AOG
Üye
- Katılım
- Nisan 17, 2015
- Mesajlar
- 510
- Tepkime puanı
- 32
- Puanları
- 278
çok güzel tespitlerde bulunmuşsun...Gurbetçilerin ülkeye faydaları:
Türkiye yurt dışında tanınmış ve merak edilir oldu. Eskiden İspanya'ya yılda 40 Milyon Turist gittiğini duyunca şaşırıyordum. Nüfusları da sanırım anca o kadardı. Belki de yoktu. Bize de anca Bir kaç Milyon geliyordu.
İlk gidenler ailelerini Türkiye'de bıraktıkları için ( Bir kaç sene çalışıp bir çift Öküz parası kazanıp geleceklerdi ) ülkeye para gönderdiler. O paralar bozduruldu ve ekonomiye kazandırıldı.
Ülkeye döneceklerinden emin oldukları için de çoğu Ev yaptırdı veya satın aldı. Bu da yine ekonomimize olumlu yansıdı.
Ve ülkeye dışarıdan ve geniş açıdan baktıkları için gerçekleri daha net görüyorlar ve doğru tarafa oy veriyorlar.
Günümüzde çoğu artık Tatil belgelerine gidiyor. Çünkü artık aile bağları kalmadı. Hatta Türkiye dışında yerler de artık tercih edilmeye başlandı. Bir tek yaşlı kesim Türkiye'ye geliyor.
Çikolata'dan hiç söz etmeyeceğim, artık hediye de getirmiyorlar.
Artık faydaları yeni nesil ile birlikte gittikçe azalıyor.
bir iki husus ilave etmek istiyorum. kendi hayatımdan.
biz sadece kendimizi beslemiyorduk.
biz en az 3 aileye bakıyorduk.
a) Yakin akrabalar
b) Uzak akrabalar
c) Köylülerimiz
<<...Tabiki sene 1970 ve bu yana. 1970 ve 1980 Türkiye açısında çok kötü yıllardı...>>
Zaman içerisinde Kuzenenlerim yetişiyor, bir bakmışsın onların sorunları birden seninden oluyor.
Bu bugünden yarına hemen olmuyor. Uzun zaman içerisinde gelişiyor. çoğuda babam ve annemin iyi niyetlerinde ve saf olmalrindan kaynaklanıyor.
Bizde yetişiyoruz, bizim de sorunlarımız oluyor ama kimse onlardan yardımcı olmuyorlar belkide olamıyorlar, bilemiyorum.
<<Bu böyle olmaz..>> deyip isyan bayrağını çekiyoruz. Sene 1990 cıvarında. Anne Baba yaşlandı artık...
Elbette kötü olan biz oluyoruz sonra... işitmedigimiz laf kalmiyor. O meşhur anadolu misafir perverlik birden yok oluyor.
Bizi küstürüyorlar, kızdırıyorlar ama onlara yine darılmıyoruz; cahil akraba diyoruz ve geciyoruz...
Asgari yardımı o süreç boyu esirgemiyoruz. Nasıl olsa sosyal bir devlette yetişmiş gurbetcileriz
Bu klasiktir, her Almancı buna benzer şeyler yaşamıştır...



