iFt.

Konu sahibi son olarak 896 gün önce görüldü
aşk acısı’ dedikleri şey
öylesine büyük öylesine kutsal bir duygu ki aslında.
bunu hissetmenin değerini bilmiyorlar..
Tanrı’nın ruha verdiği en tapılası duygudur aşk!
hani ‘keşke bütün acılar aşk olsa' dedirtiyor.
 
tumblr_mrlgdd3slh1s8sd4io1_500.jpg


BAZI ŞARKILAR RÜZGAR GİBİDİR
Bana öyle geliyor ki senle ben biraz karışığız
İkimizinde yalnızlığı tıpkı amazon ormanları gibi fazla yağışlıydı
Ve ikimizinde birbirimize kanıtlamaya çalıştığı şeyler var
Tahmin edersin, hepside boş şeylerdi
İki savaşçıdan farkımız yoktu.
Bilirsin, karanlık gibiydik…
Bana öyle geliyor ki senle ben biraz uçarıyız
Tıpkı kanatları henüz açılmamış şahin yavrusu gibi
Biraz korunmaya ihtiyaç duyarak
Ve nazlanarak birbirimize dönüşlerimiz de olurdu.
Bazı şarkılar rüzgar gibidir
Sırtını ona dayarsın
Yüzünü okşar ve seni uçurur
Tahmin edersin,bu genelde dünyan tersine dönünce
Güç doğuşuna benzer…
Ve yürürsün başını sağa sola sallayarak
Yüzünde aptalca bir gülümseme olur
Sonra dudaklarını ısırırsın
Bu bazen olur.
Seninle her yolumuz ayrıldığında
Birbirimize dönmeden bunu yaşardık.
Bana öyle geliyor ki senle ben biraz aşıktık
Biraz karışık.
Biraz biz
Ve sanırım birazda şarkıydık dilimizde.
 
Dilerdim işte, dilerdim deli gibi gönlünü fethedip sevdiğin olmayı. Dünyaya yeni bir renk katıp aşkın adını sen koymayı. O zaman olurdu senin adın aşk, senin adın dünya… Bu fani gönül yaşlansa da seninle, yaşını göstermezdi ya !
 
Ruhumu mu kaybediyorum, Seni mi ? Yoksa her ikinizi de mi ?
Bilmiyorum.
Bugün;
Kalacağına inanmayı istedim sadece ama, “Gidiyorsun” Sen; belki bu şehirden gidiyorsun…


Bunu anlamak acı,
Bunun olma ihtimalini düşünmek bile “Sessizlik”
Ay’a gülümsemek ama gülümserken gözlerimin dolu olması.
Yıldızlar; heyecanını yitirmiş gibi…

Diyorum ya; bu gece kimi kaybediyorum ben ?


Cevabını biliyorum…

Gülümsemeyi istiyorum ama “Veda” havası hissediyorum,
bunu değiştirebilir misin ?
Değiştir, lütfen; dayanamıyor gibiyim.
O kadar çok şey var ki anlatmak istediğim…
Sen anlatabiliyorsun ama ben, gözlerim dolu, kelimelerim boğazımda, susuyorum…

Susmalıyım, yazarsam hiç bitmeyen bir yağmur başlayabilir.

İçeride, sonbahar yağmuru gibi, her damlası üşütecek cinsten…

Gülümsüyorum ama senin gibiyim;

Gözlerim dolu, yazdıkça tutamayabilirim kendimi…

Değiştir.

Gitme,
Anlamak mı istemiyorum yoksa…

Bu şehirdesin, burada, odanı mahalleni değiştiriyorsun sadece.

değil mi?
Öyle değil mi?
(Gülümsedim ama gözlerim dolu, çok dolu, dokunsalar ağlayacağım kesinlikle)


Neydi o;
Ağlamak Güzeldir.. :)
 
Ölüm dayanmadan kapıya
Sev, öp, yitir beni.
 
Bazı duygular başka zamanlarındır. Başka bir gerçeklikte kalmıştır. İki insan aynı hissiyatla, bir yola çıktıklarında, yol aslında aynı yol değildir hiç bir zaman. Herkes kendi yolunda yürür ama yanındakinin yolunu görür, birlikte yürüdüğünü düşünür; bu yüzden çoğu yaşanan birer yanılsama ürünüdür.

İki kişi aynı sandığı yollarında yürürken, birinin yolu bir dönemece uğrayabilir, diğerinin yoluna başkası girebilir, birinin yolu bitebilir, diğerinin ayaklarında derman kalmayabilir. Ama yanılsama bunların da çaresine bakar, yanıltarak. Yorulanı, azimlinin kolunda sürükler, dönemece gireni geri bu yola dönecebileceğine inandırır, yolu bitene yol olur yanılgı, çoğu ilişki işte böyle sürüklenir taşlı topraklı yollarda.

Ama dedim ya bazı duygular başka zamanlarındır oysa. Onlar orada kalmalıdır. Yolun bittiği yerden el sallayıp gitmek gerekir. Bir ölüyü gülümsemesi için gıdıklamak kadar saçmadır, biten bir his üzerine yoğunlaşmak. Siz ikiniz, bu ayrı/aynı yolu yürürken, o yorulmuşsa ne çıkar? Ne çıkar yolu bitmiş, vadesi bu kadarsa, ne çıkar yolunu çevirip gitmek istiyorsa, ne çıkar ki yoluna başkasını koymuşsa. Bazı duygular başka zamanlarındır. O, duyguyu oracıkta tüketmişse, ama senin hala bir takım duyguların var ise, “neden tükettin?” diyemezsin, çorbanı neden benden önce bitirdin diyemediğin gibi misafirine. Çünkü o bir misafir senin yoluna, çorbayı ikram eden sensin: içmese de, içip hızlıca tüketse de, hatta bir teşekkür bile etmese ne çıkar? ne çıkar çorbayı alıp bir başkasına içirse, ne çıkar söyle! kendi yoluna gitse, çorbanı döke döke… sen çorbayı ikram eden yüce gönlün sahibi değil misin, söyle?

Bazı duygular başka zamanlarındır
. O 'başka zamanlar'da asılı kalır. Bunu anladığın gün acı seni bırakır.

İşte bu yüzden daha fazla zorlamasın kimse kimseyi derim ben. Kim nasıl sevdiyse her kimi, ona koşsun ,şimdi…

Sevilmediğini düşünenler sevilme umudu için harcamasın kendini, zorlamasın misafiri, daha bir kazan çorba var, bulunur elbet bir tas içeni.
 
Fokur fokur fokurduyor kalbim
Kaynamaya başlamış bir su
Buhar olup uçmaya başlıyor sonra
Kokun eşliğinde…
Bilir misin uçmayı sevgili ?

Haydi !
Aşkın her halini yaşayalım…
Katı olalım kavga edelim :)
Sıvı olalım cıvıklaşalım, şımaralım, düşlerimize akalım…
Gaz olalım uçalım, gidelim buralardan, bilinmezler diyarında yürüyelim…
Aşkın her halini yaşayalım sevgili …

Her mevsimini doya doya kana kana …
Kış olalım ısıtalım birbirimizi
Yaz olalım serinletelim
İlkbaharda çiçekler açsın gönlümüze, uçsuz bucaksız yeşilliklerde uyuyalım…
Sonbahar geldiğinde… Matlaşmış doğanın içine girelim… Doğanın tüm renklerini birbirimizin gözlerinden izleyelim…

En sevdiğim mevsim sonbahar bilir misin sevgili ?
Mutluluğa hazırlanmaya başlar doğa !
Asla hüzünlü değildir..Ağlamıyordur ağaçlar aslında… Rüzgar sinirli, Nehirler durgun değildir asla !
Sonbahar seni bana getirsin sevgili…
Muhteşem renklerin içinde tek renk olabilelim !
Keyif çevrelesin dünyamızı
Hayat kısayken böylesine
Hızla geçiyorken zaman
Yaşama sevincimizi paylaşabilelim.
 
yooo canım sıkıldıda takılıyorum sana öyle :D
 
Pardon sizi birine benzettim geçmiş yıllardan
Yemin ederim azcık içtim, bu halim doğuştan
Şampiyonum sanırken diskalifiye olduğumdan
İşte sevgili bayan, tüm gevezeliğim bundan

Bir kız tanırdım eskiden,"hayat berbat" derdi
Loş kalbinde hayal kırıklıkları biriktirirdi
Her filmden, kitaptan bir rol seçerdi
Beğensin diye gelirse ölüm, makyajsız gezmezdi

Tanırsınız benim gibilerini boş sokaklardan
Çizgilere basmadan yürümeye çalışan insanlardan
Ama dün akşam dedim ki kendi kendime

Düşünme!
Kim anlamış ki sen anlayasın böyle?

Bir şey söyledi ki bence de doğru, bir bar filozofu
"Çok kadın hiç kadındır oğlum, yalnızlıktır sonu"
Kadehte yansımama baktım, ayaklı bir kanıttım
Kadın dergileri testlerinde her soruya yanıttım
Öyle güzelsiniz ki, galiba korkmaya başlamalı
Sizin kadar güzel olmak hemen yasaklanmalı
Durun, tahmin edeyim, balıksınız değil mi?
Çok yalnızım, n'olur size gidelim mi?

 
tumblr_ms8k6kgIwS1sfgs3ho1_500.jpg


Uyumakta zorlanmıyorum, sadece uyumak istemiyorum.Rüyalarıma girmesinden yorulduğum anılarım var çünkü.Görünce mutlu olduğum ama daha fazla özlememe neden olan düşlerim var.

Bazen nefes alamadığım bazende nefese boğulduğum umutlarım var birde.Umut dediğim şey su misali…Hepsini içmeye kalksan doymazsın, içmezsen yaşayamazsın..​
 
tumblr_msb1bsgghR1sq0phto1_500.jpg


Aynı kişiye kaç defa güvenebiliriz?


Bu sorunun cevabını bu aralar kendime çok soruyorum.. Bu bir kişilik meselesi midir, yoksa başka bir şey mi? Aynı kişi sizi, aynı nedenden ötürü defalarca hayal kırıklığına uğratsa…


Bu O’na verdiğiniz lanet olası bitmeyen sevgi mi,
yoksa sizin aptallığınız mı?

Bilinmez.
 
tumblr_msb0pipSGj1s4s61wo1_500.jpg


Kim bilir kaç kişi seyretti gökyüzünü bu dönme-dolapta,kaç aşık en tepede kalakaldı !?
Kaç kişi birbirini teselli etti?
 
tumblr_msb6vh7q5E1sdk3wdo1_500.jpg


Kimi zaman öyle çok özlüyorum ki seni..
Kendimden başka sığınacak hiçbir yer kalmıyor.​
 
tumblr_msbkrhW5Dl1sfyjv1o1_500.jpg


Hani misafir gelirdi ya…

Dağıtırdın tüm evi misafir çocuklarıyla,

"Bize müsade." dendikten sonra

Tüm döküntünün sana kalacağını bilerek.

İşte böyledir sevda.
 
Bugüne kadar iki kez Sewdim ve ikisini de ben seçmedim.
Kalbim ağzımda attı, telefon avucumda uyudum, ütüyü fişte unuttum, yemek yemem gerektiğini hatırlamadım, arkadaşlarımı ihmal ettim, geç uyudum, işe geç kaldım vs.
Tüm hayallerimi ve hedeflerimi âşık olduğum kişinin üzerine kurdum.
Hayatımın merkezi yaptım.
Yalan yok it gibi sadıktım.
Bunları bilinçsiz bir şekilde yaptım.
Hiçbirini,kafamda
tasarlamadım.
Sorsa biri, Allah bir, o ikiydi.
Iki, iki daha birdi.
Sonra bir gün ikisini de unuttum.
Birini gördüm ve ona aşık olmak istedim.
Benim seçimim olsun istedim.
Onu sevdim, aldım taa içime oturttum.
Geçmişini sorgulamadan, geleceği düşünmeden.
Plan yapmadan, hayal kurmadan, sesini duymadan, işe geç kalmadan, ütüyü fişte unutmadan.

Diğerlerini özlemeden sevdim.

Çok sevdim.
Öyle ki rab ile aramı açtım.
Araya onu koydum.
Avuçlarım aşındı, gökyüzüne kanamaktan.
Sonra birgün avuçlarımı kapadım duaya çaresizce.

Ve dedim ki Allah’a ” Bu avuç senin,bu alın senin,bu beden,bu can,bu kalp dahil hepsi senin..
Ben cansam, acıyorum..
Bak bu can da senin..
 
tumblr_msgi79drzJ1se8fhqo1_500.jpg


eğer izin verirseniz
köprücük kemiklerinizin oluşturduğu çukurluğa kıvrılarak
orada yata yata yaşlanmak istiyorum :)
 
Geri