Hazin Kurallar

Konu sahibi son olarak 907 gün önce görüldü


...
..

Kahraman gürültüsü
ve dirilmek yeniden..
toprağın yüzüme üflenmesi gibi

ki
içimde ,içimin ta içinde
bir tambur vuruyor
çöle kays
kalbe leyla ah ediyor




ve sonra
bu söz
bu çıban
yarıklarından çıkan bu irin

ölmek için yetmiyor
yetmiyor..

B.Karaca
 



Sabah Ağustosu gömecek..

bir an
bin
ah gibi

yüreğime saçılan ateş
gözlerime değen
şah-ı merdan gibi

Ve sonra
şairin dediği gibi;
"artık o yoldan ne Godiva geçecek
ne de biri kör olacak."


B.karaca
 



yazarken biriktirmişim
meğerse ben seni..

O zaman şiirlerde kumrular
kan kardeşi olsun kalemin.
sebebininde adı olmasın

*ziyan olsun
*üşüsün kağıt
*üşüsün.





en güzel baharlarda isminle seslenmek sana
sevmek seni en güzel kuşların kanatlarında
bakmak göğe umarsız
hiç olmamış
hiç gitmemiş gibi..

evet sevmek seni
yeniden her sabaha uyanan
çocuk gözleriyle..


evet

adın demek
adınla seslenmek sana..

B.KARACA
 



Hakikat bu
toprağın bağrımdan püskürmesi gibi

elimi tutan kainatın korkunç cazibesi
ve uykularımda beni yakalayan o ses

böyledir
ruhumun kaynaklarından geçen aksak vızıltı faslı


..


Çiçek açabilirmiş kaktüs bir vahanın çevresinde



bir kaşif edasıyla ulaşmak istiyorum
çiçek açabilmek için.

çöldeki bir pınarı andıran gülüşüne.

B.KARACA
 


..


Gözlerimde çiy tanesi
gün kızıl, yol uzun..
tövbemiz az önce 'af'

sen kıyas!
sen talip'in sadakatı!


sağnak yağmurlar yağarken geldin bana
çocukların gülen yüzleriyle


kırbaçlardan banane


GÜN AĞARIRKEN

Vakitlerden fecr’ken


kara yağız cümleler çalındı
kaleme..


ve sen
ellerinde bin umut ile
adını bana ezberleten

aşk secdesinde
kuşlar tebliğ ederken
yüreğimin sana olan hasadını
vurma sürgüne titreyen dallarımı


B.KARACA
 



Sînesinde barındım uykumun
yinede
susturamadım bu kalemi!

unutma
ey canına yandığım
yoksan herc-ü merc bu kalbim...


..................


Rabbim

''Kalpleri birbirine ısındıransın.
Kalbimi birliğine ısındır, ansın!
Dahil olmadığın muhabbete kısırdır ağzım.
Bunlar da bir kulunun huzur duâsı...''


'Çünkü; sen "Ol!" deyince olduransın.'







ve seninle....

bir tesbih koptu
dağıldı kehribar taşlar
bağrımdan süzüldü kan
vuslat ölüyor
hicran düşüyordu benden önce gökten

İbrahim'i yakan ateşte kül oluyordu
gövdem
kan kızılı yaş akıyordu gözlerimden
rüzgarla sürüklendi
kuma döndü
sonra toprağa bedenim

Nemrut'un dilsiz tanrıları gibi
taş kesildi dudaklarım
eşini kaybetmiş puhu kuşu dolaştı
üstümde
gözünde inciden bir damla yaş
toz kapladı soluğumu sonra
sulu sepken karda yıkandı cesedim

fosforlu bir ufukta belirdi sonra gölgen
aralamış nurlu kapıdan uzanıyordu elin
iki kanadı yakuttan bir atın üstündeydin
avuçlarında cennet toprağı
yüzünde rahmani o ışık
gözünde hare!
evliyarca okunmuş bir muska astın
boynuma


Kevser ırmağının suyu vurdu yüzüme
doğrulup kanar çırptım
tekrar yükseldim gök kubbeye
ardımda gülümsüyordu güneş
sevinçle bakıp elini uzatıyordun karşımda
gel..
gel sevdiğim diye..


ve sonra an geldi
bütün ayrılıklara inat
gerçek oldu rüya
usulca uzandın
cenneti vaat eden bütün ihtişamınla
yanıma
varlığınla aydınlandı kör karanlık dünyam


ant verdik
şerh düştük ecele
ayrılık haram artık
ölüm gelinceye dek birimize

..b.karaca
 


___*___



''vardır elbet bu toprağında bir bildiği''

yazacak kalem olmalı
hesapsız destursuz!
misal gözlerinde çöl kumları
ardında uyku

o uyku ki
uyanışıyla bin asrı devirsin
serpilsin yüzlere devasal
heybetli gölgeler


aralanacak kapıların arası
bak gör yırtılacak güneşin kapısı
semâvat bu dekor
ve bu gayb odalarının hâkanı
elbette kainatı durduracak
ölmüş ağaçları tekrar diriltecek!


......

sesler
o seslerki
duyacaktır bin bir umutla kadir-i Mutlak


..


atlılar geliyor atlılar
biri bine katan küheylanlar
göze göz
dişe diş
bin yıldır at üstünde
bin yıldır dört nala
pusulası kuzgun

atların yelesi alev
toynağı mabet artığı
artlarında zılgıt
pusatlarında hınç

atlılar geliyor atlılar
duruşları vakar
üst başları hırpani
kasıklarında kudret
bağırlarında har


sen san ki hepsi cengaver
san ki hepsi serdengeçti
elleri mustur kan
elleri marazlı çizgi
yüzlerinde eceli gören zât
çakır gözlerinde kin
çakır gözlerinde irin
usları haşhaşi



sen say ki hepsi delil
öldürdükleri kadar ölüler
dipdiri ölü hepsi

yönleri zindan
yönleri urgan
yönleri toprak


...


sen san ki hepsi cengaver
san ki hepsi deli divane umman
san ki yüzleri küflü lahit!
sırtlarında cenabet yükler
avuçlarında kan kınası
heybesinde açlık kin nefret


sen say ki hepsi zelil
silkeleyip titrettikleri kadar leş
leşleri kadar diri
leşleri kadar canlı

yönleri cahim
yönleri hutame
yönleri lezza

..
B.KARACA​
 
Son düzenleme:




yüzüme çalınan bu leke
kamburumda ki ’vav’
sadrıma üflenen bu koku
ve sen!
sen ki
nasraniden kalma rütuşlar atarken bana
şu aya
şu güneşe inat
velvelesi bitmeyen şu dünyaya inat
gelmeyecek İsrafil!
üflemeyecek o ’’sûr’’a


B.karaca
 
Bu sayfayı geç görmüş olmaktan müteessirim.
Hepsi o kadar dokunaklı ve insana dair ki.
Resimler ve şarkılar da aynı derecede hazin.
İnsanlığın hazin kuralları neşe, kahkaha varken en es geçileni. Oysa insanı asıl anlatan bunların içinde saklı.
Tüm kalbimle kutluyorum, çok manidar paylaşımlar.
Kaleminiz hiç susmasın Belma Hanım.:emoji_rose:
 



_____*________




sana
çalakalem yazdığım
şiirin içinden sesleniyorum

......



yüreğimde hudhud
Bir bilsen nasıl çığır açıyor
yüreğimde ihtilal
Bir görsen nasıl çağlıyor...

Gelsin işin erbab’ı
Kırsın bu divid/i
Akıtsın mürekkebi ayaklarına
Sence
Seninle...



ve
her tekrarında
başka aşk
başka ülke..


ki
benim yüreğim sana akan başka maveradır..
...



Belma KARACA.​
 
Geri