W
Elmas Üye
Rivayete göre ; ” Bazı gizemli durumlar sonucu yıllar yıllar önce küçük bir kız bebek adaya bağlı bulunan bir kanalda boğulmuş olarak bulunmuş.Bu oyuncak bebeklerde o küçük kızın ruhu tarafından ele geçirilmiş.
Yani yine efsaneye göre adadaki bebekler bacak ve kollarını hareket ettirebiliyor hatta gözlerini bile açıp kapatabiliyormuş. Hatta bazı kişiler oyuncak bebeklerin birbirlerine fısıldadıklarına bile şahit olmuş. Hatta adaya yakın kanalda bot içinde olan ziyaretçileri adaya gelmeleri için cezbetmeye çalıştıkları bile görülmüş.
Tabi ki şahit olduklarını söyleyen ziyaretçiler birazcık abartıyorlar, ele geçirilmiş bir ada olması gibi bir ihtimal yok ama Isla de las Munecas sürekli ziyaret etmek için oldukça ürkütücü bir yer.”

Efsanenin arkasındaki gerçek hikaye ise şöyle şekillenmiş;
Oyuncak Bebekler Adasının yaşayan tek canlısı Don Julian Santana bundan 50 yıl kadar önce kanal çevresinde gezerken boğulmuş bir kız bebek ile karşılaşır, kurtarmasının imkanı yoktur çünkü kız çoktan ölmüştür. Bebekten sonra arkasından kanalda akıntıya kapılmış bir oyuncak bebek daha bulur ve bu oyuncak bebeğin büyük ihtimalle boğulmuş çocuğa ait olduğunu düşünür ve yanına alır. Oyuncak bebeği bir ip yardımı ile ağacın birisine asar bu Sanata için küçük kızın ruhuna bir çeşit saygı gösterme törenidir. Sonrasında bir kaç oyuncak bebeği daha ağaçlara asar…
Ama işler tam da bu noktadan sonra çılgın bir hal almaya başlar. Çünkü astığı tüm bebeklerin ölü küçük kızın ruhu tarafından ele geçirilmiş olduğunu görür. Ve Julian adanın dört bir yanından bir kolu kopuk, bacağı çıkmış , gözü olmayan gibi değişik ve ürkücü bebekler toplayıp ağaçlara asmaya başlar.
İlginçtir ki Jullian Santana’nın ölüsü tam olarak kızı boğulmuş halde bulduğu yerde bulunur.
Jullian’ın ölümünden sonra 2001 yılında da bir turizm merkezi haline gelir ve ziyaretçiler adaya yanlarında oyuncak bebekler ile gelmeye başlarlar
Alinti..
Yani yine efsaneye göre adadaki bebekler bacak ve kollarını hareket ettirebiliyor hatta gözlerini bile açıp kapatabiliyormuş. Hatta bazı kişiler oyuncak bebeklerin birbirlerine fısıldadıklarına bile şahit olmuş. Hatta adaya yakın kanalda bot içinde olan ziyaretçileri adaya gelmeleri için cezbetmeye çalıştıkları bile görülmüş.
Tabi ki şahit olduklarını söyleyen ziyaretçiler birazcık abartıyorlar, ele geçirilmiş bir ada olması gibi bir ihtimal yok ama Isla de las Munecas sürekli ziyaret etmek için oldukça ürkütücü bir yer.”

Efsanenin arkasındaki gerçek hikaye ise şöyle şekillenmiş;
Oyuncak Bebekler Adasının yaşayan tek canlısı Don Julian Santana bundan 50 yıl kadar önce kanal çevresinde gezerken boğulmuş bir kız bebek ile karşılaşır, kurtarmasının imkanı yoktur çünkü kız çoktan ölmüştür. Bebekten sonra arkasından kanalda akıntıya kapılmış bir oyuncak bebek daha bulur ve bu oyuncak bebeğin büyük ihtimalle boğulmuş çocuğa ait olduğunu düşünür ve yanına alır. Oyuncak bebeği bir ip yardımı ile ağacın birisine asar bu Sanata için küçük kızın ruhuna bir çeşit saygı gösterme törenidir. Sonrasında bir kaç oyuncak bebeği daha ağaçlara asar…
Ama işler tam da bu noktadan sonra çılgın bir hal almaya başlar. Çünkü astığı tüm bebeklerin ölü küçük kızın ruhu tarafından ele geçirilmiş olduğunu görür. Ve Julian adanın dört bir yanından bir kolu kopuk, bacağı çıkmış , gözü olmayan gibi değişik ve ürkücü bebekler toplayıp ağaçlara asmaya başlar.
İlginçtir ki Jullian Santana’nın ölüsü tam olarak kızı boğulmuş halde bulduğu yerde bulunur.
Jullian’ın ölümünden sonra 2001 yılında da bir turizm merkezi haline gelir ve ziyaretçiler adaya yanlarında oyuncak bebekler ile gelmeye başlarlar

Alinti..
































