R4bia

Konu sahibi son olarak 1 gün önce görüldü


Bunun yeterli olduğunu sanmıyorum .2009 da gitti Abdullah gül ama 2013 te hala katliam devam ediyor .

Kardeş ben ''Olay gezi parkı değil hala anlamadın mı, hadi gel'' diye olayı farklı boyutlara sokmam. Adaletten yanayım. Benim alanım İktisat tarihi ve Türkiye ekonomisi, konusu ise: ülkelerin ekonomileri, savaşları, siyasi olayları, coğrafi durumları vb. konular M.Ö 8000 den girerim 2002de 5 yıllık kalkınma planlarından çıkarım. Burda Türkiye'nin geçmişini ve dış ülkelerle olan durumlarını anlatırsam. Yav he he diyip hak verirsin. Bi sigara içip yatmaya gidersin . :)
 


''Saman altından su yürütmek '' diyorum bende sana .Umarım bu dediğimi Ülkemizin başbakanına ve onların %22.5 lik kısmına yorumlarsın ve buda son yorumum iyi forumlar herkeze.Ayrıca benim önceki yorumumla senin yukardaki resmin çok alakasız

Tamam toplanin Mısır halkını katletmeye gidiyoruz!
 
"Zulmedenlere meyletmeyin. Yoksa size ateş dokunur. Sizin Allah'tan başka dostlarınız yoktur. Sonra yardım da göremezsiniz."

(Hud, 113)
970894_593122710726312_145486374_n.jpg
 


Bu fotoğraf her şeyi açıklar sana yorum yok :)

1209279_535097086545902_452165556_n.jpg

"Musa'nın Çocukları" kitabını temin edip, vaktin olunca bir bak derim. Derin devlet ve olası tehdit senaryoları yerine ilginç bilgiler sunuyor:Geçmiş dönemlerde İstanbul belediyesinde dönen yolsuzlukları. Kayıp trilyonları. Amerika ve İsrail ile bağlantıları. Aracı şirketleri. Türk kimliğine tutumunu her fırsatta dile getiren bir siyasinin derinlemesine görüşlerini. Ümmet düşüncesini de sıklıkla dile getiren aynı siyasinin Yahudi localarından aldığı ödülleri.

İlginç şeyler. Ergenekon'dan kitabın yazarının 27 yıl hapis cezası alması gözünü korkutmasın tabi; okumanın ve kitabı bulundurmanın cezasını uyduramadılar daha. :p
 
"Musa'nın Çocukları" kitabını temin edip, vaktin olunca bir bak derim. Derin devlet ve olası tehdit senaryoları yerine ilginç bilgiler sunuyor:Geçmiş dönemlerde İstanbul belediyesinde dönen yolsuzlukları. Kayıp trilyonları. Amerika ve İsrail ile bağlantıları. Aracı şirketleri. Türk kimliğine tutumunu her fırsatta dile getiren bir siyasinin derinlemesine görüşlerini. Ümmet düşüncesini de sıklıkla dile getiren aynı siyasinin Yahudi localarından aldığı ödülleri.

İlginç şeyler. Ergenekon'dan kitabın yazarının 27 yıl hapis cezası alması gözünü korkutmasın tabi; okumanın ve kitabı bulundurmanın cezasını uyduramadılar daha. :p

Bu devlet sen o kitabı bulundurdun diye seni almadiysa içeri beni hiç almaz :kiki: İnşallah rastlarsam okuyacağım :/ Kitap bulmak sorun oluyo benim için özellikle de bu tarz :/
 
Anlatacaktım ölümlerini bir sonbahar eşliğinde
Bir kış güneşliğinde
Fakat baktım bu ölüm değil diriliştir .

1149038_593120604059856_1490689101_n.jpg
 


Bu devlet sen o kitabı bulundurdun diye seni almadiysa içeri beni hiç almaz :kiki: İnşallah rastlarsam okuyacağım :/ Kitap bulmak sorun oluyo benim için özellikle de bu tarz :/

Üniversitede bir arkadaşı, hocalarından birinin inisiyatifiyle okutulan Karl Marx'ın Kapital'ini elinde bulundurduğu için kitabı delil kabul ederek gözaltına almışlardı. Türkiye'de yargı nasıl işliyor biliyorsun. Nedensiz yere Kocaeli F Tipi'nde 6 ay eritti arkadaş.

Davos'ta atarlanmaya, meydanlarda-ya da her fırsatta- vicdan muhasebesi yapmaya benzemiyor iş uygulamaya gelince. Başka bir alıntı daha:

"Burnumuzun dibinde, yüz binlerce Müslüman Iraklı kardeşimiz; çoluk çocuk, kadın, yaşlı ayırt edilmeden ABD uçaklarının bombardımanı sonucu katledildi, sakatlandı. Peki, bu vahşet yaşanırken, AKP ne yaptı hiç düşündün mü?

ABD'nin işgal ve katliamı başlamadan önce, AKP, ABD askeri ülkemizde konuşlanarak Irak'a ülkemizden kara harekatı yapsın diye meclisten teskere çıkartmaya çalıştı. On civarında aklıselim AKP'li vekil, CHP'li vekiller ile birlikte hayır oyu verdikleri için teskere 2/3 oy alamadığı için meclisten geçemedi.

Ancak, AKP, ABD-İNG ve İsrail'e söz vermiş idi, bu teskereyi üç ay sonra meclisten geçirdi. Ancak işgal başlamış olduğu için, ABD bu teskereye artık ihtiyaç duymadı, kara harekatını ülkemizi kullanarak yapmadı.

Mesele bu kadarla da sınırlı kalmadı, İncirlik üssü, AKP'nin izni ile ABD uçaklarınca kullanıldı, İncirlik üssünden kalkan ABD uçakları, Iraklı Müslümanların başına bombalar yağdırıyordu, bu bombardımanlar sonucu yüz binlerce Müslüman katledildi.

İncirlik üssünden uçak kalkışı, tamamen hükümetin iznine bağlıdır, hükümet izin vermez ise, ABD bu üsten sinek bile kaldırtamaz. Peki, Müslüman olduklarını söyleyen, zalimin karşısında mazlumun yanında olduklarını söyleyen AKP, ABD'nin bu katliamı yapmasına neden razı oldu ve İncirlik üssünü kullandırtarak, Müslümanların katledilmesinde suça ortak oldu?"
 
Eugène bak hiç uykum yok başına ihale alma gece gece vallahi sana sararım . :) Hala akp diyon ya . :)
 
Şunu belirteyim benim ak ile isim yok sıradan vatandaş olarak yorum yaptım.
 
Eugène bak hiç uykum yok başına ihale alma gece gece vallahi sana sararım . :) Hala akp diyon ya . :)

Siyasileri ve iktidarı eleştiriyorum. 'Ortadoğu'da güçlü ve lider bir Türkiye' imajıyla bilinen ya da bilinmeyen onlarca adım atılıyor.

Siyasilerin akıttığı timsah gözyaşlarıyla, gözyaşının rengi olmaz diye düşünen halkların zihniyetini bir tutmak olmaz. Yakın zamanda acıların tazelendiği bir olay: 19 Ağustos depremi mesela. Depremde onlarca kayıp ve yaralı var. Yunanistan'dan, İsrail'den ve başka ülkelerden kan üniteleri gönderiliyor binlerce. Dönemin MHP'li Sağlık Bakanı 'Türk ve Müslüman kardeşlerimize, Yunan ve Yahudi kanı mı vereceksiniz'in telaşına düşüyor.

Zulüm her yerde zulüm; mağdur olan her yerde mağdurdur. Ama deniyorsa ki, orada bir katliam var ve tepki gösterilmeli, diye; geçmişte 'tarih' başka katliamları ve sessiz kalanları da yazdı. Bunun da hesabını sorulmalı. Sesi en çok çıkan siyasilerin bundan ne şekilde nemalandığı da göz önüne alınmalı.

Sitedeki herkes AKP düşmanı biliyorum; ikide bir hatırlatmanıza gerek yok. Yukarıdaki Gezi Parkı lafı geçmiş. ABD ve İsrail'in Mısır'daki olaylarda parmağı varsa, neden kendine "Antikapitalist Müslümanlar" diyen grubun gezi parkı olaylarında hükümet karşıtı safa geçtiği de bilinmeli. Ergenekon'dan müebbet ya da ağır hapis cezası almış yazarların kitapları da bu kapitalist ilişkilerden bahsediyor, tesadüfe bakın.
 
Siyasileri ve iktidarı eleştiriyorum. 'Ortadoğu'da güçlü ve lider bir Türkiye' imajıyla bilinen ya da bilinmeyen onlarca adım atılıyor.

Siyasilerin akıttığı timsah gözyaşlarıyla, gözyaşının rengi olmaz diye düşünen halkların zihniyetini bir tutmak olmaz. Yakın zamanda acıların tazelendiği bir olay: 19 Ağustos depremi mesela. Depremde onlarca kayıp ve yaralı var. Yunanistan'dan, İsrail'den ve başka ülkelerden kan üniteleri gönderiliyor binlerce. Dönemin MHP'li Sağlık Bakanı 'Türk ve Müslüman kardeşlerimize, Yunan ve Yahudi kanı mı vereceksiniz'in telaşına düşüyor.

Zulüm her yerde zulüm; mağdur olan her yerde mağdurdur. Ama deniyorsa ki, orada bir katliam var ve tepki gösterilmeli, diye; geçmişte 'tarih' başka katliamları ve sessiz kalanları da yazdı. Bunun da hesabını sorulmalı. Sesi en çok çıkan siyasilerin bundan ne şekilde nemalandığı da göz önüne alınmalı?

Peki sana göre iktidarda kim olmasını isterdin. Sana göre eleştirilerden uzak biri var mı aklında bana bunun cevabını verebilir misin ?
 


Peki sana göre iktidarda kim olmasını isterdin. Sana göre eleştirilerden uzak biri var mı aklında bana bunun cevabını verebilir misin ?

Siyasi görüşüm az çok biliniyor diye hatırlıyordum. Yine, öyle olmadığım halde 'Komunizm' vurgusu yapmadın, teşekkür ediyorum. MHP, CHP, AKP, HEPAR, TKP ya da BDP. İktidarda kim olursa, olsun, tutarsız, kafama yatmayan şeyleri yine eleştiririm.

http://www.forumbahane.net/tartisma/384552-hak-olarak-secmeme-ya-da-oy-vermeme.html

Ben hiçbir vekilin beni temsil edeceğine inanmıyorum. Öyleyse, vergilerimle maaşını ödemek zorunda olduğum ve desteklemediğim biri meclis sırasını, meclis kürsüsünü işgal edeceğine, boş kalsın o koltuk. 550 milletvekili mi seçiliyor, geçersiz oylar da değerlendirmeye tabi tutulsun, gerekirse daha az milletvekili meclisin yolunu tutsun.
 


Peki sana göre iktidarda kim olmasını isterdin. Sana göre eleştirilerden uzak biri var mı aklında bana bunun cevabını verebilir misin ?

Bu seçimlerde Eugène ve ben adaylık koyuyoruz secimlere :kiki: Devlet nasıl yonetilir gosterecegiz :p
 


Bu seçimlerde Eugène ve ben adaylık koyuyoruz secimlere :kiki: Devlet nasıl yonetilir gosterecegiz :p

İyi fikir, sen hangi bölgeden adaylığını koyacaksın? Seç beğen bir il. Şırnak nasıl? :p Şaka bir yana, neden yönetilmeye ihtiyaç duyalım ki? Siz hiç sordunuz mu kendinize? Yıllarca oturduğumuz, yuvamız diye bellediğimiz ev için neden 'özel konut vergisi' adı altında her ay düzenli olarak para hibe ediyoruz? Neden bindiğimiz araç için devlete her ay 'özel araç vergisi' veriyoruz? Yediğimiz, içtiğimiz nimetler ya da kullandığımız su ve elektrik için neden 'özel tüketim vergisi' ya da 'katma değer vergisi' adı altında onlarca lira bayılıyoruz?
 
Siyasi görüşüm az çok biliniyor diye hatırlıyordum. Yine, öyle olmadığım halde 'Komunizm' vurgusu yapmadın, teşekkür ediyorum. MHP, CHP, AKP, HEPAR, TKP ya da BDP. İktidarda kim olursa, olsun, tutarsız, kafama yatmayan şeyleri yine eleştiririm.

http://www.forumbahane.net/tartisma/384552-hak-olarak-secmeme-ya-da-oy-vermeme.html


Rica ederim. Yapsamda yapmasamda o vurguyu kimse kimseyi değiştiremez onun bilincindeyim. Ama eleştiri peşindeysen 2001 den öncesini ve sonrasını eleştirirsen daha mantıklı olur. Kimse dört dörtlük değil. Sen koltuklara bakarsın, ağız dalaşlarına bakarsın. Bende yapmış oldukları belediyeciliğe ekonomiye hizmetine ve Türkiye'nin çıkarlarını koruyomu yoksa korumuyo mu onlara bakarım. Elini vicdanına koy demicem, kimse kimseyi değiştiremez onunda bilincindeyim ama bana bunlarla gelme. Hiç anlaşamayız . :)
 
İyi fikir, sen hangi bölgeden adaylığını koyacaksın? Seç beğen bir il. Şırnak nasıl? :p Şaka bir yana, neden yönetilmeye ihtiyaç duyalım ki? Siz hiç sordunuz mu kendinize? Yıllarca oturduğumuz, yuvamız diye bellediğimiz ev için neden 'özel konut vergisi' adı altında her ay düzenli olarak para hibe ediyoruz? Neden bindiğimiz araç için devlete her ay 'özel araç vergisi' veriyoruz? Yediğimiz, içtiğimiz nimetler ya da kullandığımız su ve elektrik için neden 'özel tüketim vergisi' ya da 'katma değer vergisi' adı altında onlarca lira bayılıyoruz?

Yer fark etmez ;d senle kemal ile recep gibi oluruz sürekli beni elestirirsin sen nsjssjjshsjs :D

Ne yalan soylim hiç düşünmedim. Kanuni bi zorunluluk deyip kabul edilmiştir herhalde kafamızda.
 
Rica ederim. Yapsamda yapmasamda o vurguyu kimse kimseyi değiştiremez onun bilincindeyim. Ama eleştiri peşindeysen 2001 den öncesini ve sonrasını eleştirirsen daha mantıklı olur. Kimse dört dörtlük değil. Sen koltuklara bakarsın, ağız dalaşlarına bakarsın. Bende yapmış oldukları belediyeciliğe ekonomiye hizmetine ve Türkiye'nin çıkarlarını koruyomu yoksa korumuyo mu onlara bakarım. Elini vicdanına koy demicem, kimse kimseyi değiştiremez onunda bilincindeyim ama bana bunlarla gelme. Hiç anlaşamayız . :)

Öncesini ve sonrasını da eleştirebilirim. Orada sıkıntı yok.

Basite indirgeyip, şöyle anlatayım: Korunaklı, çevresi yemyeşil bir sitede oturuyorsun ve senden aidat diye bir miktar para alınıyor. Bu paranın içindeki 'huzur bedeli' kavramı nedir, bana açıklayabilir misin?

Belediyecilik kavramında da en çok dikkatimi çeken bu huzur bedeli olayıdır mesela. Sen bir il ya da ilçe için, kısaca ülkenin, vatandaşın yararı için yapılan bir şeyi, yaparken binlerce lira vergiye boğduğun halktan zaten karşılıyorsun; aynı zamanda 'bak sana huzur verdim, bunun için de bana her ay şu kadar ödeyeceksin' diye dayatmada bulunuyorsun?

Bir örnekten bahsettim. Gölcük Depremi. Onca yardım parası toplandı. Bu paralar buhar oldu, uçtu. Açıklama olarak geçmiş dönemdeki iktidar ne dedi; günümüz iktidarı ne dedi: Aynı şeyi: Duble yol yaptık.

Ekonomi konusunda bilgi birikimini sorgulamıyorum ama Türk lirasından sıfırlar atıldı, belki ondan rakamlar gözüne küçük görünüyor ve ekonominin gidişatı ile hayat pahalılığı dikkatini çekmiyordur. Mitinglerde asgari ücret çok düşük, ilk işimiz bu olacak diyen siyasiler; seçim sonrası 'asgari ücret hakkında bir sürprizimiz var' diyerek, 32 liralık komik bir zammı utanmadan söyleyebiliyorlardı.
 
Öncesini ve sonrasını da eleştirebilirim. Orada sıkıntı yok.

Basite indirgeyip, şöyle anlatayım: Korunaklı, çevresi yemyeşil bir sitede oturuyorsun ve senden aidat diye bir miktar para alınıyor. Bu paranın içindeki 'huzur bedeli' kavramı nedir, bana açıklayabilir misin?

Belediyecilik kavramında da en çok dikkatimi çeken bu huzur bedeli olayıdır mesela. Sen bir il ya da ilçe için, kısaca ülkenin, vatandaşın yararı için yapılan bir şeyi, yaparken binlerce lira vergiye boğduğun halktan zaten karşılıyorsun; aynı zamanda 'bak sana huzur verdim, bunun için de bana her ay şu kadar ödeyeceksin' diye dayatmada bulunuyorsun?

Bir örnekten bahsettim. Gölcük Depremi. Onca yardım parası toplandı. Bu paralar buhar oldu, uçtu. Açıklama olarak geçmiş dönemdeki iktidar ne dedi; günümüz iktidarı ne dedi: Aynı şeyi: Duble yol yaptık.

Ekonomi konusunda bilgi birikimini sorgulamıyorum ama Türk lirasından sıfırlar atıldı, belki ondan rakamlar gözüne küçük görünüyor ve ekonominin gidişatı ile hayat pahalılığı dikkatini çekmiyordur. Mitinglerde asgari ücret çok düşük, ilk işimiz bu olacak diyen siyasiler; seçim sonrası 'asgari ücret hakkında bir sürprizimiz var' diyerek, 32 liralık komik bir zammı utanmadan söyleyebiliyorlardı.

Huzur bedelini googlede araştırdım bir yazı bile bulamadıım. Bundan şikayetçi olan yok böyle birşey varmı oda belli değil.

Gölcük depremindeki paraları şimdiki iktidarda araman mantıksız 3 sene geçiyor ardından ve eğer duble yol yaptık diyolarsa yaptılar. Şuanda duble olmayan hiç bir il kalmadı farkındaysan.

Devlet bütçesi diye bir ders gördün mü bilmiyorum. Görmediysen ben bilgilendiriyim. Paradan 6 sıfır atmanın amacı aslında ekonomiye yönelik değil devletin gelir ve giderlerini hesaplamalarında kolaylaştırmak. Sene sonunda bütçe açığını kolay bulmak ve o açıkları kapatmanın yollarını aramak. Ve şuanda Maliye bakanı açıkladı Türkiye cumhuriyetinde ilk defa bu sene bütçe fazla verdi biliyormusun ? Ayrıca 32 tl iyi bir rakam. Muhalefet partileri zamanında istanbul belediye başkanı olursam işssizlere maaş bağlıcam demişti. İzmir belediye başkanlığı onun elinde ama hiç öyle birşey yapmadı. Bunun videosunuda atabilirim sana. Hayat pahalı diyorsun. Şuanda asgari ücretli kişinin eline iphone 5 var ne peşindesin daha .
 


Huzur bedelini googlede araştırdım bir yazı bile bulamadıım. Bundan şikayetçi olan yok böyle birşey varmı oda belli değil.

Gölcük depremindeki paraları şimdiki iktidarda araman mantıksız 3 sene geçiyor ardından ve eğer duble yol yaptık diyolarsa yaptılar. Şuanda duble olmayan hiç bir il kalmadı farkındaysan.

Devlet bütçesi diye bir ders gördün mü bilmiyorum. Görmediysen ben bilgilendiriyim. Paradan 6 sıfır atmanın amacı aslında ekonomiye yönelik değil devletin gelir ve giderlerini hesaplamalarında kolaylaştırmak. Sene sonunda bütçe açığını kolay bulmak ve o açıkları kapatmanın yollarını aramak. Ve şuanda Maliye bakanı açıkladı Türkiye cumhuriyetinde ilk defa bu sene bütçe fazla verdi biliyormusun ? Ayrıca 32 tl iyi bir rakam. Muhalefet partileri zamanında istanbul belediye başkanı olursam işssizlere maaş bağlıcam demişti. İzmir belediye başkanlığı onun elinde ama hiç öyle birşey yapmadı. Bunun videosunuda atabilirim sana. Hayat pahalı diyorsun. Şuanda asgari ücretli kişinin eline iphone 5 var ne peşindesin daha .

Diğer adının 'hava parası' olması yüzündendir belki. İnternette araştırmak yerine, site yöneticiniz ya da belediyede çalışan, tanıdığın birine sorabilirsin 'huzur bedeli' kavramını.

Güzel bir atasözü var: G.tünde donu yok giymeye, atla gider sıçmaya. İşsizlik, fakirlik yanında yapılan duble yollar ne işe yarar? Yaz güneşi otobanlara vurunca, evinde tenceresini kaynatacak tüp ya da gaz parası olmadığı için, asfaltta yumurta haşlamak da bir çözüm elbette.

Bütçe açığı dengelendi, hatta geriledi diye de iyi, hoş diyorsun ama çocukken 1 lira-eski parayla bir milyon lira- ile neler alabildiğini hatırlıyor musun? Şimdi ancak o parayla bir tane ekmek alabiliyorsun. Buzdolabı ve çamaşır makinesi gibi benzeri şeylerin indirimi üzerinden hesaplanan TÜFE değerlerinin gerilemesi, hayat pahalılığının azaldığını mı gösteriyor? Her yıl evdeki beyaz eşyalarını yenileyen bir tanıdığın var mı? Benim şahsen yok.

Ona bakarsan her çocuğun elinde tablet de var. Teknoloji artık öyle bir boyuta ulaştı ki, ürünler oldukça ucuzladı ve fiyatları da sürekli düşüşte. Zamanında N70'e ne para verdiğimi bilirim. Bugün hırsızın biri beni gasp edecek olsa, N70'i görünce tutar kafamı yarar onunla.

CHP de eleştirilebilir dediğim gibi. Hiçbiri sütten çıkmış ak kaşık değil.
 
Diğer adının 'hava parası' olması yüzündendir belki. İnternette araştırmak yerine, site yöneticiniz ya da belediyede çalışan, tanıdığın birine sorabilirsin 'huzur bedeli' kavramını.

Güzel bir atasözü var: G.tünde donu yok giymeye, atla gider sıçmaya. İşsizlik, fakirlik yanında yapılan duble yollar ne işe yarar? Yaz güneşi otobanlara vurunca, evinde tenceresini kaynatacak tüp ya da gaz parası olmadığı için, asfaltta yumurta haşlamak da bir çözüm elbette.

Bütçe açığı dengelendi, hatta geriledi diye de iyi, hoş diyorsun ama çocukken 1 lira-eski parayla bir milyon lira- ile neler alabildiğini hatırlıyor musun? Şimdi ancak o parayla bir tane ekmek alabiliyorsun. Buzdolabı ve çamaşır makinesi gibi benzeri şeylerin indirimi üzerinden hesaplanan TÜFE değerlerinin gerilemesi, hayat pahalılığının azaldığını mı gösteriyor? Her yıl evdeki beyaz eşyalarını yenileyen bir tanıdığın var mı? Benim şahsen yok.

Ona bakarsan her çocuğun elinde tablet de var. Teknoloji artık öyle bir boyuta ulaştı ki, ürünler oldukça ucuzladı ve fiyatları da sürekli düşüşte. Zamanında N70'e ne para verdiğimi bilirim. Bugün hırsızın biri beni gasp edecek olsa, N70'i görünce tutar kafamı yarar onunla.

CHP de eleştirilebilir dediğim gibi. Hiçbiri sütten çıkmış ak kaşık değil.


İyide arkadaşım eski 1 lira şimdide değildiki hiç bir zaman değildi 1950de 5 kuruş 1960 dada 5 kuruş değildi. Neden çünkü sabit kur uygulamamız yok. ABD den başka hiç bir devlet sabit kur uygulamasına geçemedi. 2001 de geçmeye cabaladılar ekonomi patlak verdi hatırlarsın dervişi getirdiler gene kurtulamadı, ekonomi düştü ve tekrar dalgalı kura çevirdiler. E buda Türkiye'lik bir mevzu değil kapitalizmin sonuçları. Dünyayla ticaret yapıcaksan eğer dalgalı kurla yapıcaksın yoksa herhangi bir kazanç sağlayamazsın. Ne esnaf kazanı ne devlet kazanır nede halk kazanır.

Hayatta pahalı değil. Parayı kullanamayan adamlar var. Seninde dediğin gibi götünde don yoksa almıcaklar o telefonu. Akıllı olucaklar, özentilik yapmıcaklar. İnsan evladı gibi yaşayıp paralarını biriktiricekler. Ben doğma büyüme İstanbulluyum buraya site ve gayrimenkul felaket derecede ilerledi sende bilirsin. Ama hiç boş ev yok nedense hepsi satılıyor. Bu hayatın pahalılığını mı gösteriyor ? Bence değil. Şükretmesini bilicez sadece o kadar.
 
Geri