Derviş dönemlerinde fazla teorilerim var ama şimdi konuyu çetrefilli bir hale sokmayayım. Halk kazanır kısmına itiraz edeyim kısaca. Halkın bir kazancı yok. Misalen, yıl başında açıklanıp, sözde gerilediği söylenen TÜFE verileriyle brüt 800 lira olan bir maaşta bunun yansıması 50 liralık bir gerileme oluyor; hükümet ise asgari ücrete 30 lira zam yapıyor. 20 lira halk zararda.
Madem ülke ekonomisi gelişiyor, kâr yapıyor. Bu maaşlara neden yansımıyor? Tek yönlü bakıyorum diye düşünme. Aynı şekilde sendikaları da eleştiriyorum mesela. MEMUR-SEN hükümet ile pazarlığa oturuyor. Hükümet 230 lira ve %3+3 gibi bir öneri sunuyor. Sendika kabul etmiyor; aradan bir hafta geçiyor ve 130 liralık zammı kabul ediyor. Saçmalığa bak.
Hayat pahalılığı için sadece empati yapmak gerekiyor. İstanbul gibi bir yerde, asgari ücretle geçimini sağlayan evli ve iki çocuğu olan biri olsaydın; bunun ne kadarı kiraya, faturalara ve temel ihtiyaçlarının karşılamasına gidecekti? Ay sonunda elinde para kalır mıydı? Şener Şen malum filminde ne diyordu: "Yetiremedim, çok çalıştım ama yetmedi." Bundan farklı bir şey söyleyebilir miydin?