PRoFessor'ün Not Defteri

Konu sahibi son olarak 628 gün önce görüldü
Kacıs yok ,etki yok, etkisizlık yok kendimizi zarar hanesine yazmaktan baska çare yok oynayabilecegımız bır hamle kalmamıs mat olmusuz..
 
Hayattaki en buyuk acı baskalarıyla paylasmaya cesaret edemedigimiz acıdır.
 
Birkac hafta once;
kardeşim nasılsın.
İyidir hasan sen nasılsın ne var ne yok.
Nolsun kardesim mahelleyi bekliyoruz bize.

Mahalle beklemek nasıl bisi acaba polıs olmak gıbımı anlamadım.
Bana hal hatır sordugunda kotuyum keyfım yok bırıleyle dalastım desydım.emınım tum arkadaslarını cagırıp kım ne yaptıysa cezasını kesıceklerdı.ısın ılgınc tarafı tanımadıgım kısılerde gelıp benım ıcın kavaga edıcek belkıde llerını kana bulayacaklar.
Mahallemın bekcılerını sevıyorum hepsı ozundee ıyı ınsanlar oldukları gıbı gorunuyorlar .tek sorun tek baslarını bir hıcler.özguven eksıklıgı var.onların hayat yazılarıda boyle mudahale etmeye gerek yok.
 
Sırf birgün çekip gidebilmek için hayata kök salmaktan korktum.
 
Babasız büyümenın en büyük dezantajı yedigın her tokatı paylasamamandır.
 
hayatını başka birinin üzerine kurmamalı insan.asıl olan kendisidir.bunu unutmazsa hayatına giren insanlar onu zayıflatmaz ,aksine güçlendirir...
 
Yapayız,yapmacığız sahte gülücükler sacıyoruz ve bunn gibi daha birsürü şey .Kimse kimseye suç atmasın şuan benim yazdıklarım gıbı bu hayatta herkes aynı olmayan insanlık.
 
İnsan uğraştıklarıyla yasar bazende takıntı haline gelir.bu cok sakat bir duruma dönüsebılır.en iylsi bütün baglandıklarının aslında senin beyninde büyüttügunun farkına varmaktır.
 
yaşamlarını sürekli kampüste geçiren manyaklar vardı. üniversite yaşamı yumuşak ve gerçeklerden uzaktı. dışarıda, gerçek dünyada seni nelerin beklediginden söz etmiyorlardı. beynini teorilerle dolduruyor, kaldırımların ne kadar sert oldugunu söylemiyorlardı. üniversite tahsili insanı sonsuza dek mahvedebilirdi. kitaplar yumuşatıyordu insanı. kitabını bırakıp sokağa çıktığında kitapların sana söz etmedikleri şeyleri bilmek zorundaydın
http://www.bukowskicharles.com/
 
kimi seveceğine ve ne niçin sevdiğine .bazen seyretmek yetmez yaşamak lazımdır.
 
ölülerin ölüleri gömdüğü yerdir diyorum bu dünya fazlada kafaya takılacak birşeyyok yaşadıklarımız okadarda karmaşık değil misafiriz işte ötesi yok anın tadına bakın.salakta olacaksanız aptalda olacaksanız delide olacaksanız olun ama bilinçli olun..herkeze saygılar
 
Aslına bakarsan bütün insanların hayatı beklemekle geçiyor. İstedikleri birşeyin gerçekleşmesini ya da birgün geberip gitmeyi bekleyip duruyorlar. Markette tuvalet kağıdı satın almak için kuyrukta bekliyor. Bankadan para çekmek için kuyrukta bekliyorlar. Ve eğer paraları yoksa, daha uzun kuyruklarda beklemeleri gerekiyordu. Önce uykunun gelmesi için, sonra da uyanmak için bekliyorsun. Önce evlenmek için, sonra da boşanabilmek için bekliyorsun. Önce yağmur yağması için, sonra da yağmurun durması için bekliyorsun. Yemek yemek için bekliyorsun, sonra tekrar yemek için yeniden bekliyorsun. Bazen de bir sürü delinin arasında acaba bende mi onlardan biriyim? diye merak ederek bir psikoloğun muayenehanesinde bekliyorsun.
 
Gecmeyen zamanlara inat gecen zamanların daha uzun olduğunu anlarsın.o vakit an ın bile olmadıgını anlarsın.
 
Hergün aynı macera işe gıdıp gelırken gecen 4 saat.benim için kaçınılmaz o yuzden keyfini çıkatıyorum. Kimbilir belkide bende gercekten deliyim milletin dedigi gibi.
 
Sadece gercekten yasayan birisi ölebilir cenaze torenlerinin çogu ölülerin ölüleri gömmesinden baska bisi değil.
 
Milli borç çoğaldıkça fakir sürünme derecesine gelir, diğer tarafta bu çarkın içindeki bazı tabaka çok büyük paralar kazanır,bunlar ballı insanlardır..
 
Yalnızlık her zaman huzur verir, beynimiz ve ruhumuz inanılmaz faal olur.Bizler hüznü içimizde sindirerek hayatı yaşarız.....
 
Geri