Kendimle Hasbihal

Konu sahibi son olarak 7 gün önce görüldü
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Toprak öyle bitip tükenmez, /dağlar öyle uzakta,
sanki gidenler hiçbir zaman
hiçbir menzile erişemeyecekti.
Kağnılar yürüyordu yekpare meşaleden tekerlekleriyle
Ve onlar
ayın altında dönen ilk tekerlekti.
Ayın altında öküzler
başka ve çok küçük bir dünyadan gelmişler gibi
ufacık kısacıktılar
ve pırıltılar vardı hasta kırık boynuzlarında
ve ayakları altından akan
toprak,
toprak,
ve topraktı.
Gece aydınlık ve sıcak
ve kağnılarda tahta yataklarında
oyu mavi humbaralar çırılçıplaktı.
Ve kadınlar
birbirlerinden gizleyerek
bakıyorlardı ayın altında
geçmiş kafilelerden kalan öküz ve tekerlek ölülerine.
Ve kadınlar
bizim kadınlarımız:
korkunç ve mübarek elleri
ince, küçük çeneleri, kocaman gözleriyle
anamız, avradımız, yarimiz
ve sanki hiç yaşanmamış gibi ölen
ve soframızdaki yeri
öküzümüzden sonra gelen
ve dağlara kaçırıp uğrunda hapis yattığımız
ve ekinde, tütünde, odunda ve pazardaki
ve kara sabana koşulan ve ağıllarda
ışıltısında yere saplı bıçakların
oynak, ağır kalçaları ve zilleriyle bizim olan
kadınlar,
bizim kadınlarımız
şimdi ayın altında
kağnıların ve hartuçların peşinde
harman yerine kehriban başlı sap çeker gibi
aynı yürek ferahlığı,
aynı yorgun alışkanlık içindeydiler.
Ve onbeşlik şaraplenin çeliğinde
ince boyunlu çocuklar uyuyordu.
Ve ayın altında kağnılar
yürüyordu Akşehir üzerinden Afyon`a doğru.


Nazım Hikmet
 
Tis dedi ki;

Kulaklarımızı büyüleyen kaval ve saz

Ezgilerini gökkubeden alır

İnançsa düşünceden

Sesleri güzelleştireni görür

Biz Ademdeniz, onunla duyarız

Meleklerin şarkısını

Zihnimiz, kederli de olsa dinler

Olağanüstü nağmelerin yankılarını

Müzik tüm sevenlerin özüdür

Ruhu alemlerin üzerine taşır

Küller korlaşır, görünmez ateşler yükselir

Dinleriz, barış ve zevkle beslenerek.


 
Onu severken anladım güzelliğin ne olduğunu. Akşamın kısacık vaktinde, şahitlik eden parmağıma batıp da, zor şartlarda aldığım abdestimi bozan gülün dikenini sever gibi sevdim onu. Sonra, vaktin çıkmasına çok az kala yeniden bulduğum bir suyu sever gibi.

Nazan Bekiroğlu
 
Eğer sorsanız: 'Sessizlik nedir?' Cevap veririz: O Büyük Ruh' un sesidir. Yine sorsanız: 'Sessizliğin meyveleri nelerdir?' Cevap veririz: Kendi kendini kontrol, gerçek cesaret demek olan metanet, sabır, vakar ve saygı.'
 
Küsmek nedir bilir misin?
Küsmek dürüstlüktür.
Çocukçadır ve ondan dolayı saftır,
Yalansızdır.
Küsmek "seni seviyorum"dur,
Vazgeçememektir.
Beni anlatır küsmek.
"Kızdım ama hala buradayım"dır, "gitmiyordum"dur, "gidemiyorum"dur.
Küsmek nazlanmaktır, yakın bulmaktır, "benim için değerlisin"dir.
Küsmek, "Sevdiğini söyle!"demektir, "Hadi anla!"demektir.
Küsmek umuttur, acabaları bitirmektir, emin olmaktır.

Yani, diyeceğim o ki:
Ben sana küstüm!

Nâzım Hikmet
 
Öyle parçalandım ki ömrümde
Sevgiyle öfke arasında,
Sevgimi öfke vurdu
Öfkemi sevgi kaçırdı
İçim parçalandı arada

Can Yücel
 
Bir denizanasıdır umut
Ta suların ortasında
Açılır
Kapanır
Açılır
Kapanır
Kapanır
Açılır

Can Yücel
 
You're hidden deep in my heart. Just like a pearl hiding under the sea. You are there but I can't reach you I know you pulled me with your brightness. But I will never reach you. You are like a dream in reality...
 
Your voice was just like a velvet. When you were talking, the sentences would fly, my heart would accompany the harmony of your voice. I miss you and your voiceIs. it possible for me to forget you as long as your voice is in my memory?
 
Nothing makes you forget your absence. I'm not upset and angry with you. Just sorry. Always be happy.You will always be in my mind and heart .
 
Tadıyla için hayatı.
Soğutmadan sevgileri,
Soğutmadan sevdaları,
Soğutmadan dostlukları,
Yaşayın doyasıya.
Seviyorsanız koşun ardından,
Beş dakika bile zaman yok.
Kırmadan incitmeden sevin insanı.
Kırmaya zaman yok.
Çayınız bardakta soğumadan,
İçin çayınızı zaman geçiyor.
Yaşamamak yüreklere zarar.

Can Yücel
 
İçimde çok büyük bir ağlamak var. Bir ağacın altında oturarak hem kendime, hem bütün insanlara hem börtü böceğe, kurda kuşa. Bin yıllık gözyaşıyla ağlamak istiyorum.

Nazan Bekiroğlu
 
Sabır ile tahammül arasındaki mesafe çok derindir ve sabır, çoğu kez zannedildiği gibi, boyun eğmeyi değil mücadeleyi gerektirir, ama ahlâkla mücadeleyi.

Nazan Bekiroğlu
 
I have a deep longing in me.
I have an incomprehensible pain in me.
I have an unfair distance in me.
 
İnsan fiziken bir kez doğar, peki ya ruhen? Yaşadığımız ömür boyunca kaç defa hayal kırıklığı yaşadık, kaç defa düştük, kaç defa yeniden ayağa kalktık düşünsenize bir? İnsanoğlu böyledir çünkü defalarca yıkılsa da yeniden ayağa kalkmak zorundadır. Hani büyük alim Mevlana diyor ya “öldüm der durursun yine de yaşarsın” tam olarak böyledir hayat. Annemizden bir kez doğarız evet ama ölene kadar defalarca kez yeniden doğmak, yeniden ayağa kalkmak zorunda kalırız

Gabriel Garcia Marquez
 
Kimin daha ölü olduğunu soruyordu kendi kendine üzüntüyle; ölenin mi, yoksa geride kalanın mı?

Gabriel Garcia Marquez
 
How easy it is to blame someone. You see yourself as a noble saint and declare other people sinful.
You, who think your pain is superior to our pain, you are wrong.
 
Büyük bir vazo gibiydik sanki. Yere düşmüştük ama henüz parçalanmamıştık. Çatlamış olan kısmı sadece bantlamış ve akan delikteki suya rağmen çiçekleri beslemeye devam etmiştik ama vazo bir kez daha düşerse şansı o zaman yaver gitmeyebilirdi o zaman geriye kalan parçalar başkalarının canının yanmasına neden olurdu.

Mehtap Fırat
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri