iFt.

Konu sahibi son olarak 897 gün önce görüldü
Ne kötüdür insanın aklıyla yüreği arasında çaresiz kalması.
Ne kötüdür an kadar yakın,
Bir asır kadar uzak olması.
Ne acıdır insanın bildiğini anlatamaması..
“Ben" deyip susması, “sen" deyip ağlamaklı kalması..
 
Gel gör ki ;
aşk, kendi diliyle sövüyor da hiç kimse anlamıyor.
 
Bi seni çift görmez gözlerim eşsiz sanar aklım..
 


Bazen yorulur insan
nokta.gif
nokta.gif
nokta.gif
Ve en çok kendinden! O vakit sığınacak bir liman, gözlerini yormayacak bir ışık, öldürmeyecek bir kaza, çok yakın bir uzaklık arar
nokta.gif
nokta.gif
nokta.gif

Velhasıl; limanım, ışığım, kazam, ırağım, yakınım
nokta.gif
nokta.gif
nokta.gif
Yorgunum sevgilim, çok yordum kendimi
nokta.gif
nokta.gif
nokta.gif

Gel, gülüşünün sırtına yaslanayım; kalamıyorum ayakta
nokta.gif
 
tumblr_mquss3loaO1rd3ps0o1_400.gif


Sarılmak neden güzeldir bilir misin? Çünkü sağ tarafta kalp yoktur ve orası hep boştur, sarılınca; sağ tarafını onun kalbi doldurur.
 
Sorma bana "ne kadar seviyorsun" diye.
O kadar işte! -
Tavanı kadar sokağın, dibi kadar cehennemin.
 
Söylesene;
Şimdi biz neyiz ?
Yalnız iki insan mı, iki yarım aşık mı ?
 
tumblr_mr085zi7Tk1s9f5iyo1_500.jpg


Şu bakışın altında birçok şey yatar her zaman. Anlamaz bazı kadınlar. Birçok şey anlatır, yalvarma değil bu akışın adı.
Sevginin bakışı. Hayatımda bir kez tanıdım şu bakışı görünce ne dediğimi anlamak istediğimi hemen kapanı.
Sonra bir daha olmadı. Gerçi o da anlıyordur da n’oldu! Gitti.
Her zaman bir şeyin sonunda aşkla, sevgiliyle bakan sizler olmuyorsunuz hanımlar.
Karşınızdaki bazen sadece sizi becermek için sizin yanınızda olmuyor.
Kokunuza, saçınıza, ellerinize bile aşık oluyorlar.
Biraz da bu tarafı anlamak için çaba gösterin.
 
Beni biraz dinler misin?


Nasıl özledim şimdi seni bir bilsen. Yüzlerce hediye almak geldi içimden. Sonra koşar adımlarla sana yaklaşmak..
Ve bu hasreti hafifletecek şekilde sarılmak. Çok şeyi hatırımda canlandırdım.
Hepsinde bir tek sen varsın. Mesela her şiirde, her mısrada..
Çiçek su misali. Çiçek kuru, su solgun. İkimizde öyle yaşıyoruz işte hayatta.
Her gün gerçekleştirdiğimiz şeyler ne kadarda sıradan.
Evet bir simülasyon gibi dünya. Her şey var ama aslında yok.

Hatırlıyorum yanımda olduğun zamanları, nasıl da çabucak geçer giderdi değil mi?
Yanı başında kalbimin ritminin değişmesi gibi saatin saniyeleri geçişi de hızlanırdı.
Sen öyle muhteşem, öyle güzel. Ve benim kelimelerim işte bunu tarif etmekte ne kadarda ilkel.
Varlığın yazı güzel kıldı, kışı çekilir, baharı mutlu, her hayalin gerçekleşmesini mümkün.
Varlığın güvendi. Sen güçsün, sen inançsın, kısaca sen farkında olmadığın kadar özel yeteneklere sahip birisin.
Hikayeleri sevmezsin. Ama bu hikayede de sen varsın.

Özledim seni.
Hissettiğim bu.
 
Küçük şeylerden mutlu olmayı biliyorsun.
Çünkü ben büyük şeyler yapamadım.
Çünkü ben, babasının tomarla parasını cebine koyup gezen ve o paraları gördüğünde fahişeliği ortaya çıkanı değil, seni arıyordum,
buldum…
Ben seni sevdim, sen sevgimi.
Sen, sevgimin her farkına varışında omuzumda yattın,
Ben her omuzum dolduğunda biliyordum ki orada sen vardın.
Sevdim sevgili…
Senin her gidişinde,
Bölücü yürek örgütü, aşkımı bölmesin diye gecelerde nöbet tuttum…
İnsanlar hayatın peşinde koşarken, ben senin peşinden koştum.
Çünkü biliyordum ki hayatım sendin.
Bu yüzdendir ki,
Ben her defasında sana hayatım dedim.
İzin verirsen,
Ben, sana, her daim,
Hayatım diyeceğim..
 
Ay geceye veda etmeden kapamıştım gözlerimi sabaha karşı vakitlerde , gün boyunca dans etmiş , gece boyunca ruhumun bedenimi terketmek isteyişine göz yummuştum. Ayrı yataklarda uyumuştuk hep seninle de hep , bu yüzden geceyi hiç affetmemiştim. En az kendim kadar tanımıyordum seni de. Değişmiş miydik ? Yoksa daha hiç tanışmamış mıydık ? Bilemedim..
" sevdiğin biriyle uyumak … " demiştin , düşündüm , sahi kaç zaman olmuştu biriyle sarılıp uyumayalı , hatırlayamadım. En son hatırladığımda sarhoştum. Huzur gibiydi. “Güven" adı altında toplanan tüm anlamların en dibini görmüştüm. Ruhuna sarılmıştım bir Kadın’ın o gece. Huzur gibiden de öteydi belki. Hatırlamasam da sarhoşluğumu , gülümsemiştik sabah olduğunda sarıldığımız için.
Sahi mutlu muyduk ?
değildik belki de…

Doğru ya , " sevdiğin biriyle uyumak " demiştin en son.
" saf mutluluk , masumiyet gibi bişey… "
belki de Biz masumiyetimizi kaybetmiştik.

Uykularımı esir almıştı kaybettiklerim sonra ,
ve masalındaki ölü kahramanı diriltmek isterdim bugün,
keşke bazen canımız pahasına da olsa zar atabilseydik hayata,
son masaldaki kahraman dirilseydi , ölü’m olsaydı ömrüme…

Ama bir " Hoşçakal’a " bile sığdıramadım hiçbir şeyi ,
cesaretim yoktu , sadece özledim.

Sahi , O da benim gibi güzel uyuyor muydu ?
 
“Biliyorum gitmeyi istediğinden değil bu gidiş, kalmayı beceremediğinden… Terk edilmek de değil aslında korkum. Ya gittiğin yerleri seversen? Çok yer tutmam kalbinde. Bir köşesine siner kalırım. Senin içinde kendi içime kapanırım. Ses etmem, sessizliği bozmam, beni hatırladığın kadar varım. Çok değilim inan sana, vazgeçtiklerin kadarım. Sensizlik bir diken gibi batıyor içime. En acı olansa ortada bir gülün olmayışı. Kaçsam bir türlü, kaçmasam bin türlü acı. Bu gitmeleri kim koydu eşiğe, bu acıyı kim bıraktı içime? Sen mi gittin, ben mi kaldım bilemedim. Her gelene kucak açtım da bir gidenlere kal diyemedim. Oysa aşk iki kişilik bir şarkıydı katilim, kulaklar tıkandığında bile duyulan… Bir acı kedermişsin meğer gönlüme taht diye kurulan.”
 
tumblr_mr346xuHfW1sptp0eo1_500.jpg


Çok seviyorsun değil mi?
O bir şey anlatırken suratının her bir milimini incelemekten ne dediğini anlamıyorsun.
Bu yüzden hep gülümseyerek cevap veriyorsun.
Bazen aptal olduğunu düşünüyor.
Biliyorsun, umurunda olmuyor.
Hem ona söylesen anlayabilir mi ki?
“Seni izlemekten ne dediğini anlayamıyorum. Gözlerin kelimelerini örtüyor. Dudakların. Parmakların. Saçların.”
Kalabalıkta yürürken, ayrı yürümeyin diye omuzundan hafifçe tutarken neler hissettiğini.
Gece başını yastığının yerine, onun omuzuna koymak için her şeyi verebileceğini nereden bilebilir ki?
Onun kokusundan başka kokuyu istemediğini, burnunu sızlattığını.
Yanına giderken binlerce kıyafet değiştirdiğini, en sonunda eline geçen ilk şeyi giydiğini.
“Nasıl gidiyor?” diye sorduklarında “Kötü gidiyor. Bilmiyor, hiçbir şeyi bilmiyor. Anlamıyor. Hissetmiyor. Öldüğümü göremiyor” demek yerine “İyi gidiyor” deyip geçiştirdiğini ve bunu derken içinde ne fırtınalar koptuğunu.
Bazen yataktan kalkıp, bir bardak su niyetine onun fotoğraflarına baktığını. Susuzluğunu giderdiğini.
En mutlu anlarında yanında olmadığı için eksik hissettiğini.
“Hoşça kal” dediği zaman korktuğunu, daha sonra “Aslında hiç gelmedi ki” deyip korkunu yatıştırdığını.
Kalbini istese, kalbini kanlı kanlı ellerine vereceğini. Canınla birlikte.
Özlediğini.
Köpekler gibi özlediğini.
Bağıracak kadar, kalbini ağrıtacak kadar özlediğini.
Nereden bilebilir ki?
 
tumblr_mr4f88wNTE1rabrh5o1_r1_500.jpg


Gidilecek bir yol, dinlenecek muzikler, yazilacak cumleler ve zaman olarak bir gece var elimde. Tenime soguk soguk degen ruzgar senden geliyordur belki de? Iyi yolculuklar diyordur bana. Ancak bu yol beni sana getirecek mi orasi supheli. Getirmeli, bunu hak ettim cunku hic yapmadigim seyi yapip cok guzel muzikler hazirladim ona. Bunun karsiliginda seni istedim. Onun da elinde degil biliyorum. Muziklerimle ortada kalmak hos olmadi ama.
Sana kavusma ihtimalinin verdigi umut iyi idare ediyor beni. Hala mutluyum. Hem kalan o bir ayi uce bolunce baktim ki hic bir sey kalmamis. Yani ikiye bolunse de idare edebilirim artik. Artik mutluyum ben.

O kadar heycanlandiriyor ki varligin beni. Gercek degil misin, ruya mi bunlarin hepsi diye dusundum dun gece. Once guldun sonra uzuldun. Ama bana haksizlik ediyorsun. Sen, beni boguldugum batakliktan kurtaran kahramanimsin. Hem de nefesini hissedemedegim, daha once umutlarimi yutan o sehirdesin. Suclama beni inanamadigim, bunca sasirdigim icin.


Sen bu kadar sevilesi olmasaydin ben de varligindan suphe etmezdim. Ama korkma, sen uzuldugunde anliyorum gercek oldugunu. Cunku uzuldugunde canim yaniyor. Kalbimi bukuyor birileri. O zaman kendime geliyorum iste.


Az kaldi hikayemin kahramani. Resimli sayfalar yakin.
 
tumblr_mrc44noEBp1sptp0eo1_500.jpg


Bir parçam sonsuza kadar sendeyken ,aşka olan inancımı sende bırakmışken,eksikken,ki ben birini asla yarım sevemezken,söylesene bana;kimi ne kadar sevebilirim şimdi ?

İçimden kopan parçalarla kimi tam olarak sevebilirim? Hayır kalbimde değilsin,aklıma gelmiyorsun,aksine artık yeni bir yüreği sevmek istiyorum evet ama;benden götürdüğün,aşk’a olan inancımı yeni birinin yerine getirmesi için zaman bile yetmiyor.

Bazen herşey çok karışıyor işte..
 
tumblr_mrfpz2cphl1sq69emo1_500.jpg


Anıları düşünürken o kadar acı vermiyo aslında sonra biri geliyo diyoki ne yaşadınki sen diyo bi başılıyosun anlatmaya sonra diyosunki;
NE ÇEKMİŞİM BEN BEE!
 
" Sen benim ağzıma sıç diye buradayım " diyen birisi varsa hayatınızda O’nu itinaysa seviniz , sevmekten beter ediniz!
öpün koklayın kavga edin sarılın yemek yapın şevişin bişeyler yapın! :)
 
Ben hep içimde yaşattım seni.
İçimde tuttum, baş köşeye kazıdım iyice, silüetini.
Kimseye belli etmedim değerini.
Sorsalar bir “hiç”den başkası değildin, ama ben sarmaladım sakladım içimde, seni..
Sorsalar sen en adiydin, en ahlaksız, en ahmak!
İçime sordum, söyleyemedi, konuşamadı, tuhaf.
Oysa her zaman en derinimde sakladım seni. Asla silmedim izini.
Sildirmedim, kazıdım daha derin ve derine, izin her geçen gün dahada eskidi.

Ki ben hala ölüyorsam! Hala kesik kesikse nefes alışverişlerim!
Hala birilerine tutunmaya çalışıyorsam sen sanıp
Hala birilerini “sen” yapmaya çalışıyorsam!
Bırak.. Bırak ki daha çok eskisin adın
Bakarsın kalmaz bende o eski tadın
Vazgeçerim belki bir gün, belki yarın?

Bil ki..
Ben hep içimde sakladım seni.
Hep içimde kaldın tamamlayamadığım yarım.
 
Geri