kadınların bilim ve sanata katkı yapamaması

Konu sahibi son olarak 1 gün önce görüldü
Kadın doktora gitmeyen erkek zihniyetinin ürünüdür.
Toplumsal değer yargılar da çok önemli.
Mesela erkek hemşire sayısı ne kadardır?
Mesela veterinerlerin de neredeyse tamamı erkektir. Bayanlar da var; ama onlar aktif olarak sahada etkin olamıyor.
Not: Eminim bu da feveran'ın deney konularından biri, ciddiye almayabilirsiniz. ;p
 
Zamanında bir iki tane varmış onlarında şimdi kemikleri bile fosil olmuştur :)

Hypatia (355-415): Alexandrine Kütüphane'sinde, büyük bir okulda öğretmenlik yapan Theon'un kızkardeşidir. Onu mektuplarından tanıyoruz. Mısır'da Alexandria'da matematik ve felsefe alanında öğretmenlik yaptı. Geometri, cebir ve astronomi alanında kaynak olarak yararlanıldı. Su damıtmak, suyun özgül çekimini ölçmek için bir alet keşfetti ve bir astrolab ve düzlemküre (planisphere) yaptı. Ölümü çok korkunç oldu; kızgın bir kalabalık tarafından istiridye kabuğu ile derisi yüzülerek, sokaklarda sürüklenerek öldürüldü.

Hildegard (1099-1179): Bingen-am-Rhine'daki St. Rupert manastırında başrahibeydi. Ailenin 10 çocuğundan biriydi. Sekiz yaşında Benedictine ailesine verildi. Orta çağın en üretken yazarıydı. Düşünceleri oldukça moderndir. Evrensel çekim üzerine düşünceleri doğrudur ve Newton'dan birkaç yüzyıl önce bir zamana aittir. Müzik çalışmaları da vardı. Günümüzde onun orjinal müzik yapıtları CD'lerde kayıtlıdır. Ona, Almanya'nın mucizesi adı verilmiştir. Bu yıl Calcata'da 31 Ekim-1 Kasım tarihlerinde Hildegard'ın 900. doğum günü kutlamaları yapılacaktır.

Marie Curie (1867-1934): Polanya'da doğan ünlü fizikçi. 1893'de fizik alanında, 1894'de ise matematik alanında eğitimini tamamlamış ve 1903'de doktorasını almıştır. 1903'de fizik alanında (eşi Pierre Curie ve Henri Becquerel ile beraber radyum ve polonyumun keşfiyle) ve 1911'de (sadece kendisi saf radyumun izolasyonuyla) olmak üzere iki kez Nobel ödülü almıştır. Nobel ödülü alan ilk kadın bilimcidir. Çalışmaları esnasında maruz kaldığı yüksek dozdaki ışınım nedeniyle 1934'de kan kanserinden ölmüştür.

Bettina Gozzadini (Ortaçağ): 1236 yılında Bologna Üniversitesi'nde hukuk kürsüsünün başkanlığına atanmıştı.

Sor Juana Inez De La Cruz (1651-1695): Mexico City'de rahibeydi. Yıldızları gözledi, şiir yazdı, müzik besteledi ve ressamdı. Bilginin ve bilimin tanrıya olan inancı zayıflatmayacağını aksine güçlendireceğini savunuyordu.

Sophia Brahe (16. yüzyıl): Tycho Brahe'nin kızkardeşiydi ve ona astronomik gözlemlerinde asistanlık ediyordu.

Marie Kunitz (1610-1664): Astronom Johannus Kepler'in çalışmalarını basitleştirdi ve çevirisini yaptı. Astronomi alanındaki yetenekleri nedeniyle ona Urania Propitia (yani astronomi alanının esin veren gücüne en yakın kişi) adı verildi.

Si Ling-Chi (MÖ 2640): Çin'in efsanevi ilk imparatoriçesi. Bahçesinde oturup ipekböceklerini incelediği bir gün, ipeğin gizemini çözdü. Sonrasında ipeği giysilerde kullanmak üzere yapılacak işlemleri geliştirdi.

Lise Meitner (1878-1968): Nükleer füzyon kuramının gelişmesinde büyük rolü olan bir fizikçidir. Berlin'deki bir toplantıda "Problems of Cosmic Physics" adlı bildirisini sunduğunda, bu sunumu gazetelerde "Problems of Cosmetic Physics" olarak yayınlanmıştı. Ölümünden sonra bulunan uranyumdan daha ağır bir elemente onun adı verildi; Meitnerium.

Lady Augusta Ada Byron Lovelace, Lovelace Kontesi (1815-1851): İlk bilgisayar programcısı olarak kabul edilir. İngiliz şair Lord Byron'ın kızkardeşidir. Onun hamilerinden biri, ilk mekanik bilgisayarın mucidi olan Sir Charles Babbage'dir. Lady Lovelace makineyi çalıştırmak için "code" yazdı. Onun anısına Amerika Birleşik Devletleri Deniz Kuvvetleri, hazırladıkları bilgisayar programlama dillerinden birine Ada adını vermiştir.
 
Bilimle uğraşan kadına bile bilim "adamı" diyorlar. :D
 
Bilim konusunda geride kalmış olabilirler, sanat konusunda katkıları gözardı edilemez.
 
Bilim insanı diye düzeltilmeli artık o .s


Ebeveynler bize zengin bir koca bulup ,parası iyi olan , süslenip püslenip,topuklularımızı giyip takkıdı takkıdı gidebileceğimiz masa başı bir işin hayalini kurdurcaklarına küçüklükten başlayan dönemde bunu aşılasalar çok daha farklı olur bence. İşler bir nebze kolaylaşır. Bunu yapanları aşağılamıyorum gereksiz alınganlıklar olmasın neyi kastettiğimin farkında çoğu kişi.
Çok küçük hayaller kurduruyorlar bize ya. Bir de bunu toplumda destekliyor. Yapamazsın sen. Sen yapamadın diye beni niye kısıtlıyorsun kardeşim demek yerine vazgecmeyi seçiyor çoğu bayan. Bu yüzden kafanızdakileri destekçiniz olmayacağını düşündüğünüz kişilere anlatmayın. Kimse müneccim değil sorumluluk almayı, üstesinden gelmeyi, biraz cesaretlenmeyi öğrenelim.
Bayanlar lider sıfatını üstlenemiyor, üstlenmeye meyilli olamıyor. Tarihte üstlenen elbette ki var da tutup ta üç beş kişiyi atıp bunu genellemenin nesi mantıklı? Biraz özgüven ve cesaret gerekli. Kötü durumlarda pimpiriklenmek bizlere özel bir durumdur mesela. Fazla mı el bebek gül bebek yetiştiriliyoruz anlamadım ki?
Bilim alanında en çok gösterilen kişilerden biridir Maria Curie. Çok zor şartlar altından bu başarıyı elde etmiştir. Ve ben şuna da katılıyorum kötü şartlar insanların asıl potansiyelini göstermesine imkan veren şartlardır. Bataklığa saplanan ya iyice dibe batar ya da kurtulmaya çalışır. Ama başarı için kötü şarta gerek yok biraz farkındalıkla gayette üstesinden gelinir.
Ay yeter. Kişisel gelişim kitabı çıkarsam tutar bence.:o
 
kendi gelsin itiraf etsin.yada adres versin
 
ben kadınların üstte olduğu pozisyonları severim aslında
 
Geri