Ne okumalı, hangi kitabı okuyorsunuz?

F
  • Kullanıcı Fenerbahçe
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Kitap Kulübü
Şuan için okuduğum bir kitap yok ama önerileri bekliyorum.
Şöyle okumalık kapağılı yazılı olsun yeter.
 
Mart’tan beri Tatar Colu’nu okuyormusum.
Dino Buzzati’nin…
Hadi bakalim yilbasina kadar bitirebilecek miyim :d
 
Bir müddettir seneye oynayacağımız oyunu bulmak için tiyatro metni okuyordum. 2 tane oyun seçtim.


Dune serisine yarın itibari ile dalıyorum.
 
Arka arkaya birçok kitap okudum hangisinden bahsedeyim diye düşünürken… tam yaza uygun bir kitap tavsiye edeceğim:d özellikle kadın okura… psykhe ve eros. (luna mcnamara)

Bir süredir mitolojik romanlara sarmış durumdayım. Okuduğum romanlardan biri bu. Yer yer komik, duygulu, biraz hüzünlü. Tam bir masal. Çok tatlı yazmış yazarı. Hikayeye yaptığı dokunuşları da sevdim.Kafa dağıtmalık, yumuş yumuş olmalık, ruhu dinlendirmelik bir tavsiye bırakıyorum buraya.

IMG_6035.jpeg
 
jennifer saint - hera kitabini bitirdim. cok cok iyiydi. hera'yi sadece ''kiskanc kadin'' olarak taniyanlara tavsiyem. jennifer saint, yazi dilini ve tarzini bir daha sevdim. kesinlikle diger kitaplarini: atalanta ve electra 'yi da okuyacagim zamanla.

siparis ettigim iki kitap var ve onlari dort gozle bekliyorum. bu defa cupid ve psyche'nin hikayesine odaklanacagim.
su kitap psyche'nin kiz kardesi orual'in perspektifinden yazilmis yazar tarafindan mesela:
Ekli dosyayı görüntüle 99347

ve bu:
Ekli dosyayı görüntüle 99348
''the tale of cupid and psyche'' kitabindaki ''afterthoughts'' bolumu sanki daha eglenceliydi :d beni iki defa gulduren sey oldu. ''peki psyche nasil anlayamadi bunu? gerizekali miydi?'' sorusu ve hikayenin aslinda neredeyse komedi oldugu kismi. venus, sen onca zulmu ettikten sonra, o sevmedigin psyche, oglun cupid ile evlendiginde, dugunde ilk kalkip oynayip dans eden sen olmussun. yani gercekten komedi ama :d uf neyse. iyi ki bitti :d

pinterest sayesinde suna baslamis bulundum:
kitapla ilgili yazilanlara gore tam benlik. bakalim.... *evil*
1720804874283.png
 
aşk hayatım ne zaman çalkantılı olmaya başlasa, kitaplarımdan, dizilerimden hep uzak kalıyorum. yine öyle bir dönemdeyim; sevmiyorum bu dönemi ama aşksız, kaossuz da duramıyorum..........
 
dostoyevsky - white nights' okudum ve galiba 10-15 yil once okusaydim, daha fazla begenip etkilenirdim. su an, simdi, o ruh halinde veya nasil desem, zaten biliyor ve anliyor oldugum seylerin, artik normal ve ''klise'' gordugum seylerin, huzunle yaklasabilecegim kafada degilim. ozur dilerim dostoyevsky, ''bobok'' hikayesini bile okumadim. ruhumun aradigi ve istedigi hikayelerden degil kisacasi. AMA....

jennifer saint'in butun kitaplarini topladim bu arada. okumadiklarim arasinda iki kitap kaldi ve birisine baslamis bulundum. ISTE BU BEEEE' diyerek basladim. yazi stilini zaten seviyorum kadinin ve baya mutluyum okuyabilecegim iyi iki kitap kaldigi icin. iste atalanta:
1722165727673.png
 
atalanta - jennifer saint' kitabini bitirdim ve sonu gulumsetti. hera ve ariadne hikayeleri kadar ilgimi cekmedi, ama atalanta'nin kendisini sevdim elbette. elektra' kitabina gecmeden, donna tartt'in "the secret history" kitabina baslamis bulundum. sayfalarin coklugu beni motive etmiyo, ama hikaye ilgimi cektigi icin bu yola basladik.. veee:
1725181910671.png
 
eylül görmüş podcastlerini dinlediğimden beri en merak ettiğim yazarlardan biriydi annie ernaux ve bugün satın aldığım ilk kitabını okudum. ''bir kadın'' isimli kitabı, annesinin ölümünü, annesinin yaşadıklarını, kadın olmanın zorluklarını, toplumsal baskıyı, yer yer annesine olan sevgisini, minnetini yer yer de ona olan öfkesini anlatan bir veda yazısı gibi. 2 saatimi aldı okuması, kısacık bir kitap ama bir o kadar da derin. bazen annemi gördüm, çatışmalarımızı hatırladım, sonra şu cümlesiyle sarsıldım: ''hikayesi, dünyada bir yer işgal ettiği hikayesi burada sona eriyor.'' sonrası biraz daha sizi içine alan, ister istemez aynı acıyı hissedip içselleştirdiğiniz bir kitaba dönüşüyor. yazı dili de o kadar keyifli ki, çok yoğun duyguları bile çok sıradanlaştırarak aktarmış ama zaten o sıradan aktarım bizi tetikleyen şey. neden bu kadar sevildiğini de anladım, diğer kitaplarıyla devam edeceğim belli oldu.
şu cümlede de çoğu anneyi gördüm resmen: ''kızımın mutlu olması için her şeyi yaptım ama o, böyle yaptığım için daha mutlu olmadı.''
 
eylül görmüş podcastlerini dinlediğimden beri en merak ettiğim yazarlardan biriydi annie ernaux ve bugün satın aldığım ilk kitabını okudum. ''bir kadın'' isimli kitabı, annesinin ölümünü, annesinin yaşadıklarını, kadın olmanın zorluklarını, toplumsal baskıyı, yer yer annesine olan sevgisini, minnetini yer yer de ona olan öfkesini anlatan bir veda yazısı gibi. 2 saatimi aldı okuması, kısacık bir kitap ama bir o kadar da derin. bazen annemi gördüm, çatışmalarımızı hatırladım, sonra şu cümlesiyle sarsıldım: ''hikayesi, dünyada bir yer işgal ettiği hikayesi burada sona eriyor.'' sonrası biraz daha sizi içine alan, ister istemez aynı acıyı hissedip içselleştirdiğiniz bir kitaba dönüşüyor. yazı dili de o kadar keyifli ki, çok yoğun duyguları bile çok sıradanlaştırarak aktarmış ama zaten o sıradan aktarım bizi tetikleyen şey. neden bu kadar sevildiğini de anladım, diğer kitaplarıyla devam edeceğim belli oldu.
şu cümlede de çoğu anneyi gördüm resmen: ''kızımın mutlu olması için her şeyi yaptım ama o, böyle yaptığım için daha mutlu olmadı.''

melo, nobel ödülü kazandığı sene duydum ben de ismini -geçen sene ya da bir önceki sene miydi- “seneler” isimli kitabını kaptım. Bitirdim ama beni pek sarmadı, belki de başlamak için yanlış kitaptı. Çok güzel anlatmışsın. Bir de buna bakacağım, işaretledim. Teşkür.

Ek: nobel ödülü aldığı sene 2022 imiş
 
Bu yaz -leydi tan- hariç bunları okudum. (Eros’u yukarıda yazmışım, o da var) Yaz dönemi için çok az ama biraz yoğun bir dönem geçiriyorum ve bu aralar ruhumu spor ve film/diziler daha çok dinlendirdi. Yusuf Akçura, tekrar okuduklarımdan biriydi. Üniversitedeyken proje çalışmıştım hakkında. Bu yaşımda yeniden okudum. Genel olarak hepsinden keyif aldım. Leydi Tan’a yeni başladım. Böyle kitaplardan çok keyif alıyorum ve nedense bunu thalassa’nın da seveceğini düşünüyorum. Nasıl ilerleyecek göreceğiz.
IMG_7163.jpeg
Nihan Kaya ile ilgili bir parantez açmak istiyorum, kendisi eleştirilen bir isim, neden olduğunu az çok anladım ama ben bunu kişisel deneyim kitabı olarak kabul ederek okudum. Benzer tarzdaki kitaplarına da bu gözle bakacağım, o yüzden sorun yok.
Ve bana çok iyi gelen bir paragraf var kitapta; “saçımı tararken sadece saçımı düşünürüm” ^^
 
Az önce Hasan Ali Yücel Klasikler Dizisinden Gulliverin Gezilerini bitirdim. Okurken çok eğlendim. Masal biliyorduk, satirik bir romanmış. :D
Şimdi şuna başlamak üzereyim. Bu kitabın bi seveni çok, bi de sevmeyeni. nedense ben çok bi ilgiliyim, merak içindeyim.
 

Ekli dosyalar

  • images.jpg
    images.jpg
    36.2 KB · Görüntüleme: 6
Geri