Hazin Kurallar

Konu sahibi son olarak 909 gün önce görüldü



Bin taşa bölündüm
hayatın kör noktasındayken
göğe bir güvercin bıraktım
deli , hırçın..

bu şarkı
bu ten
ve
bu
iç çekişlerim..
boşluklardan d/arağacına yükselen
en büyük hayal zedemdir..
..
..
bu ev
bu aynalar
ve
bu fısıltılarım..
dokunsa sanki
girdaptan yankılanır gibi
çatlaklara tuz basar..

____


’’başucunda benden kalan tuzak..
en büyük zevkindi..aşkla parçalanmak..
kirpiklerim kadar yakın olacağız seninle bir gün..’’

..

b.karaca​
 


..

Ve sırtımdan çekilmiş
yumruk yumruk
yüz ak’ı dualar
kibir ehlinin elinde boğum boğum..

sığmaz kan kızılı kavruk dudaklarıma
dertsiz destanlar..
ve
bir adım ötem katliam
dicle’de kuyruklu akrep
çılgındır gözlerimin gayya’sı!

bilesin..

göğsüme vuran mihenk adına
dökülen yıldızlara adın ile
âzâdeyim

’’tebessüm açmadan gül goncaları
tırnağı yüzümde mühürdür hayat.’’


b.karaca
 



’’Sen.. düştüğüm yerden toparlayanım
gelsen diyorum....yine kaldırsan
tüm yıldızları yine eteklerime bıraksan hani’’


......

şimdi ellerimi göğe uzatıp
adını ezbere çekiyorum
yoksun ya
halimden kimse anlamıyor..
sabahlara kadar oturup
halsiz bakışlarımdan
en sevdiğin uçurtmaları
mavi gökyüzüne uçuruyorum..

öyle ya yoksun
tüm yeşiller sensiz
payıma düşen rüzgar da
şehirsiz..
unutma neredeysen
orada üşüyorum..
sesim titriyor..
kalemim imlasını kırıyor
görüyormusun?
b.karaca
___

Çok sevgili @Süreyya ~
 

..

Bilmez ki
bir adım daha atsa
yüreğimi saran
yokluğunu artık bilen
çölü kaplayan
sidret’ül muntehâ şahit olacak..

..

’’ay geceye küsmüş...
bizim yüreğimize
çöken bunca acıyı usul usul diriltecekler’’


b.karaca
 



tepemizde bir güneş
mum gibi erirken
anne tesellisi gibi
kandahar dağlarında kokunu saçıp
en güzel mevsimlerine doğacak..
..
asrın o çiçekleri
dalga dalga senin için akacak
duâ ile beslediğim avuçlarım
hayrlara vesîle kılacak
her duraklarda seni..
..

velhasıl iki gözüm
benim sana meylim kâlû belâdan beridir
sen sanki alıştım
sen sayki yokluğunun takvimleri son deminde
....
...

b.karaca
 




yüreğime sürdügüm 'kan' kanatları..



...



insan derdi annem

kırı kırk yaran sözler içinde ufak cezadır.

keşke..

ah keşke sözleri ihanete varacak kadar

yaklaşmasaydı kuduz yarası vebalı sözlere..


...


amansız

apansız

mecalsiz..

sırdır bu yaşadıklarım..

elmayı ısırdık ve başladı

zulmün sürgünlüğü..

...

b.karaca
 


Ey beyhude iç çekmişliğim!
ne zaman ki düştüm bu karanlığa
kara dökümlü yıldızlar ayrılmaz oldu yakamdan
lakin
vesvese ettiğim karanlık şimdi inkarda
her gece vebalini boynuma asıyor
yüküm ağır..
düşüm cambaz..
toprağın fısıltısı hizada
bu kadar unutmuşken biz bizi
bunca geçmişken zaman
kundaklansın bir rahlede
salkım saçak azabın nar-ı mevsimi..

....

b.karaca
 


..

unuttum.
unuttum diyorum..

dizlerimden kırıldığımı
ateşi bol eyleyenleri
vahşeti ağarlayanları gördüm
babamın sesinden vurulacağımı
zalimin izzetinde
bir kurşunla ölmediğimi gördüm
..

şimdi ebedi sussun insanlık..
ben ebede kıyan hafiyeler
yüze gülen nemrudlar
annemi göğsünden
kesen cellatlar gördüm..
..

b.karaca
 



aglayan-cocuk-1.jpg


-kolay olmayacak dedi çocuk..

habilin kanı lutun ateşi
nuhun gemisi musanın asası
mushafın ebedi
aişenin edebi
meryemin iffeti

ve

sustu kainat...
öyleki taş taş üstünde kalmadı.

sustu insan...
öyleki yüz yüze bakmadı.


b.karaca
 




yırtılsın kağıdın ’ak’ yüzü
duvarlar avunsun artık tüm
seslerle...

hadi durma !

’’afilli bir adım at..’’

gidişin gibi kadim bir ah bıraksın
kirpiklerimde..

...


’’zordur gönül vermek...
bembeyaz bir söz çalar arsız geceden
ve çatlar insaf..
sayki
göz göre göre lades oldum

kir akan nefeslerine..’’

b.karaca
 



ey gönlümü yerden yere vuran kehribar sessizliğim
senden ayrı heybemde neyi taşırım
neye vurur kalbimin bu övüncü
neye sığar gölgemin hicrânı

yoksan neye yarar ki bu ettiğim kelâmlarım
yoksan çağlar gecenin cengi
boş kalır saçlarımın alazı..

ve an gider
gün biter..


vakit yeşil sandukadan iner kalbime..
alnımda ala bakışlı halin
dizlerimde rüzgarın ecel teri..

şahit tutar adanan vakitler masum bir başa
yüzler eğilir, başlar eğilir
ayrılana dek
söz kalır..
sözler kalır.

....

ve an gider
gün biter..

....

sussam sukut etse şu başım, hangi tufan söker
israf olan mâtemimi..
bu kıyamet bu dem neyin kavgası
hangi küfürbaz dimağın sitemi


ve gün biter
an olur.
....

b.karaca
 


zamandır
elimde kıvılcımları etrafa saçan çelik yay
minarelerde müttefik bir selâ..
alnımda secdeye yönelen ihvan bir niyet

..
hükümsüzüm fermanı kırıyor arşı
dirseklerim direniyor
düştü düşecek korkusu peydah oluyor
ve sırt sırta zalim bu coşku !

sabahı göremeyen bir çocuk gibi
kör ve sakat bir uzuv
nasır tutmuş ağzım
alevli har !
dönerse/m dilimin puştluğu bu

b.karaca
 



’utançsız, yalansız sevmekti ..
büyük acılar varken bu şehirde
son kez vurmaz çalımlarımıza
kırağı..
zincirlere vurulan bileklerin sesi
yana yana siner üstümüze...
sabîlerin sabrı eritip
vefa gelmiyorsa şafaktan !
açılmaz bu avlunun kilitleri..’’

..

..

öfke ve kin dimağıma yerleşmişken bu kadar
bizi beklemiyor hiç bir şey..

zamandır
içimde meltemler haykırırken mor dağlara
aklım ermez bu vahim eskimişliğe
oysa ne güzeldi bu şehrin yağmurları
ve
bulutların o hizası..

..

direnmekte yarının emaneti..


gökyüzü dölünü atarken toprağa
inzibat tutar ay
vaveylası
doğar üstüne yıkıla yıkıla

..

hayallerim...
bulanık saçlarımdan düşerdi
inatla elmacık kemiklerime asılırken
havzanın suyu
sendeki sıcaklık memleketim kokardı
ve sen öperdin umutlarımdan
ki öperek kanatırdın nefeslerimi

sızım
iki dirhem bir çekirdek
vurulur alnının ortasından heyhat!

yüzünü kanla yıkayan bir sabah
uyanır
pervasız bir düşle..
asi..
ve muhacir bir sadakat
ki ıssızdır doğmadan ölen çocuklar
inmez yere dediğim dağlar memesinden emzirir
çığlıkları

..

sahtesi doğmaz güneşin güne
yarınlarım bu kadar sendelerken ayaklarıma
esirliğim minderde ucubelere atık katran
kimbilir ağıza alınmayacak
kadar hilebazım bende
üstümde bunca kokuşmuş delilik varken
..

..

zamandır
elimde kıvılcımları etrafa saçan çelik yay
minarelerde müttefik bir selâ..
alnımda secdeye yönelen ihvan bir niyet
vakit 03:45 ..
ve kölelik
hükümsüzüm fermanı kırıyor arşı
dirseklerim direniyor
düştü düşecek korkusu peydah oluyor
ve sırt sırta zalim bu coşku !

sabahı göremeyen bir çocuk gibi
kör ve sakat bir uzuv
nasır tutmuş ağzım
alevli har !
dönerse dilimin puştluğu bu

budur
acziyetim..
budur
yoksunluğum
ki zaten yoktum ben
darağacında sallanıyordu
i n s a n i y e t

zamandır
alımlı bi kız kırıyor umudumu
çatırdıyor alnımda insanlık !

...

’’ustalık hayyamın şarabıydı
sultan olanın adı ile..
*bulut geçti, göz yaşları çimende*..’’

b.karaca
 



ve sen gelirsin ..
adına biat ettiğ(i)m


gözlerine mim gibi sürmelendiğim
gel..

bir nefeslik canımda
selâ oku saçlarıma ..

..

soyu tükenmiş sevinçlerimde..


b.karaca
 



evliyalar şehri sanmıştım
yürek yurdunu..
bir bardak suyunu ab-ı hayat
bir lokma kuru ekmeğini
gönül soframın baş öğünü bilmiştim

gözlerindeki ışıltı
karanlıklarımı güneş tadında ışıtmış
hafiflemişti kadim bildiğim acılarım
her an hazırdım
senle aynı yolda yürümeye
aynı dalda kök salıp
aynı yaprakla çürümeye

şimdi ey hayat diyesim var
ve faydası olacakmış gibi
dizlerimi dövesim
ey hayat diyemesem de
heyhaaattt diyorum şimdi
bilememişim..
gül yaprağı sandığım mekânlar
çelik cendereli sözcüklerin ordugâhıymış ..
..

..

b.karaca
 



yüklerken seni kalbimin
en ücra köşesine
genzimde senden kalma k’ayıp çölle
yarım yamalak kaldım...
meğer ne çok sensizliğe
idam edilmişim..

öldürdüğümüz şiirler
sensizliğe armağandır ..

...

’’Şimdi ayaklarımda gelişinle biten tüm yeşiller
adına bir türkü okur..
sen ki bahtıma yakışan
sen ki ömrümü adadığım
yoksan matemdir bu şehir’

b.karaca
 


..


ey beyhude iç çekmişliğim!

ne zaman ki düştüm bu karanlığa
kara dökümlü yıldızlar ayrılmaz oldu yakamdan
lakin
vesvese ettiğim karanlık şimdi inkarda
her gece vebalini boynuma asıyor
yüküm ağır..
düşüm cambaz..
toprağın fısıltısı hizada
bu kadar unutmuşken biz bizi
bunca geçmişken zaman
kundaklansın bir rahlede

salkım saçak azabın nar-ı mevsimi..

..

..

Bir müjdeye bir sana
can adamışım !!


tufana tutulmuş anka kuşları
umudum olmuş asasız dervişler
elleri boş dönmüş sevda ulaklarım
benim dediğim neyim varsa
uçup gidiyor
senli bir düşün peşinden

aklım annemde
saçlarımda çocukluğum
başucumda gaybın cerrahları
ahdetmişler
seni yüreğimden söküp almaya

..
..

narı ateşteyim
sıyırıp al yüzümün maskesini
gözyaşlarım süzülsün teninden
ecrimsin sabrımsın
dokun kuytularıma
kıymetlimsin..

keramet eyle
boydan boya yarılsın
vuslatın çelik zırhı

ne şahtım
ne şahbaz olabildim
sözlerim sitayişsiz
yusufun kuyusu özümde
kundaksız aşklar büyüttüm sana

sorgu âleminde ruhum
dindirmiyor sana susuzluğumu
mesnetsiz hayallerim
teskinsiz acılarımın dermanı sende
şifam da şifacım da sensin
sen ol hekimi lokmanım
yâdlara bırakma
sen al canımı desem

adın desem
adın yarama tuz
sensiz kurur içimin çağlayan nehirleri
mihrine saymışım ömrümü
suskunluğu şiar sayıp da
araf da koyma beni..

bir müjdene
can adamışım
esirgeme nefesini
uykuyla düş arası olsa da
duyayım sesini
..

..

ey hecelerimin sükûtu
mısralarımı adadığım aşkın sunağı
kul hakkı deyip bir selam sal
ve unutma ki mevsim hazan...

..

b.karaca
.
 
Geri