Follow along with the video below to see how to install our site as a web app on your home screen.
Not: This feature may not be available in some browsers.
Foruma hoş geldin 👋, Ziyaretçi
Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için lütfen foruma kayıt olun veya giriş yapın. Üyelik tamamen ücretsizdir ve sadece birkaç dakikanızı alır.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
’arz edeyim hallerimi sevdiğim
bir kul selamı
bir hak kelamı say söyleyeceklerimi’
Oysa anlatmak isterdim her şeyimi
Tanrı tanımaz değilim
Bende bilmiyorum
Abdestsiz namaz kılma hallerim nedendir
Nedendir gelip hep dizlerine niyaz edişim
Meselâ
Yürümekle bitiremediğim akasyalı yolu
Hiç sevmesem de sarmaşıkları
Kirpiklerimden sarkan
Rengârenk sarmaşık güllerini
Aynı heceyle aynı geceyi eşitlediğimi
Her tık sesinde kendi kendime güldüğümü!…
..
Anlatmak isterdim
Yarınsız yarınlara
Nasıl yarım kalmışlığımı
İçimi sıyırıp geçen
Delişmen bir sevgi sözcüğünü
Ve
Nüfus kütüğümde yazan
Doğum tarihimi silmek isteyişimi..
Meselâ ebabilleri anlatmak isterdim
Ne bileyim belki de Kâbe’yi görmek istediğimi
Ama bizim Kabemiz insanlık değil miydi?
Ebrehe konusu çok derin annem
Yusuf’la Züleyha dersen az düşünürüm!
Neden gülümsedin ki
Ben mi Züleyha ya benzemedim
Yusufamı benzetemedin aklımdakini
‘Kıl’ı kırk yardığımı meselâ
Aklımda kalan ilk sevda düşümü
En sevmediğim baharımı
Yüreğimi en çok üşüten kışımı da
Koklamaya doyamadığım saçları
Kendimi affedemediğim suçları da ..
''Ecel belgesi dilimde, ettiğin zann taşımaz seni bilesin ..''
olur da açılır yüzümün dergâhı
ve bir çiçek konar avuçlarıma
en güzel kokusu ile
doğar bahçeme.
nâat’lar okur
dilimin uçları..
badem şekerleri savrulur
ceplerimden her yere...
sen de yettiysen artık can’a
olduğun duraklar bayramdır işte
sevinçlerin en güzeli ile..
Dinler dinlemez kim geldi aklima bil bakalim?
Guzel ve oryantal her seyde seni buluyorum. Bazen keskin baharatlar da dahil )
Gelmeni bekliyordum paylasmak icin. Guzellikle kal.
ve benden hicret eden mevsimlerin
firarıdır bu şehir..
sahte bir gülüşten kalan sabır
ihtişamıyla gelgitler yaşıyor kıyılarımda
yoksun ya.. dörtnala zaman
yoksun ya.. dudaklarıma değmedi bir lâhza tebessüm
ah yıldızlarına hecelediğim adın
ah dokunmadımı hiç dallarına?
düşmedimi toprağına bir damla?
duymadınmı sesimi
ismini bilmediğin o şehirlerde
sallanırken rüzgarlar
görmedinmi hüzünleri okşayan tufanı...
şimdi bak
duvarları ısıran taşlar vuruyor
yüzüme..
suretini çiziyor tüm kalemler avucuma
güneş ya bu işte.. ısıtıyor içimi
yere düşen yüzüm kalkıyor sabırla..
sebat ediyor bir adam içimde!
önce parmak uçlarım tavaf yapıyor
ve günah bellediğim dilim sökülüyor
şimdi..
işte o an şimdi!
ıslatıyor gözlerimizi vahşinin huşusu..
kıyametlik bir kaftanız
şimdi..
bedir ve ubeyd gibi
tâif ve zeyd gibi ..
iffette meryem gibi !
ve
artık
biz seninle emanete ihanet
çulu giydiren yezid’iz..
Ömrümün hırsızıdır her aldanış..
içimde avangard p u ş t bir ölüm vururken
sandığım mutluluk kıyılarımda volta atıyor
ey teninden beni sıyırıp atan
kelâmın göğsümde şılgın merhamet olalı
nereye dönsem gözlerim gusl etmiyor yüzünde..
Yıkmışken gönül kalelerini
ben..
ben geldiğini gördüm afakımda
çöl kuşlarının...
giderken sessiz sedasız
ben..
ben sesinle kulaklarımın dolduğunu
duydum..
..
ses ver..
sen s u s u n c a
yitik şehirlere uyanıyorum
..
ne varsa şimdi senden yana
şimdi dövünen gökler adına
kaybettiğim o gece hatrına
kalk!
toprağa can veren mim hatrına
vicdanında kanatlanan kırlangıçlar hatrına..
dudağımda kilitlenen adın hatrına...
''bir önceki an'da demiştim
varsa bir kalem ehl-i yazsın bunları''
...
ezgisiz bir ağıt çarpar
yüzümün varoş çizgilerine..
kimyası bozulur adımlarımın
alnımda kahbe bir kurşun izi
suskun kalır tüm türküler
zifirinde zehir getirir her gece
gözlerim yangın..
gözlerim talan..
içimde bin keder
içimde bin hayal
içimde kıyametce dul bakış
can havliyle keser benliğimi
ayaklarım çoğalır uğultulu yalanlarla
tükenir anne avuntusu
sarar ateşi..
kavramı tamahkar bir kesik
her gece matem olur göz çukurlarıma
kâh suya bulanır ellerim deniz olur..
kâh derya olur ayaklarım da
yeniden yaralanır
yeniden kalkar gövdem mahşere
oysa ki
çatlayana kadar ’acı’ çocukların avuçlarındaydı
bî-çâre yediverenler
hiç sevilmemiş
hiç gülmemişti buğday benizli anneler..
yumarım içimdeki en kırıntı umutları
ley’l geceye sürgün ederim yanımın
kırıklıklarını..
uykum bıçaklanır yusuf’ca
kâh lanet eder züleyhaca
kâh haman olur vurur firavunca
kirlenir sevinçler hor olur sevdalar..
ve geriden gelen aynı ses ’korkarım’
ki sen hep bana korkma derdin
...
’’en çok geceleri anardım çocuk hayallerimi yığılır kalırdı susardı herşey..
sinerdi sokak lambalarının alaf’ı
kuşatılırdı her köşe başı san ki
bir ben kalırdım duldasında hayatın ki ben en çok hayallarimden vurulmuştum’’
Ömrüme pay edilmiş ne varsa
pencerenin ışığı
kalbimin mâhurluğu
nereye üflese zaman
ikiye bölünen yalnızlık..
biri sözler içinde hükümsüz
diğeri arsız cam kırıkları
şimdi yedi kat alem cem etse
sen yoksan
ne yazar
..
..
çekilse şu gövdem bedenimden
ardında kocaman sahipsiz mezarlar var
gerdanımda taşıdığım
ateşlerden çektiğim sen...
şimdi avuçlarıma sunduğun zühre yıldızları
gözlerimden öpse
sen yoksan
ne yazar..
..
kuytulara saklı güvercin gibi nazenin
sevme şeklim annemden kalma deyip
aldanmacalarım hükümsüz..
bunun da çözümü yok..
birazdan bir rüzgar gelip
elleri kamburumda ’dua’ etse
umutlarını serpse telaşlı yanlarıma
sen yoksan
ne yazar..