Farkettiysen Yalnızlığı Severim

  • Kullanıcı ZiFiR
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Üye Günlüğü
Konu sahibi son olarak 2131 gün önce görüldü
Filmin son perdesiydi haykırışlar...İyiyim ben birşeyim yok. Kimsenin anlamayacağı o yaram dışında. Öyle toplanmayın başıma sızı bu nasılsa diner. Bi gidin aslınız kirden görünmüyor! Tabi ya doğru hep beni düşünerek hareket etmişsiniz. Üzerime titremişsiniz hep.. Olur mu aksine hiç incitmek istememişsiniz.. Lan bi gidin yalanlarınız boyunuzu aşmış sizin! Hak etmiyorsunuz kötü kelamları bile.. Ananız avrat da olur size menfaatiniz işlerse. Yeter ki cukka dolsun neyinize alın teri. Ulan bi gidin s.gidin.. Öyle çok sevmişim ki yeminlerinize aldanmayı.. Ne deseniz kanıyorum! Olduğu gibi kan önüm ardım.. ULAN Bİ gidin ..​
 
hayat biraz mevsim şartlarının altın da artık...
sevgiler birar susuz aşklar biraz kuru..
yaşayasım kalmadı gözlerim biraz kanlı..
odam duman altı uyuşmuşum biraz da..
halisinasyonlar görüyorum hayellerin buğusunda..
göz yaşlarımı akıttım yine içime..
önce solunum sorunları sonra yoğun ağrı evresi
sonra kalemle yokluğunun tedavisi..
şimdi susabilirim bir fırt daha çekeyim
sonra sessizliği dinlemeliyim...​
 
Şişe çevirmece oynarken; hiç öpmediysen eğer mahallenin en güzel kızını; çocukluğunu yaşayamamışsındır demektir.
Ve;

Teneke kutu kolayı ezip; hiç maç oynamadıysan büyük ihtimalle anlayamazsın bu hayatı.

Erik ağaçlarına saldırırken; düşmediysen hiç bir ağaçtan. Bilemezsin, bir insanın gözünden düşmenin ne kadar acı olduğunu.

Ateri salonlarına gidip; oynayanları izleyip, sanki sen oynamış kadar zevk almadıysan bilemezsin parasızlığı.

Ve,

Lunaparklara gidip; binemediysen hiç dönmedolaplara;

göremezsin etrafında dönen dolapları.

- Çocukluk diyorum; çocukluk ediyoruz.

Saklambaç; çocuklukta kalmış birşeydir.

Lütfen. çık onun arkasından..​
 
Hani böyle bir sigara yakarsın, sigarayı istemsizce parmaklarının arasına getirirsin ya. Hah işte o durumda çıkarılmış olan yüzük; insanın canını ne kadar acıtır biliyormusunuz?​
 
Biz zaten bir gün zengin olacağımızı hayal edip gece gündüz çalışarak hayatını geçindiren namuslu insanların çocuklarıyız.​
 
Bir uyuşturucu bağımlısının kitabında, aynen şunlar yazıyor.

"insan psikolojisinde bir davranışı bırakmak yada bir davranışı alışkanlık haline getirmek 21 günlük süreci kapsıyor" 21 günden sonra, unutamayacağınız kimse olmayacaktır.

Eğer unutucağım diyorsan.Sigarayı bırakır gibi yapıcaksın. Numarasını sileceksin, fotoğraflarını kaldırıcaksın. Kendine ve arkadaşlarına daha çok zaman ayırıcaksın. Derken kısa bir süre sonra, sigara içenleri göreceksin yolda. Aklına hemen o gelecek. Elin telefona gidicek onu aramak isteyeceksin. Ama numarasını silmiş olduğundan arayamayacaksın. Umarım ezberinde kötüdür aklında kalmamış olur numarası.. Bu unutmanı daha kolay bir hale getirir.
Bide 'nasılsın?' diye bir mesaj atmaması için dua etmen gerekir. Eğer atmaz ise, tamam işte unutuyorum cümlesini kendi kendine söylemeye başlamışsındır.
Ve 21 gün geçer, ve işte 'bingo'
Unutamamışsındır..​
 
oyun herkesle oynanmaz bilir misin
oyunu sen seversin ama oyuncak onundur
gebe kalmak istemessin çekilirsin kenara
buyur oyna dersin.​
 
Sen hiç cebinde para olmamasına rağmen ısrarla '' karnın aç mı bak doğru söyle '' diye sordun mu birine ? Ben her seferinde cebimde beş kuruş olmamasına rağmen sordum , şükür ki hep toktun.​
 
Ayrılık,

onu özlemektir.Onu daha da çok sevdiğini anlamaktır. Geç gelen mesajların, artık hiç gelmemesidir. Keşke o mesajlar geç gelseydi de, yeterki gelseydi deme durumudur. Şarkıları ezberlemektir, hatta unutmaya çalışmaktır. Çok sigara içmektir, yada sigarayı bırakmak istemektir. Film izlemektir. Beraber izlediğiniz bir film çıkınca kanalı değiştirmektir. Beraber gittiğiniz bir cafenin, önünden bile geçememektir. Onu tanıyan birisini görünce, kafanı çevirmektir. Ayrıldınızmı? sorusuna cevap verememektir. Gecenin bir saatinde uyanıp, acaba o şimdi uyuyormudur diye düşünmektir. Gizli numara ile arayıp, sesini dinlemektir. Telefonu meşgüle alınca, telefon hattına küfür etmektir.. Gecelerin daha uzun geçmesidir. Uyku düzeninin değişmesidir. Daha çok içmektir. Daha çok özlemektir. Daha çok unutmak istemektir. Ama sen unutmak isteyince, daha da çok hatırlamaktır.

Ayrılık, kısa bir cümle olarak gözükür, ama uzun bir zaman dilimidir.​
 
Radyoda sonradan denk gelen en acıtasyonlu şarkıların içine edeyim. Film'lerde ayrılık sahnesini boy boy gösteren yapımcıların yüzüne tüküreyim. Gülüşünü düşünürken, ağladığım gecelerin içine edeyim ki, gerçek söylüyorum şimdi;​
 
çok çabuk tartışırız seninle. O niye baktı, bu niye öyle güldü çok duyarsın benden. Çok çabuk sinirlenirim ben en ufak bişeye. Giyimine öyle bir karışırım ki. Babanda göremezsin bu kadar sahiplenmeyi. Zor gelir yani, bu kadar sevilmek​
 
6 milyar dünyaya fazla değil mi?Bi kısmını alsak götürsek
Mesela Plüton’a..Seçimim çayı sevmeyen insanlarOnlar Neşet Ertaş da dinlemezler.​
 
Benim için çılgın insanlar önemlidir, yaşamak için çıldıranlar, konuşmak için çıldıranlar, kurtarılmak için çıldıranlar, aynı anda her şeyi birden arzulayanlar, hiç esnemeyenler, beylik laflar etmeyen, yıldızların arasında örümcek çizerek patlayan ve ortadaki mavi ışığı görenlere “vay canına” dedirten o muhteşem sarı patlayıcı gibi yanan, yanan, yanan insanlar…​
 
hayat biraz mevsim şartlarının altın da artık...
sevgiler birar susuz aşklar biraz kuru..
yaşayasım kalmadı gözlerim biraz kanlı..
odam duman altı uyuşmuşum biraz da..
halisinasyonlar görüyorum hayellerin buğusunda..
göz yaşlarımı akıttım yine içime..
önce solunum sorunları sonra yoğun ağrı evresi
sonra kalemle yokluğunun tedavisi..
şimdi susabilirim bir fırt daha çekmeliyim...
 
Keşke Ben Allah Kelimesinden Başka,
Ağzından Tek Söz Bile Çıkmayan Bir Dilsiz Olsaydım!​
 
Geri