kadınların bilim ve sanata katkı yapamaması

Konu sahibi son olarak 2 gün önce görüldü
Bu James Watson da zamaninda Rosalind Franklin'in yayinlanmamis datasini kullanarak nobel bulusunu yapiyorlar. (hem de izinsiz bir sekilde)
Garibim Rosalind tabi nobel odulu verildigi zaman, ölmüs oluyor. Yine bu seksist erkeklere kaliyor her sey. Ay icim dolu cocuklar, actirmayin agzimi .p
 
kadin arkadaslarimizin yorumuna katilmakla beraber, kadinlarin ne kadar geri birakildigini kabul etmemizin bize fayda saglayacagini dusunuyorum. Altini cizerek belirtiyorum, geri kalmadilar geri birakildilar. Feminizmin onculerinden olan Kendine Ait Bir Oda kitabini okudugumda biraz daha yuzume carpti. Kendi alanimdan soz edeyim hala avukat bey diyorlar bazen. Kadin hakim, savci arkadaslarimiza yanlislikla bey diyorlar. Mecliste kadin cok az, is dunyasinda cok az, edebiyatta az, heryerde az. Guclu her mevki erkekte. Hala basarili bir kadin gorunce, ‘’hmm kim bilir nasil geldi buralara, kim bilir kimlere kiritti, kimin torpili ile geldi’’ diyor insanlar. Kendilerini ezilmis mi hissediyorlar, yoksa o kadinin hep ezik ve korunmasi gereken imaji karsisinda basarili olmasi imkansiz mi gozukuyor bilemiyorum. E hadi bunlar boyle goruyor peki biz neden ilerleyemiyoruz. Bu konuyla ilgili yine bahsettigim kitapta Shakespeare’in( kopyala yapistir yaptik mecbur..) kendisiyle benzer yetenekte bir kiz kardesi olsaydi ne olurdu seklinde anlatimi var. sonucumu woolfa gore intihar ediyor.. oyle ki woolfun kitabini yazdigi donemde kutuphaneye girmesi yasak. Nasil bir edebi basaridan bahsediyoruz ki?
Belki artik biraz daha asabildik bunlari ama cok degil biraz geriye gitigimizde kadinin tercih yapmasi isteniyor baktigimizda. Aile mi kariyer mi? Ve bir kadin aile kurmayi secmedihinde hala kadin olmamak daha dogrusu olamamakla suclaniyor. Cunku sen anne olmak zorundasin, guzel olmak zorundasin, yemek yapmak zorundasin ama nobel kazanmak zorunda degilsin diye bakmiyorlar mi? Kendine ait vakit bile ayiramayan kadinin en basarili romanlari mi yazmasini bekliyorduk. Ya da calisip elinden parasi alinan kadinin isinsani mi olmasini bekliyoruz. Ne guzel yukarida bir suru kadin arkadasimiz basarilardan bahsetmis. Giderek de artacak. Ama onemli olan geriye donup baktigimizda buralara nasil geldigimiz. Sokaga cikmasina bile izin verilmeyen kadinlardan nobel odulunu basari ile alan kadinlara giden bu yolda hepimiz daha guclu olmaliyiz. ( sonunda yasasin feminizm diye bagiracagim sandim..)
 
Madam curie ya da hypetia dan sonra fikrim değişiyor ama sonra gerceklige donup etrafina bakinca harbiden oyle maalesef diyorsun.

Tamam erkek varken de bir bok olmuyor ama pussy soz konusu olunca dag deliyorlar ayrica kolayca ikna edebilmenin yolunu icgudusel olarak bilmeniz sizi daha zorlu bir varlik yapiyor..

Yani icinden geceni konusuna bakip "esra erol izlioooom mk agdudgdydydy kaaaooosssssss" diyen kadınin yorumundan sonra bu tarz bir konuya girmessek onlarinda basardigi siradisi seyler var.
 
Kadina okuma hakkini kac yilinda vermissin?
Secme, secilme hakkini hangi yilda vermissin?
Para kazanma ozgurlugunu ne zaman tanimissin?
Istedigi universiteyi ne zaman okuyabilir hale gelmis?

Su da var tabi, her kadin azimli ve hirsli degil (ki bazilari bence yine kulturel kodlarla alakali).
Ancak, kadinlari kucuk gorerek, bu durumlar cozulmez. Kadinin daha iyi bir konuma gelmesine firsat tanimak, her ulkeyi daha guzel bir yere getirecek zaten. Birbirimizle didismek yerine, kendimizi gerceklestirebilmeyi saglamak icin ugrasmali sanki. Erkekler cok yol katettiler cidden, onlardan ogrenecegimiz ve onlarin da bizden ogrenebilecegi cok sey var.
 
Buraya bilime katkılarımın linkini bırakırdım ama hakkımda haddinden fazla şey bilmenizi istemiyorum çocuklar.
O yüzden keyfinize bakın taam.
Ben de dedim ki Almisu bu konuyu görünce çıldırmıştır : )
 
Kadina okuma hakkini kac yilinda vermissin?
Secme, secilme hakkini hangi yilda vermissin?
Para kazanma ozgurlugunu ne zaman tanimissin?
Istedigi universiteyi ne zaman okuyabilir hale gelmis?

Su da var tabi, her kadin azimli ve hirsli degil (ki bazilari bence yine kulturel kodlarla alakali).
Ancak, kadinlari kucuk gorerek, bu durumlar cozulmez. Kadinin daha iyi bir konuma gelmesine firsat tanimak, her ulkeyi daha guzel bir yere getirecek zaten. Birbirimizle didismek yerine, kendimizi gerceklestirebilmeyi saglamak icin ugrasmali sanki. Erkekler cok yol katettiler cidden, onlardan ogrenecegimiz ve onlarin da bizden ogrenebilecegi cok sey var.
SHinisko ben soyle de dusunuyorum acikcasi. Tum bunlarin yaninda hicbir kadin da bunlari yapmak zorunda degil. Evet bir kadin kendini gelistirmeli. Ama bir hemcinsinin aksine evlenip cocuk buyutmeyi de tercih edebilir. Bu kadin arkadaslarimiza da iste sen nasil kariyerini biraktin diye de baski yapmamaliyiz, cahil diye nitelendirmemeliyiz. Onemli olan kadinlarin kararlarina saygi duymak. Bir kadin da issiz olabilir, basarisiz olabilir, gucsuz olabilir. Ben bunlara degil dayatmalara karsiyim.
 
Yanlış bir önerme. Tarihte bir çok kadın bilim insanı ve sanatçı bulunmakta ama erkekler kadar cok degil tabi. Bana göre bunun nedeni de binlerce yıllık insanlık tarihinde kadınların birey olma hakkını henüz kazanmalarıdır. Kadınlar henüz 19. Yüzyılda insan sayılmışken hangi katkıdan söz edebiliriz? Kaldı ki bu ülkede kız çocuklarını okula göndermemek için türlü bahanelere sığınan insanları bugün bile görebiliyoruz.


Bu arada başlığa konu olan önermenin ne kadar boş ve gereksiz oldugunu gösterme adına aşağıdaki linki de bırakıyorum.

 
SHinisko ben soyle de dusunuyorum acikcasi. Tum bunlarin yaninda hicbir kadin da bunlari yapmak zorunda degil. Evet bir kadin kendini gelistirmeli. Ama bir hemcinsinin aksine evlenip cocuk buyutmeyi de tercih edebilir. Bu kadin arkadaslarimiza da iste sen nasil kariyerini biraktin diye de baski yapmamaliyiz, cahil diye nitelendirmemeliyiz. Onemli olan kadinlarin kararlarina saygi duymak. Bir kadin da issiz olabilir, basarisiz olabilir, gucsuz olabilir. Ben bunlara degil dayatmalara karsiyim.
Ben gel git yasiyorum bu konuda hep juju. Bence her kadin, kendi ayaklari uzerinde durabilmeyi bilmeli. Illa iste calissin vs anlaminda soylemiyorum bunu. Ama zor durumda kaldiginda, ekonomik ozgurlugunu bir sekilde eline alabilmesi lazim (Turkiye kosullarinda zor olabilecek bir sey, bunun degismesi gerek).

Ancak, esiyle beraber bir karar vermislerse (kendisi de isteyerek elbette), ozellikle de cocukla alakali bir durumda dedigine hak veriyorum. Veya baska bir saglik durumu vs varsa da durum tabi ki farkli.

Sundan dolayi da bu soylemim, bir erkegin para kazanmasi bekleniliyor, kadinin bir farki yok bence. Evde oturayim, esim calissin, ben yiyeyim durumuna pek sicak bakamiyorum ben. Aman bana da neyse, ikisi de memnunsa bu durumdan, bana bir sey dusmez elbet :D
 
  • Beğen
Tepkiler: f5
Ben gel git yasiyorum bu konuda hep juju. Bence her kadin, kendi ayaklari uzerinde durabilmeyi bilmeli. Illa iste calissin vs anlaminda soylemiyorum bunu. Ama zor durumda kaldiginda, ekonomik ozgurlugunu bir sekilde eline alabilmesi lazim (Turkiye kosullarinda zor olabilecek bir sey, bunun degismesi gerek).

Ancak, esiyle beraber bir karar vermislerse (kendisi de isteyerek elbette), ozellikle de cocukla alakali bir durumda dedigine hak veriyorum. Veya baska bir saglik durumu vs varsa da durum tabi ki farkli.

Sundan dolayi da bu soylemim, bir erkegin para kazanmasi bekleniliyor, kadinin bir farki yok bence. Evde oturayim, esim calissin, ben yiyeyim durumuna pek sicak bakamiyorum ben. Aman bana da neyse, ikisi de memnunsa bu durumdan, bana bir sey dusmez elbet :D
Benimde oyle fikirlerim arada degisiyor shinisko. Neyse artik herkes istedigini yapsin..:D
 
Bilim ve sanatta neden dâhi kadın yok denecek kadar az?

Bilim veya sanatta deha mertebesine erişmiş kişiler içinde kadınların “yok denecek kadar az” olmasını sadece kadınların ikinci sınıf vatandaş olmaları ve çalışmalarına müsaade edilmemesi ile izah etmek bazıları için yeterli olabilir ama benim için değil.

Bu, çok sığ bir izahat olur. Sosyolojik sebepler belki yardımcı ve kolaylaştırıcı etkenler olarak ileri sürülebilir ama bunların asla ana sebep olabileceklerini düşünmüyorum. Bu konuyu araştıran bilimsel çalışmaların varlığından haberim olmadığını da hatırlatmak isterim.

Kadınlar arasından çok az sayıda “dâhi” çıkmasının ve neredeyse tüm dâhilerin erkek olmasının iki cinsiyet arasındaki “biyolojik farklılıklardan” kaynaklanıyor olması –elimde bunun kanıtı olmamakla beraber- bana daha akla yakın geliyor.

Çünkü erkek ve kadın farklı özelliklerde varlıklardır. Mesela, nasıl ki erkekler sporun her dalında kadınlara göre daha iyi iseler veya nasıl ki kadınlar genel olarak erkeklere göre çok daha uzun yaşıyorlarsa, aynı durum pek âlâ fizik yapı dışındaki özellikler için de geçerli olabilir.

Bu farklılık kadınlar bakımından bir kusur veya eksiklik olarak değerlendirilemeyeceği gibi, diğer tarafa üstünlük sağlayan özellikler de değildir. Bu sadece “yaradılıştan” kaynaklanan bir farklılıktır. Her iki kesim de kendi özellikleri ile (üstünlükleri demiyorum!) değerlidir ve herkes kendi içinde mesut ve bahtiyar olmalıdır.



BİR: Çok sevdiğim, saydığım, değer verdiğim annem, karım, kaynanam, kızım, kız kardeşlerim ve saz arakadaşlarım var. Kadınları küçük görmek, aşağılamak gibi bir düşüncem veya niyetim asla yok ve olamaz da.

Başkalarının kapalı kapılar ardındaki cinsel kimliği de beni hiç mi hiç ilgilendirmiyor.

İKİ: Erkek ve kadın eşit değildir; bunlar farklı özelliklerde varlıklardır. Biri de diğerine hiçbir bakımdan üstün değildir. Biri kadın olduğu için kadın olarak, diğeri erkek olduğu için erkek olarak değerlidir.

ÜÇ: Dâhilerin erkekler arasından çıkmasının “evrensel bir gerçek” olmanın ötesinde bir önemi yoktur. Bu gerçek erkek olduğum için beni asla gururlandırmayacağı gibi kadınların da bu gerçekten rahatsız olmaları çok mânasızdır.

DÖRT: Dahi mertebesine erişenlerin neredeyse tamamının erkek olmasın sebeplerini bilimsel yöntemlerle incelemeden bunu “sadece” sosyolojik sebeplerle (üstelik hiçbir bilimsel araştırmaya dayandırmadan) izah etmeye kalkmak bence işin kolayına kaçmaktır.

BEŞ: Kadınların “bilim kadını” olduklarını bir tabire sığınarak değil, yaratacakları eserler, buluşlar ve keşiflerle ispatlamaya çalışmaları daha doğru ve inandırıcı olur.

ALTI: Bilim adamı, cinsiyet unsuru dışında da “geniş kapsamı olan” bir tabirdir. Bunun ne manaya geldiği apayrı bir tartışma konusudur. Şimdilik şu kadarını söylemek isterim ki üniversite öğretim üyesi olmak veya profesör, doçent gibi unvanlar bilim adamlığının kıstası değildir.

şöyle bir yazıya denk geldim kısmen hatta cogunlukla katılıyorum geyik bir yana
 
Katilamadim kekem.. sad..
 
Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta


yzmış bu yazıyı sad o halde
 
Yine bir erkek yazmis tabi :D
Bilim adami konusuna gelince, bu Turkce diline ozgu bir sey.
Ingilizce'de "scientist": Yani hic bir cinsiyet yuklenmemis.
Sen Turkce'de bu kelimeyi ozellikle erkeklere ithaf et, sonra karsi cikilinca bik bik yap. Olacak is degil
 
Yine bir erkek yazmis tabi :D
Bilim adami konusuna gelince, bu Turkce diline ozgu bir sey.
Ingilizce'de "scientist": Yani hic bir cinsiyet yuklenmemis.
Sen Turkce'de bu kelimeyi ozellikle erkeklere ithaf et, sonra karsi cikilinca bik bik yap. Olacak is degil

Son yıllarda bilim insanı deyişi kullanılır oldu, bırakılıyor bilim adamı deyişi. Yoksa dilimizde dişi-eril gibi bir ayrım yok, söyleyişte böyle örnekler(bilim adamı gibi) mevcut.

Konuya da katılmıyorum. Kadınların toplum hayatında yerini alması kolay olmadı. Bilim ve sanat alanında olmasa da orduya önderlik yapan Türk Tomris Hatunumuz var, filmi de çıktı bunun.
Bilim ve sanatta kadın denince aklıma M. Curie geliyor, kadın ömrünü kimyaya adadı. Bunun dışında güncel bilim insanlarını pek takip edemiyorum lakin yurt dışındaki bayan yurttaşlarımızın başarılarına Twitter'da ara sıra denk geliyorum. Aralarında çok genç kişiler de mevcut.
Gerekli olanaklara sahip olurlarsa kadın nesli erkek neslinden önde gidiyor şu anda. Birçok sınav sonuçları ve bizzat gözlemlerim de bunu kanıtlıyor. Kadınlar daha sıkı tutunuyor, erkekleri çevreye kaybetme olasılığı daha yüksek kalıyor maalesef.
 
Geri