Sen yalnız birilerini taklit edip birilerinin komplocusu olarak hayatını idame ettirebildiğin için karşındakini de öyle zannetmen normal.
Demokrasinin ne olduğu, temel ilkelerinin ne olduğu ortadadır. Bu ilkelerin bulunmadığı, uygulanmadığı sistemler demokratik değildir. Senin anlaman için değil okuyan feraset sahiplerine yazıyorum bunları.
Sizlerin kalp atışlarınızı bile sayabilirim. Çünkü Tayyip Erdoğanlarında üye olduğı Necip fazıl üstadınızın seminer verdiği MTTB'ye üye idim. Ne zamanki Türk Milletini hor görmeye adeta aşağılamaya başladılar bir daha Cağaloğlu'ndan bile geçmedim.
MTTB İngiliz- Amerikan İslamının baş karargahlarından biridir. Burada yetişen tüm elemanlar bugün Türkiye'de önemli mevkiler dedirler. Abdullah Gül gibi ''ingiliz lordu''da bu karargahta ilk lokmalarını yutmuştur.
Sizlerin demokrasisiyi tramvaya benzetmenizin altında da bu anlayış yatmaktadır. Atatürk demokrasiyi tramvay olarak kullanmamıştır bu sebeple tüm kararlarını TBMM nin onayıyla aldırmış çıkan kararlara saygılı olmayı bizlere öğretmiştir.
Bir kişiye iftira atmadan önce onun su içtiği kaynak ile kendi su içtiğin kaynağın neresi olduğunu sorgula.
Atatürk kaynağını evrensel değerlerden alıyordu, bu sebeple saltanatı kaldırıp cumhuriyeti kurmuştu, Türküm demekten utanan halka utanması gerekenlerin türkler olmadığını öğretmiş, ''türk övün çalış güven'' demişti.
Siz ise kaynağınızı Lawrence'lerden, binbaşı Noel'lerden, paul Henze'ler, Udo Steinbach'lar, Graham Fullerlerden, bunlara uşaklık yapan iskilipli Atıf'lardan, Said-i Kürdi'lerden, Şeyh Sait'lerden, Seyit Rıza'lardan almaktasınız.
Şimdi de kalkmış İslam alemini birbirine kırdırıp kökünden tarih sahnesinden silmek için ABD-İsrail- Suudi Arabistan- Katar-Türkiye işbirliğinde ''Sünni İslam'' ittifakı kurmanın peşindesiniz.
Tarihin sayfaları kimlerin demokrat, kimlerin dinci, mezhepçi, ırkçı olduğunu çok net bilmektedir.