In my last dream

🕒 Konu sahibi 3 saat önce aktifti
pilot bölümüyle seni içine çeken, devamı güzel olan fakat finali kötü olan diziler gibi. climax hocam rüyalarının kalitesi gün geçtikçe düşüyor.
Her zaman iyi senaryo olmuyor. Buraya yazdım mi bilmiyorum. Bi rüyamda kocaman bir yuvarlak yatak var. Orgy dönüyor. Fakat bende prezervatif yok. Çırılçıplak kovalıyorum Hüsamettin'i (doktor arkadaş) çükündekini çıkart bana ver diye.
 
Yağmurlu bir akşam trafikteyim.
Biraz acele ediyorum, kızımı metrodan alıp eve geçeceğim.
Dönel (döner diyen de var) kavşaktayım. Bana yeşil yanıyor, hızlanıyorum tam o sırada dört yaya atlıyor yola. Aniden direksiyonu göbeğe kırıyorum. Araba kaldırımdan atlıyor ve çimlerin ortasında duruyor. Araçtan iniyorum. Nefes almakta zorluk çektiğim için yere uzanıyorum. Etrafımı insanlar sarıyor. 112 yi arayın falan diyor bir kadın. Diğerleri yakamı açıp rahat nefes almamı sağlamaya çalışıyor. Yağmur yüzüme yüzüme yağmaya devam ederken bir çingene çiçekçi kadın yaklaşıyor yanima;

"Abe güllerin üç tanesi sadece ikiyüz lira, almaz mısın?"
Bir andan başka bir ana ışınlanma gibi durumlar yaşıyorsun, oldukça ilginç bir deneyim.
 
Sabah erken saatler. Hava henüz aydınlanmamış. Yerde kar var. Caddede çocuklar okula giderken kartopu savaşına başlamışlar. Tam oyunlarına katılmak isterken "lan şerefsiz!" diye bir ses duydum. Yaşlanmış ama tanıdım, mahalleden çocukluk arkadaşım Serkan bu. Yanında birkaç adam, tekerlekli sandalyede oturmuş bana bakıyor. "Ben Demet'i seviyordum, elimden aldım onu" dedi. Demet kim, kimi kimin elinden aldım hiç hatırlamıyorum. "İntihara kalkıştım ben bu yüzden, sakat kaldım" dedi.

Hızlıca uzaklaştım ordan. "Benim bi suçum yok" diyebildim sadece.

Hemen hastaneye girdim. Premium bir hastaneye iyi paraya transfer olmuşum. Süratle merdivenlerden çıkarken süpervizör kadın takılıyor peşime;
"Hocam programda oldukça aksama var. Randevular kaydırıldı" diyor. "Çağlaaaa! diye bağırıyorum. "Çağla (kişisel asistanımmış) nerde? Ödürecek bu kız beni, hiç haber de vermiyor" diyorum.

O sırada hasta yakını olduğunu tahmin ettiğim bir adam kahve makinası ile mücadele ediyor. "Bozuk bu, ilgilenin canım bunlarla!" diye bağırıyor. Adama cevaben;

"Yaz bana, pişmanlığını da yaz, yaz bana, şikayetini de yaz, yaz banaaa sen aşkım yaz hahhaa" diye Ufuk Yıldırım şarkısı söyleyerek merdivenleri çıkmaya devam ediyorum.
 
Son düzenleme:
İş sağlığı ve güvenliği dersinden bütünlemeye kalmışım rüyamda (öyle bir ders yok aslında tıp fakültesinde).

Bütünlemeye giricem. Saat 10:45 de sınav. Hatırlıyorum ama tekrar bir bakayım diyorum ama sınav kağıdını bir türlü bulamıyorum. Neyse diyorum ben erkenden çıkarım sorun olmaz. Öğrenci yurdu gibi bi yerin kütüphanesi sanırım. Bir kız iş sağlığı notları okuyor. Bütünlemeye mi kaldın sen de diyorum. Bi ton laf ediyo işte ben kalacak insan mıyım hele böyle basit bir dersten, sadece ortalama yükseltme derdindeyim falan diye. Bunu çenesinden tutup öperek sakinleştiriyorum.

Vapura binip karşıya gecicem ama bir bakıyorum üzerimde kargo pantolon ve Toyota yazılı tişört var. Tamirci çırağı gibiyim. Ulan böyle gidilmez şuradan mavi'den falan bişi alıp öyle geçeyim diyorum ki geminin düşüğü çalıyor. Kapıya koşuyorum ama ben geçmeden kapanıyor. Hadi ya falan hayıflanırken görevli kapıyı aralayıp iki genç oglana "sizi Yusuf mu gönderdi" diyor. Onlar da evet abi diyor ve vapura geçiyorlar. Ulan beni de Yusuf gönderdi diye aradan geçseydim, kim ne anlayacaktı diye içimden geçirirken gemiye biner binmez o iki oğlanın da kafalarına sıkıp öldürüyorlar.
 
Geri