üniversite yıllarıydı.
arkadaşlar eve çıkmıştı, ben de güya misafirlik diye 5 - 10 günlük yatıya giderdim :d
bi arkadaş vardı bi futbol oynu oynuyordu ama garipti. Bi saha var, sen teknik direktörsün, futbolcular var filan ama böyle nokta simgesiyle gösteriliyorlardı. Kırmızı ve mavi idi galiba. Böyle o noktalar sahada pervasızca dolanırdı. Ses mes yoktu doğru düzgün oyunda. La derdim "ne salak bi oyun, noktalar güya futbolcu, sen de ekrana öyle bakıyorsun mal mal, böyle oyun mu olur" diye kendi kendime söylenirdim. Arkadaş bildiğin hatasıydı oyunun. Gol atınca da "anatoliiğğ todorooovvvvv" diye bağırırdı. Sonra öğrendim ki eleman oyunda cevval bi santraformuş. Ama öyle güzel şiveli, ağız dolusu söylüyordu ki benim de ağzıma pelesenk olmuştur. Hatta günümüzde bile böyle bir şey başarmış isem mesela halı sahada ol atmışsam sanki bi başarı nidasıymış hala anatoli todorov diye bağırırım :dd bir de toledo diye birinin adını bağırırdı.
Sonra öğrendim ki oyun, o dönemin meşhur bi teknik direktörlük oyunu olan CM imiş :d
Bayramda seyranda arkadaşa mesaj atarken bazen "anatoliiğğ todorooovvvvv" diye eklemeyi de unutmuyorum

)))