlar.:emoji_tulip:
Sana gelsin.

 
Sevgili hocam.
Keske karsilikli sigara pöfürdetip,kahvelerimizi icerek bu konu üzerinde fikirlerimizi sunabilseydik.
Ne kadar ideal olurdu degil mi? (Yani ikimizin ortak bir idealizmi bu olabilir miydi canim hocam?)Hos ve huzurlu da bir ortam olurdu.
Ama,ah! Hayatin gercekleri,bunu en azindan, su an yapabilmemiz icin musaiit degil.
Ama belki ileride.
Ve bu noktada cok haklisiniz hocam.
Bir idea olusmali ki,gelecege zemin zemin yansitabilinsin.Ama buna karsilik da,bir idea mevcut gerceklerden dogabilen bir "gercek" aslinda.
Platon a göre mükemmeliyetcilik barindiran idea,bu günün sartlari dogrultusunda hayal kirikligina ugramaz mi hocam?
Ütopya yi baz almam da bundandi.
Bazen tüm fikir ve fikirlerin üzerinde dönen düsüncelerin,sınır noktasina geldigini düsünmekteyim.
Tek devrimsel nice ve niteliklerin,kaos ile birlikte yeserecegini yok sayamiyorum.Bölgesel degil de,genel bir kaos.
Bu nedenle de öznelliğin var oluş mücadelesi ikinci plana düsebilir.Kolektif bir cözüm önerisi arayacak olur isek.
Ve tüm bu meydan okuyucu unsurlarla basa cikabilmek icin,söylediginiz gibi yalnizlasan insanin gücünün yine kendinde olusunun tezi,aslinda kendi ic sesini dinleyebilmesi ve mücadele edebilmesidir,haklisiniz.
Lakin bu yalnizca ic dünyasini kurtarabilir.
 
Sevgili hocam.
Keske karsilikli sigara pöfürdetip,kahvelerimizi icerek bu konu üzerinde fikirlerimizi sunabilseydik.
Ne kadar ideal olurdu degil mi? (Yani ikimizin ortak bir idealizmi bu olabilir miydi canim hocam?)Hos ve huzurlu da bir ortam olurdu.
Ama,ah! Hayatin gercekleri,bunu en azindan, su an yapabilmemiz icin musaiit degil.
Ama belki ileride.
Ve bu noktada cok haklisiniz hocam.
Bir idea olusmali ki,gelecege zemin zemin yansitabilinsin.Ama buna karsilik da,bir idea mevcut gerceklerden dogabilen bir "gercek" aslinda.
Platon a göre mükemmeliyetcilik barindiran idea,bu günün sartlari dogrultusunda hayal kirikligina ugramaz mi hocam?
Ütopya yi baz almam da bundandi.
Bazen tüm fikir ve fikirlerin üzerinde dönen düsüncelerin,sınır noktasina geldigini düsünmekteyim.
Tek devrimsel nice ve niteliklerin,kaos ile birlikte yeserecegini yok sayamiyorum.Bölgesel degil de,genel bir kaos.
Bu nedenle de öznelliğin var oluş mücadelesi ikinci plana düsebilir.Kolektif bir cözüm önerisi arayacak olur isek.
Ve tüm bu meydan okuyucu unsurlarla basa cikabilmek icin,söylediginiz gibi yalnizlasan insanin gücünün yine kendinde olusunun tezi,aslinda kendi ic sesini dinleyebilmesi ve mücadele edebilmesidir,haklisiniz.
Lakin bu yalnizca ic dünyasini kurtarabilir.
Canım Süreyya hocam, bilinci müstesna, yüreği derin güzel insan.:emoji_heart_eyes:
Ne kadar çok isterdim sizinle o kahve eşliğinde karşılıklı sohbeti. Belki bir gün, dileğimdir, ümidimdir.:emoji_rose:
Çok teşekkür ederim.:emoji_tulip:

İnsana dair söylenecek ne çok şey var, ama dünya bir labirent tarihselliğinde.
Çarpıtılmış, menfaate yöneltilmiş bir arenada iç dünyayı kurtarmayı hazine görme ümitsizliğindeyim bazen
Kolektif olana ulaşılabilir mi? Özellikle şu salgın döneminde bile belli kesimler rant için daha çok zenginleşirken ve kuralların diktesi ile yaşamaya maruz bırakılırken.
Tutunabilecek safi bir öz kaç kişiye ulaşabilir veya herkes bu anlamı isteyecek mi? Yoksa her eşitsiz dünya düzeninde belli kişiler ona adapte olup biz de istifade edelim kayıtsızlığında bencil olmaktan uzaklaşabilecek mi? Bahaneler sıralanıp ''bundan dolayı bu etik dışılığa alet oldum'' demeyecek kaç kişi olabilir?
Kolektif olana güvenim yok ne yazık ki.
Geriye vicdan kalıyor. Kant'ın dediği gibi ''üzerimizdeki yıldızlı gök ve içimizdeki ahlak yasası''.
Öperim var oluşunuzdaki hazineyi. :*

@Berdush çok teşekkür ederim güzel şarkı için.:emoji_tulip:
 
Canım Süreyya hocam, bilinci müstesna, yüreği derin güzel insan.:emoji_heart_eyes:
Ne kadar çok isterdim sizinle o kahve eşliğinde karşılıklı sohbeti. Belki bir gün, dileğimdir, ümidimdir.:emoji_rose:
Çok teşekkür ederim.:emoji_tulip:

İnsana dair söylenecek ne çok şey var, ama dünya bir labirent tarihselliğinde.
Çarpıtılmış, menfaate yöneltilmiş bir arenada iç dünyayı kurtarmayı hazine görme ümitsizliğindeyim bazen
Kolektif olana ulaşılabilir mi? Özellikle şu salgın döneminde bile belli kesimler rant için daha çok zenginleşirken ve kuralların diktesi ile yaşamaya maruz bırakılırken.
Tutunabilecek safi bir öz kaç kişiye ulaşabilir veya herkes bu anlamı isteyecek mi? Yoksa her eşitsiz dünya düzeninde belli kişiler ona adapte olup biz de istifade edelim kayıtsızlığında bencil olmaktan uzaklaşabilecek mi? Bahaneler sıralanıp bundan bu etik dışılığa alet oldum demeyecek kaç kişi olabilir?
Kolektif olana güvenim yok ne yazık ki.
Geriye vicdan kalıyor. Kant'ın dediği gibi ''üzerimizdeki yıldızlı gök ve içimizdeki ahlak yasası''.
Öperim var oluşunuzdaki hazineyi. :*

@Berdush çok teşekkür ederim güzel şarkı için.:emoji_tulip:
Haklisiniz hocam.
Inanin,her insan kendine ait empirik cikarimlari dogrultusunda hayati yorumlamaya yeltenir.
Lakin birbirimizi anlamamiz,dünyayi kendi halimizce kurtarabildigimize dair kücük de olsa bir kanit degil midir?
Su an belki kücük idealler konusuyor icimizden.
Dünyanin bu denli kücülmesi,kolektif bilinci ve ya belki, zor da olsa,kabullenme zorunlulugu getirmesine ragmen,idealist insanlarin var olusunu gerektirecek bir sürec barindirabilir.
Direniyoruz elbet de,Üstlendigimiz fikir ve bununla birlikte dogan yeni cikar yoluna girebilme ihtimaller ile.
Öznelligin temel tasi da deneycilik.
Bu da realist bir bakis acisi ister.
Öptüm güzel tatar gözlerinizden canim hocam.
 
Haklisiniz hocam.
Inanin,her insan kendine ait empirik cikarimlari dogrultusunda hayati yorumlamaya yeltenir.
Lakin birbirimizi anlamamiz,dünyayi kendi halimizce kurtarabildigimize dair kücük de olsa bir kanit degil midir?
Su an belki kücük idealler konusuyor icimizden.
Dünyanin bu denli kücülmesi,kolektif bilinci ve ya belki, zor da olsa,kabullenme zorunlulugu getirmesine ragmen,idealist insanlarin var olusunu gerektirecek bir sürec barindirabilir.
Direniyoruz elbet de,Üstlendigimiz fikir ve bununla birlikte dogan yeni cikar yoluna girebilme ihtimaller ile.
Öznelligin temel tasi da deneycilik.
Bu da realist bir bakis acisi ister.
Öptüm güzel tatar gözlerinizden canim hocam.
Çok haklısınız güzel hocam. :emoji_tulip:

Sizin varlığınız, milyarlarca insan içinde sizinle karşılaşmış olabilmek en güzel örnek umuda.:*
O maviş gözlerinizden öperim.:emoji_heart_eyes:
Pazar çayını benimle paylaşır mısınız?

yALV1f.jpg

 
Çok haklısınız güzel hocam. :emoji_tulip:
Sizin varlığınız milyarlarca insan içinde en güzel örnek umuda.:*
O maviş gözlerinizden öperim.:emoji_heart_eyes:
Pazar çayını benimle paylaşır mısınız?

yALV1f.jpg

Teveccühünüz.
Utandiriyorsunuz.
Paylasirim tabii canim hocam ❤

Cevapsiz sorulara da,cevap arama ümidi ile :*

 
thumbnail-IMG-20220103-180016.jpg

thumbnail-IMG-20211130-074213.jpg


thumbnail-IMG-20211102-072557.jpg


thumbnail-IMG-20211101-214914.jpg

Geçen hafta yurttan kalanlar.

Ve sınıftan:
thumbnail-IMG-20211202-113409.jpg


thumbnail-IMG-20211202-082455.jpg

 
Son düzenleme:
Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.
"O olmazsa yaşayamam." demeyeceksin.
Demeyeceksin işte.
Yaşarsın çünkü.
Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
Çok sevmeyeceksin mesela. O daha az severse kırılırsın.

Ve zaten genellikle o daha az sever seni,
Senin onu sevdiğinden.
Çok sevmezsen, çok acımazsın.
Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
Senin değillermiş gibi davranacaksın.
Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de
korkmazsın.

Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
Çok eşyan olmayacak mesela evinde.
Paldır küldür yürüyebileceksin.
İlle de bir şeyleri sahipleneceksen,
Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
Gökyüzünü sahipleneceksin,
Güneşi, ayı, yıldızları...

Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.
"O benim." diyeceksin.
Mutlaka sana ait olmasın istiyorsan bir şeylerin...
Mesela gökkuşağı senin olacak.
İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait
olacaksın.Mesela turuncuya, ya da pembeye.Ya da cennete ait olacaksın.

Çok sahiplenmeden, çok ait olmadan yaşayacaksın.
Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi,
Hem de hep senin kalacakmış gibi hayat.
İlişik yaşayacaksın. Ucundan tutarak...

CAN YÜCEL
 
Son düzenleme:
Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.
"O olmazsa yaşayamam." demeyeceksin.
Demeyeceksin işte.
Yaşarsın çünkü.
Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
Çok sevmeyeceksin mesela. O daha az severse kırılırsın.

Ve zaten genellikle o daha az sever seni,
Senin onu sevdiğinden.
Çok sevmezsen, çok acımazsın.
Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
Senin değillermiş gibi davranacaksın.
Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de
korkmazsın.

Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
Çok eşyan olmayacak mesela evinde.
Paldır küldür yürüyebileceksin.
İlle de bir şeyleri sahipleneceksen,
Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
Gökyüzünü sahipleneceksin,
Güneşi, ayı, yıldızları...

Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.
"O benim." diyeceksin.
Mutlaka sana ait olmasın istiyorsan bir şeylerin...
Mesela gökkuşağı senin olacak.
İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait
olacaksın.Mesela turuncuya, ya da pembeye.Ya da cennete ait olacaksın.

Çok sahiplenmeden, çok ait olmadan yaşayacaksın.
Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi,
Hem de hep senin kalacakmış gibi hayat.
İlişik yaşayacaksın. Ucundan tutarak...

CAN YÜCEL

Kesinlikle. :emoji_tulip:
Çok anlamlı bir şiir. Teşekkür ederim @Run.:emoji_rose:
Bu şarkı sana gelsin.:)

 
Teşekkürler hocam.
Ne diyordu Halikarnas Balıkçısı “İyi insanlar kırıldıkları zaman sevmeyi bırakmazlar, göstermeyi bırakırlar.”

 
Su an neden bilmem canım fena halde sesini duymak istedi ..
 
@Run, çok teşekkür ederim. Anlam dünyasına bir adım daha, şükranlar.:emoji_rose:
@VERA hatun, güzel hatun, yarın taciz edebilir miyim seni telefonla?:*
@Süreyya hocam, güzel can, çok teşekkür ederim. Sevgilerle. :*
Üçünüz için gelsin. Geceniz hoş olsun. :emoji_tulip::emoji_tulip::emoji_tulip:

 
Farid Farjad tüm insanlığa sesleniyor.
Güzel konuşmak, ince düşünmek, halden anlamak, sevmek, düşeni kaldırmak, ağlayanı güldürmek, hep bedava biliyor musunuz?

 
Farid Farjad tüm insanlığa sesleniyor.
Güzel konuşmak, ince düşünmek, halden anlamak, sevmek, düşeni kaldırmak, ağlayanı güldürmek, hep bedava biliyor musunuz?


Hem söz hem şarkı seçimi muhteşem.:emoji_pray:
Günün yorgunluğuna ziyadesiyle değdi. Güzel varlığın için teşekkürler Run.:emoji_rose:
Senin için gelsin.

 




Bu imkansız değil, yalnızca fantastik bir öyküdür.
İnsanlar, düşünmemek için konuşmayı icat etmişlerdir.

Agatha Christie
 
Geri